Bazı çocukların yaraları dizlerinde değil, hayatlarının geri kalanında taşınır. Dışarıdan bakıldığında sıradan görünen bir evin içinde, çocuk kendisini güvende hissetmesi gereken yerde korkmayı öğrenebilir. Çünkü çocuk için şiddet yalnızca fiziksel bir eylem değildir; güven duygusuna, benlik algısına ve dünyayı anlamlandırma biçimine dokunan bir deneyimdir.

ŞİDDETİN İZİ MORLUK GEÇİNCE BİTMEZ

Çocuğun bedenindeki bir morluk zamanla kaybolabilir. Ancak fiziksel şiddetin etkileri aynı hızla ortadan kalkmayabilir. Özellikle tekrarlayan ve öngörülemeyen şiddet, çocuğun stresle baş etme, duygularını düzenleme, dikkatini toplama ve çevresini değerlendirme süreçlerini olumsuz etkileyebilir. Bazı çocuklar kaygılı, öfkeli veya içe kapanık hale gelirken bazıları okulda, arkadaş ilişkilerinde ya da öğrenme süreçlerinde güçlük yaşayabilir.

ÇOCUK KORKTUĞUNDA ÖĞRENMEK ZORLAŞABİLİR

Çocukluk, beynin hızlı geliştiği ve öğrenmenin yoğun olduğu bir dönemdir. Sürekli tehdit algısının bulunduğu bir ortamda çocuk, keşfetmek ve öğrenmek yerine çevresindeki tehlikeyi anlamaya odaklanabilir. Bu nedenle bir çocuğun davranışına bakarken yalnızca "Neden böyle yapıyor?" diye sormak yeterli değildir. Bazen asıl soru şudur: "Bu çocuk kendisini güvende hissediyor mu?"

OCUK UNUTUR" DEMEK KOLAYDIR

"Büyüyünce unutur." cümlesi yetişkinleri rahatlatabilir; fakat çocuk gelişimini açıklamaya yetmez. Mesele yalnızca çocuğun olayı hatırlayıp hatırlamaması değildir. Yaşanan deneyim, çocuğun kendisi ve diğer insanlarla ilgili oluşturduğu düşünceleri etkileyebilir. "Ben kötüyüm", "Ne yaparsam yapayım yetmeyecek" veya "Sevilmek için susmalıyım" gibi düşünceler zamanla çocuğun iç sesine dönüşebilir.

ŞİDDET ÇOCUĞA NE ÖĞRETİR?

Çocuklar yalnızca kendilerine söylenenleri değil, gördüklerini de öğrenir. Şiddetin bir sorun çözme yöntemi olarak kullanıldığı bir ortam, çocuğun çatışma ve güç ilişkilerine dair algısını etkileyebilir. Ancak şiddete maruz kalan her çocuğun ileride şiddet uygulayacağını söylemek doğru değildir. Çocuğun mizacı, sosyal desteği, güvenli yetişkin ilişkileri ve erken müdahale gibi birçok faktör gelişimsel sonucu değiştirebilir.

DÖRT DUVARIN ARDINDAKİ ÇOCUĞU GÖRMEK

Bazen çocuk yaşadıklarını anlatmaz; çünkü korkar, utanır veya anlatabileceği kelimeleri bulamaz. Bu nedenle sessizlik her zaman iyilik hali değildir. İçe kapanan, aşırı öfkelenen, sürekli tetikte görünen veya davranışlarında belirgin değişiklik oluşan bir çocuğun yalnızca davranışına değil, içinde bulunduğu çevreye de bakmak gerekir.

Çünkü çocuk evin içinde büyür. Yetişkinlerin öfkeyi nasıl yönettiğini, çatışmayı nasıl çözdüğünü ve güç karşısında nasıl davrandığını öğrenir.

Çocuk yetiştirmek, yalnızca davranış değiştirmek değildir; çocuğun dünyaya ilişkin ilk güven haritasını oluşturmaktır.

Ve belki de her yetişkinin kendisine sorması gereken en önemli soru şudur:

"Çocuğum benden korktuğu için mi beni dinliyor, yoksa bana güvendiği için mi?"

Çünkü korkuyla sağlanan itaat geçici olabilir.

Güvenle kurulan ilişki ise çocuğun hayatına taşınır.