“Sakın kendinizi ertelemeyin”

Yazdığı kitaplarla kısa sürede dikkatleri üzerinde toplamayı başaran ve kitaplardaki içeriği ile insanlara hayat yolunda önemli mesajlar veren yazar Nazan Arısay, özellikle pandemi sürecinin hayata bakış açımızı değiştirdiğine vurgu yaparken, “Sakın kendinizi ertelemeyin, anların tekrarı yok. Aşkça yaşayın, gerisi teferruat” dedi.

SELDA YELİZ KÖŞ/RÖPORTAJ

Yazar Nazan Arısoy, Selda Yeliz Köş’le yaptığı söyleyişi de, kitaplarına ve hayata dair çarpıcı açıklamalarda bulundu.

 SELDA YELİZ KÖŞ: Yazarlık serüveniniz nasıl başladı?

NAZAN ARISOY:  yıllarımdan itibaren hikâye yazarlığına başladım. Babam gazeteciydi ve kendisine ait yerel bir gazetesi vardı. Arkası yarınlı hikâyeler ile köşe yazarlığı sürecim babamın gazetesinde yazmakla başladı. Hikâyelerimden ödüller almaya başlayınca, yazdıkça biriktirme kararı aldım ve bir gün ilk kitabım oluştu. “İlginç adamlar ve Kadınları” Dinlediğim insan öykülerinden çıkan hayali kahramanlara yaşatılmış ama gerçek hikâyelerden oluşuyor.

Tesadüf Serisi olarak yazdığım “AhSEN ve “Beni Seveceksin” kitaplarım ise hayatta tesadüf diye bir şeyin aslında var olup olmadığı tartışmasına son vermek için hatta tesadüf diye nitelendirilen yaşananların zamanı geldiğinde akışıyla sürdüğünü anlatan sıra dışı öykülerden oluşuyor. Tesadüf Serisi diye adlandırdığım kitaplar aslında bir seri değil yani hikâyeler birbirinin devamı değil.  Tamamen farklı konu içerikleri vardır ancak insanların tesadüf olarak nitelediği beklenmedik olaylar zinciri sonrası yaşanan olayların anlatılmasıdır.

“Yağmur’dan sonra Deniz” kitabım, aşk mutlaka her insanın mükâfat olarak yaşayacağı ödülüdür inanışıyla yazıldı.  İki insanın aslında yaşamadığının farkına varmasının ardından ikinci kez hayata tutunma arzusu ve sonrasında gelişen olayların anlatıldığı buram buram aşk kokan bir kitaptır.

Biyografik romanlarım “Piraye’de Nazım olmak” , Nâzım Hikmet’in büyük aşkı Piraye’sinin yüreğinden bakınca Nazım nasıl bir insandır, nasıl sever, sevdirir anlaşılsın diye yazıldı.  “ Frida Kahlo” hayatındaki tüm acıları ve gri, karanlık anıları canlı renklerle tablolarında anlatan muhteşem bir ressamdır. Gerçek bir başarı öyküsüdür. Hayatımızda sahip olduklarımıza değer vermemizi sağlayan, sahip olamadıklarımıza karşı kendimizi kontrol etmemize, yargılamamıza, kendimizde yaşayan doğrulara yönlenmemize yardımcı olan bir kitaptır.

“Tomrisçe” Tomris Uyar ve onun edebi aşklarıyla dolu adının baskılandığı hayatının içinde aslında ne kadar da önemli bir yüreğe sahip olduğuna ve farklı bir bakış açısıyla hayatı yaşadığına şahitlik eden bir kitaptır.  “Cemal Süreya Aşk Günü Doğdu” Cemal Süreya’nın sır, aşk, şefkat açlığı, yaralı yüreğini maskeleyen kişilik çatışmalarına şahitlik eden bir kitaptır. Günümüzde yaşanan çarpık, yozlaşmış ilişkilere ayna tutan bir içerikte yazılmıştır.  “Bukowski Kadınları” Charles Bukowski’nin doğru anlaşılamayan doğru yaşanmış hayatına ışık tutan bir kitaptır. “Virginia Woolf”, ölüme adanmış bir hayatın kahramanıdır. Kadınların değersiz görüldüğü, okutulmadığı yıllarda aile desteğiyle kendisini yetiştirmiş ve dünya çapında ünlü bir edebiyatçı olmayı, yaşadığı tüm ruhsal yıkımlara, psikolojik sorunlara rağmen başarmıştır.

