“Konuşma gecikmesinde erken müdahale çok önemlidir”

Çocuklarda konuşma gecikmesi ve bu konuda dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgi veren Uzman Klinik Psikolog Yücel Şavklı, “Konuşma gecikmesinde erken müdahale çok önemlidir. Özellikle 3 yaş döneminde beynin nöral bağlantılarının gelişmesi, özellikle 6 yaş sonrası yapılan müdahalelerin etkisinin düşük olması, dikkat edilmesi gereken önemli noktalardır” dedi.

 BİLGE ÇAKIR/ÖZEL

Uzman Klinik Psikolog Yücel Şavklı, çocuklarda konuşma gecikmesi ve bu konuda dikkat edilmesi gerekenler hakkında bilgi verdi.

Bebek gelişiminde dil gelişiminin çok önemli bir yeri olduğunu belirten Şavklı, “Tabi ebeveynler de bu süreci merakla takip etmekte ve kafalarında bazı sorular da oluşmaktadır. Son dönemlerde bu gelişimsel dönemde çocuğu olan ebeveynlerden en çok soru aldığımız bir konu. ‘Acaba konuşması gecikti mi, dil gelişimi normal mi, yaşıtları konuşuyor bizimki henüz başlamadı’ vb. sorularla çok karşılaşıyoruz. Burada bu belirtilere bakmadan önce ilk paylaşmak istediğim bilgi, gelişimsel basamaklar net bir ay-tarih değil, bir aralıktır ve bazı çocuklar bu aralığın başında bu beceriyi edinirken, bazıları ise sonlarına doğru edinebilir. Bu gayet normaldir ve bu farkındalıkla ebeveynlerin kaygı reaksiyonlarını yönetmeleri gerekir” dedi. Öte yandan 12. aya gelmiş tek kelime konuşmamış, 2 yaşa gelmiş henüz konuşması başlamamış bir çocukta, özellikle anlamasında da gerilik varsa, mutlaka uzman görüşü almak gerektiğinin altını çizen Şavklı, “Bu gibi durumlarda, ‘Bu çocuğun babası da geç konuşmuştu, büyüyünce düzelir’ benzeri bir yaklaşım, çocuğu telafisi zor bir sürece sokar. Çünkü konuşma gecikmesinde erken müdahale çok önemlidir. Özellikle 3 yaş döneminde beynin nöral bağlantılarının gelişmesi, özellikle 6 yaş sonrası yapılan müdahalelerin etkisinin düşük olması, dikkat edilmesi gereken önemli noktalardır” şeklinde konuştu.

KONUŞMA GECİKMESİNİN BİRÇOK FARKLI NEDENİ OLABİLİR

Konuşma gecikmesinin birçok farklı nedeni olabileceğinden bahseden Şavklı, “Bunların arasında öncelikle İşitme sorunu ve Görme sorunu, Yalnız kalma, Sık havale ve epilepsi (sara) geçirme, Otizm, zekâ geriliği yapan hastalıklar, Cinsiyet, Televizyon-telefon-tablet kullanımı gibi başlıklar etki etmektedir. Burada yapılacak müdahaleden önce ayırıcı tanının yapılması gerekmektedir” diyerek, konuşma gecikmesinden şüphelenirken dikkat edilmesi gerekenleri şöyle sıraladı:

