Sevdiğiniz türküleri söyleyin!

Platon, “‘Demokrasi, bir eğitim işidir. Eğitimsiz kitlelerle Demokrasiye geçilirse Oligarşi olur. Devam edilirse Demagoglar türer. Demagoglardan da diktatörler çıkar. Demokrasi, despotluğa dönüşür” sene 2020 ve bazı şeyler hiç değişmemiş…”

***

Türkiye’de demokrasi hiç olmadı ki… Cumhuriyet demokratikleşemedi, sosyal uyanış ekonomik uyanışın önüne geçti gerekçesiyle, sosyal muhalefet hep bundandı. Darbelerle bastırıldı. Sınıf mücadelesinin düzeyi, gücü, kararlığı rejimin niteliğini belirler. Sınıf bilincine sahip olmayan örgütsüz bir toplum, egemen gücün kitle tabanı olur. Bizde yaşanan budur.

Rejimler kendilerine muhalif olabilecek düşünen, sorgulayan, farkında olan beyinler istemezler. Demokrasi her zaman sözde kalır. Halinden memnun ve şükreden bir toplum vazgeçilmezleridir.

***

Yaşanan bunca olumsuzluklara inat bize yine sevdiğimiz türküleri söyleyelim. Türkülerdir bize umut veren, moral veren, aşkı, sevgiyi aşılayan, insan olduğumuzu hatırlatan.  Türküsüz bir toplum, çöle benzer. Özgürlük mücadelesinde de, sınıf mücadelesinde de türküler vardı, bu türkülerle büyüdük, sevdik…

Biz yine de sevdiğimiz türküleri söyleyerek yola devam edelim.

Çağına yakışır yaşamayı

Sevmeyi, düşünmeyi, çalışmayı

Kısıtlayan tüm yasaklar

Yasalardan değil,

Sözlüklerden bile atılmalı.

Rıfat Ilgaz