KADINA  ŞİDDET  

Kadına yönelik bir insan hakkı ihlali olan ve coğrafi sınır tanımaksızın tüm dünyada varlığını sürdüren şiddete karşı duyarlılığı artırmak amacıyla kampanyalar düzenliyor. Bir insan hakları ihlali olan kadına yönelik şiddet; dil, din, ırk, sınıf, etnisite, mezhep, cinsiyet ayırt etmeksizin tüm toplumların ortak sorunu.

***

Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü dünyada olduğu gibi ülkemizde de kutlanılıyor. Bu yıl çeşitli Başta İstanbul İzmir olmak üzere birçok ilde kutlandı.Kutlanırken de polis engeli ile karşı karşıya kalındı. Birçok insan gözaltına alındı.

***

Konunun daha iyi anlaşılması için günün anlam ve önemini belirten tarihçesine bakmak gerek.Birleşmiş Milletler 1999 yılında 25 Kasım’ı ‘Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’ olarak ilan etti. Bu önemli günün tarihçesi ise Dominik’te yaşanan acıklı bir olaya dayanıyor.

***

1960 yılında Dominik’te diktatörlüğe karşı mücadele veren üç kız kardeş vardı: Mirabel kardeşler. Mirabel kardeşler diktatörlük karşıtı mücadelelerde sembol haline gelmişlerdi. Bu zorlu mücadelede zaman zaman ağır baskılara boyun eğmek zorunda kaldılar. Hapis cezasına çarptırıldılar. Ancak ülkede adlarından söz ettirmeyi başarmışlardı.

***

25 Kasım 1960’da bir uçurumun kenarında üç kız kardeşin cansız bedenleri bulundu. Kız kardeşler cinsel saldırıya maruz kalmışlardı. Onlar hakkında ‘araba kazasında öldüler’ denildi.

***

1981 yılında Dominik’te toplanan Latin Amerika Kadın Kurultayı’nda 25 Kasım ‘Kadına Yönelik Şiddete Karşı Mücadele ve Uluslararası Dayanışma Günü’ olarak ilan edildi.

***

1999 yılına gelindiğinde ise Birleşmiş Milletler 25 Kasım’ı ‘Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü’ olarak ilan etti. ”

***

Kadına şiddet, kimi zaman bir anne, kimi zaman bir abla veya kardeş konumunda olan kadınlar toplumumuzun en değerli ve en önemli bireyleridir. Ancak bu bireylere ne yazık ki toplum içinde gereken önem ve değer verilmiyor. Gün geçmiyor ki bir kadın cinayeti, bir taciz vakası, bir yaralama haberi duymamış olalım. Kadına şiddeti en çok erkekler gösteriyor. Kadına şiddet olayları artık had safhaya ulaşmış durumda. Kimisi sokak ortasında kadınını dövüyor, kimisi çocuklarının dahi gözü önünde kadının canına kıyıyor, kimisi de canice öldürüyor.

***

Şiddet sonuçları itibariyle sadece şiddet gören kişiyi değil aynı zamanda bir babayı, bir evladı, bir kardeşi, geniş ölçekte toplumu ve uzun vadede de geleceğimizi etkiliyor. Şiddete maruz kalan kişiler kadar şiddet mağdurunun yakınları da zarar görüyor. Bu dalga büyüdükçe toplumsal travmalara sebep olarak ilerlemenin, gelişmenin ve en önemlisi toplumsal huzur ve güvenliğin önündeki en büyük engellerden biri haline gelebiliyor. Bu nedenle şiddete karşı sessiz kalmak ve şiddete göz yummak mümkün değil. Şiddet mağduru bugün hiç tanımadığımız biri olabileceği gibi yarın bir yakınımız da olabilir. Bizler şiddete göz yumdukça şiddet kendine yer bulur.

***

Kadın Cinayetlerini Durduracağız platformunun yayınladığı verilere göre 2010-2019 yılları arasında 2996 kadın öldürüldü.

***

Sadece 2022 yılında ise 327 kadın cinayeti işlendi. Bu cinayetlerin çoğu kadınların eşleri tarafından işlendi.

***

Kadına Yönelik Şiddetle Uluslararası Mücadele Günü’nde, kadınlar dayanışma ve mücadele vurgusu yaptı.

***

Çocuklar ve Kadınlar Derneği Başkanı avukat Müjde Tozbey Erden  “Bu yıl Mahsa Amini ve gericiliğe karşı mücadele eden kadınların yılı. Amini’nin öldürülmesi ile ülkemizdeki kadınlara yönelik şiddetin artması arasında fark olmadığını görmeliyiz. Erkek eliyle yapılan saldırılarda, kadınların baş eğmeyeceğini İran’da gördüğümüz gibi, ülkemizin her köşesinde de görmekteyiz. Bugün en güçlü duruşu kadınlar göstermektedir” diye konuştu.

***

Sonuç olarak, dünyanın birçok yerinde kadına karşı şiddet devam ediyor.Ama geri bıraktırılmış toplumlarda özellikle Ortadoğu’da kadına karşı şiddet çok daha şiddetli, çok daha vahşi şeklinde devam ediyor.Bunun son örneği İran’da gözaltında vahşice katledilen Jina Mahsa Amini’ye atfen yazdığım şiirimi sunuyorum..

JİNA MAHSA

Nasıl asi kadındı

Adını direnişle yazdırdı

Gözleri

Güneş gibi aydınlık

Yüreği

Özgürlüğe sevdalıydı

Ve

Saçının her teli

Zulme isyandı

Rüzgar oldu

Dört yana savruldu

Bayrak oldu

Dalga dalga dalgalandı

**

Jina Mahsa

Daha yeni girmişti

Yirmi iki yaşına

Bilmem ki

Nasıl bir sevda

Nasıl bir aşktı

Ne yasak dinledi

Ne şeriat

Kar etmedi

Ne molladan fetva

Ne şeriattan nasihat

İsyanın adıydı

Zulüm saltanatına

Asla etmedi itaat

***

Öyle kadın ki

Saçının her teli

Birer isyandı

Kara kaşları

Sanki birer destandı

Ekimin on altısında

Göz altına alındı

Koca yürekli

Büyük direndi

Ama

“Ahlak polisi” dedikleri

Ahlaksızca

Öldürdüler diri diri

****

Jina Mahsa dedikleri

Bir Kürt kızı

Bir direniş yıldızı

Bedeli

Canıyla ağır ödedi

Sanmayın beyler

Bu harami düzeni

Böyle sürüp gider

İster gülün

İster kudurun efendiler

Gün olur

Divan kurulur

Hesap sorulur

Sorulur birer birer

Muzaffer KALABA