İnsan yüreğine ayna olan kitaplar yazmaya gayretli, kusurlarımızı hatırlatıp şükretme ve tevekkül ile mutluluğa giden yola ışık tutmaya hevesli, bunu insani görev edinmiş âşık bir yoldaşım. Hem yaren, hem de sırdaşım. Bu düşünce içerisinde daima yeni projelerim olacak. Aşka dair kitaplarım da hazır. Sırasıyla yeniden yüreklere dokunacağım. Bugünlerde en çok yoğunlaştığım kitabım için oldukça heyecanlıyım. Yeni kitabım için yazdığım en ağır hikâyesi ve en derin duygusu olan kitap diyebilirim.

“Koz” kitabım Ocak ayında okurlarıyla kavuşacak. Kavuşacak diyorum çünkü elinize aldığınızda kavuşmak gibi bir his kaplayacak içinizi. Kendi yaşamınızın içinde şikâyetçi olduğunuz her şeyi sıfırlayacaksınız, kendinizi kucaklayacak ve sahip olduklarınıza şükür edeceksiniz. Gerçek bir yaşam öyküsünün içinde kahramanların mücadelesini tam da ruhunuzun her bir zerresinde hissedeceksiniz. Bol bol beni anacağınız bir kitap geliyor.

 

SELDA YELİZ KÖŞ: Yazmak dışında meşgaleleriniz de var. Eğitmen kimliğinizle yaptığınız insana dokunan başka işler de yapıyorsunuz. Sıralamak istesek ilk sırada ne var?

 

NAZAN ARISOY:Eğitim. Hayatın musibet gibi görünen sorumluluklarından rüya kadar uzaklaşmak ve hem gelişmek, hem de zamanı kalitelendirmek için hazırladığım atölyeler var. Kendimizi keşfetmenin yollarını deneyimlemeliyiz inancındayım. Yaratıcılığımızı arttıran ve üretebileceğimizi bize gösteren her faaliyet mutluluk verir. Yaratıcı Yazarlık Eğitimi ile kazanımlarımız çoğalıyor. Yazmak için gerekli teorik bilgileri aldığınız gibi kaliteli sosyalleşme ile kişisel keşfinizde hız kazanıyorsunuz.Terapötik Yazı Atölyesi ile pozitif psikoloji teknikleri kullanarak yazı ile ruhsal sıkışıklıklarımızdan kurtuluyoruz. Derin Okuma Atölyeleri ile okuduğumuz kitapların ve yazarların analizlerini yapıyor kaliteli hobi edinmiş oluyoruz. Okuma alışkanlığımızı güçlendirecek bir çalışma yapıyoruz. Yine pozitif psikolojiyi amaç edinmiş doğa kampları organize ediyoruz.

 

SELDA YELİZ KÖŞ: Nazan Arısoy yüreğinden bakınca “Hayat” desem, bana ne söylerdiniz?

 

NAZAN ARISOY: Pandemi süreci çoğumuzun hayat bakış açısını değiştirdi. Daha huzurlu olabileceğimiz bir hayatın içinde yaşama çabası oluşturdu. Bu amaçla artık Mersin’de yaşıyorum. Yıllardır hayalini kurduğum gibi, sabah elimde kahve kupama birlikte ayaklarımı önce çimle sonra deniz kumuyla buluşturup güne başlıyorum. Bolca yazıyorum, eğitimler yapıyorum, huzurluyum ve gerçekten yaşıyorum. Hayatta ne istediğinize odaklanırken aslında ne istemediğinizi de keşfetmeli ve uzaklaşmalısınız. Şahane hayatlarınızın olmasını dilerim. Sakın kendinizi ertelemeyin, anların tekrarı yok. Aşkça yaşayın, gerisi teferruat…