İlkokul diploması mı, NASA astrofizik doktorası mı?
Son günlerde yerel salonlarımızda öyle fırtınalar kopuyor, öyle bütçeler havada uçuşuyor ki, sanırsınız memleketin tüm 4-A ve 4-B sınıfları insanlığın kansere çare bulma projesini tamamladı. Hayır efendim, sakin olun. Sadece ilkokul bitti. Evet, hani şu "Ali ata bak" ile başlayan, çarpım tablosu ezberlenince taçlandırılan o mütevazı dört yıllık serüven.
Uzmanlar "Çocuk gelişiminde sadeleşme" dedikçe, bizim veliler çıtayı Elon Musk'ın Mars projesine dikmiş durumda. Konuyu, Çocuk Gelişimci, Aile Danışmanı apoletimi bir kenara bırakıp sade ve sadece "mahalle sakini" sakinliğiyle masaya yatırıyorum.
Ve bende uzmanların dediğine kulak kabartıyorum.Uzmanlar ne diye feryat ediyor "Çocuğun başarma duygusunu kendi içinde yaşamasına izin verin."
Ama çoğu ailenin gözünde çocuk daha 10 yaşında "zirveyi" gördü. Şimdi bu çocuklar yarın bir gün liseyi bitirdiğinde ödül olarak ne bekleyecek? diye düşünüyorum. Geleceğin doyumsuz, hiçbir şeyle mutlu olmayan nesillerini kendi ellerimizle, o tüllerle süslenmiş mezuniyet masalarında inşa ediyoruz. Tebrikler!
Bu mezuniyet töreni hikayesinde; Benin en akıllı bulduğum kısım ise Sınıf Anneleri ve "Hediye Alma" Kutsal İttifakı.
Hani şu veli WhatsApp gruplarının gizli liderleri, organizasyon dehaları: Sınıf Anneleri.
Tören öncesi o meşhur gruplarda dönen diplomasi trafiği, Birleşmiş Milletler zirvelerinde yok. Her şey, sınıf annesinin o tarihi mesajı grupta paylaşmasıyla başlar...
"Arkadaşlar, öğretmenimize bu sene şanına yakışır bir hediye alalım, kişi başı bilmem kaç TL."
İşte bu noktada, eşi benzeri görülmemiş bir şükran zinciri ve "Kutsal Hediye Döngüsü" nü tetikleyen o düğmeye basılmış olur.
Birinci aşamada sınıf annesi, fedakar öğretmenimize layık o devasa hediyeyi organize eder. Bu yüce hareket karşısında diğer veliler galeyana gelir ve "Öğretmenimize hediye alınmasını hatırlatan o yüce yürekli sınıf annemize ne alsak az!" diyerek sınıf annesine hediye alma fonu kurar.
Bir grup veli de , sınıf annesine hediye alınmasını akıl eden diğer vizyoner velilere hayran kalır ve "Bizlere bu birlik beraberliği, bu sınıf annesine hediye alma aydınlanmasını yaşatan o muhteşem velilerimize şükran borçluyuz" diyerek birbirlerini tebrik eder.
Ben bu hikayede olayın psikolojik ve ekonomik boyutuna dikkat çekmek istiyorum. Cüzdanlar Hafifliyor ama kaygılar artıyor. Veliler harika bir illüzyonun içinde. Tören masrafları, kıyafetler, organizasyon ve ucu bucağı gelmeyen hediye zincirleri yüzünden aile bütçeleri ağır darbe alıyor. Evde babanın tansiyonu çıkmış, anne 'El alem ne der' kaygısıyla kredi kartına dokuz taksit yaptırıyor; ama sorsanız her şey çocukların gelişimi için! Oysa ki çocuklarımızın ihtiyacı olan şey abartılı törenler veya altın varaklı plaketler değil; huzurlu bir aile ortamı ve başarının sadece 'tüketilerek' kutlanmayacağını öğrenebilmek aslında...
Netice-i Kelam toparlarsak; gelecek yıl ortaokula başlayacak olan tüm miniklerimizi tebrik ediyor, velilerimize geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Ve tabii ki, bana bu yazıyı yazma ilhamı veren o muazzam hediye zincirinin tüm aktörlerine teşekkürü bir borç biliyorum...