  • “Çocuk 3 aylıkken çevredeki seslere ya da insan sesine tepki vermiyorsa,
  • 3–5 aylıkken agulamalar, ah- ah, gibi sesler çıkarmıyorsa, yumuşak ses tonuna gülümseme ile karşılık vermiyor, kızgın ses tonuna ağlama ile tepkide bulunmuyorsa,
  • 6–9 aylıkken bada/bagu gibi anlamsız hece tekrarları yapmıyor, yüzünü görmese bile annesinin sesini duyduğunda tepki vermiyorsa,
  • 10–11 aylıkken “hayır-yok” dendiğinde anlamıyor, jest ve mimiklerini kullanmıyor, ismine tepki vermiyorsa,
  • 12 aylıkken konuşma seslerini taklit etmiyor, isteklerini elde etmek için ağlama dışında ses çıkartmıyor, dede, baba, mama gibi en az bir sözcük söylemiyorsa,
  • 18 aylıkken aile üyelerini tanıyıp gösteremiyorsa, güle güle yap, öpücük at, beş ver gibi basit komutlara uymuyorsa,
  • 24 aylıkken kendisine söylenen farklı sözcükleri anlamıyor, anne, baba, dede gibi aile üyelerinin isimleri dışında en az 4,5 farklı sözcük söylemiyorsa,
  • 3 yaşındayken söylediklerinin en az %50 si aile üyeleri dışındaki bireylerce anlaşılamıyor, en az üç sözcükten oluşan cümleler kuramıyorsa, geçmişte olan olaylar hakkında konuşamıyorsa, basit sorulara yanıt veremiyor, iki aşamalı basit komutları (bunu al babana ver) yerine getiremiyorsa,
  • 4 yaşındayken kişi zamirlerini, iyelik/çoğul eklerini kullanmıyor, geçmiş/gelecek zamana ilişkin konuşamıyorsa, nesnelerin işlevlerine ilişkin sorulara yanıt veremiyorsa (hangisi uçar? vb),
  • 5 yaşındayken neden/nasıl sorularına yanıt veremiyor, nesnelerin ne işe yaradığını (çatal ile ne yaparız vb) ifade edemiyorsa, konuşmalarının büyük çoğunluğu yabancılar tarafından anlaşılmıyorsa, basit bir hikayeyi anlatamıyorsa,
  • 4-5 yaşında basit bir olayı anlatamıyorsa, 7 yaşında karmaşık bir olayı anlatamıyorsa, en kısa sürede bir uzmandan yardım alınmalıdır”

ANNE BABALARA ÖNERİLER;

Şavklı anne-babalara da önerilerde bulunarak, “Çocuğun sosyal çevresi, ona sağlanan sözel uyaranların niteliği ve miktarı, özellikle de annenin çocukla olan iletişimi, dil edinim sürecini önemli ölçüde etkiler. Araştırmalara göre kendisiyle konuşulan, kitap okunan, farklı sosyal ortamlarda büyüyen çocukların dil gelişimi daha hızlı olduğu belirtiliyor. Anneler bebeklerini emzirirken onunla göz teması kurmaya ve konuşmaya özen göstermelidir. Bebekleriyle konuşan anneler, bebeğin bir süre sonra çeşitli sesler çıkararak karşılık verdiklerini gözlemlemiştir. Bu bebeğin dil ediniminde önemli bir tepkidir. Yedirme, giydirme, altını değiştirme vb. günlük aktivitelerde, o anda yapmakta olunan aktivite hakkında konuşmak çocuğun sözcük dağarcığını arttırmak için kullanılabilecek en doğal yöntemdir. Ebeveynler çocuklarıyla konuşurken basit sözcükler ve kısa cümlelerle konuşmaya dikkat etmelidir. Çocuklar söyleyemedikleri bazı sözcükler için kendileri yeni sözcükler uydurabilir. Bu gibi durumlarda çocuğun uydurduğu sözcüğü ebeveynin tekrar etmemesi, asıl sözcüğü söyleyerek çocuğa doğru model olması önemlidir. Örneğin; iki yaşında bir çocuk “araba” yerine “düt” diyorsa “evet düt diye ses çıkarıyor, o bir araba” diyerek model olunmalıdır. Ancak çocuk, doğru sözcüğü söylemesi için zorlanmamalı ya da söyledikleri anlamazlıktan gelinmemelidir.  Ebeveynler, çocukları onlara tepki vermese dahi iletişimi kesmemeli, farklı yollarla çocuklarıyla iletişimi sürdürmelidir. Asla ‘beni dinlemiyor, çok ilgisiz, anlamıyor’ gibi yorumlarda bulunup çocukla iletişimi azaltmamalıdırlar. Bazı çocuklar, belli bir süre sonra ebeveynlerini taklit etmeye başlarlar. Çocuğun jest ve mimiklerini, kendi uydurduğu kelimelerini ya da ağlama davranışını yorumlayarak onu anlamaya çalışmak yerine, ne anlatmak istediğini sözcüklerle ifade etmesi yönünde model olmak gerekir. Eğer çocuk ağlayarak ya da işaretler aracılığıyla isteklerini elde edebiliyorsa, bu yöntemi iletişim aracı olarak kullanmaya devam edecektir. Bu davranışları ebeveynleri tarafından görmezden gelinir ve konuşma çabaları ödüllendirilirse, konuşmayı iletişim aracı olarak kullanmaya başlayacaktır” ifadelerini kullandı.