HAYATI SEVMEK!

Nietzsche ne güzel demiş;

Duygular kendini ebedi sanırmış oysa geçer giderler…

Hayatımız hiçbir zaman bir tek zamandan, bir tek öyküden ve durumdan ibaret değil..

Güneş doğdu, her yer çoktan aydınlık oldu.

Evet ama gününüz gerçekten bir güneş kadar aydınlık mı? Hiç soruyor musunuz içinize? İç sesiniz ne diyor yeni güne?

Biliyorum yeni günü karşılama hevesiniz var, buruk bir gülümseyiş, herkes biraz hüzünlü bu yaz.

Hevesi kursağında kalmış, lunaparkta bileti bitmiş çocuk gibi mahzun!

Oysa Yaz, bana göre, coşkunun, umudun neşenin, keyfin mevsimidir.

Adını sevdiğim güzel mevsim.

En sevdiğim mevsimdir güneşi, denizi, bol meyvesi, güzel havasıyla..

Karpuzu kavunu, üzümü, mısırıyla.

Kirazlar, erikler,ıhlamur ,yasemin kokuları,hanımeli ,güller doğar adeta mutluluk saçar .

Az giyinirsin, renkleri daha çok seversin,ben  rahatım artik mevsimi ,çıplak ayakların özgür dansı…

Havalarda bir tuhaf artık tıpkı insanlar gibi, bir türlü soğuk günler bizden gitmek bilmedi.

Mutsuz insanlar ülkesi gibiyiz. Üzerimize gri yağmur bulutları çöktü adeta!

Veselam hayatı sevmek lazım her şeye rağmen. Kötülere rağmen iyi olmaya devam..Sevgisizlere inat, yüreğimizde sevgileri çoğaltacağız. İnsanı sevmeye, hayvanları sevmeye, doğayı sevmeye devam edeceğiz. Çünkü bu hayat bizim hayatımız ve hesapsızca yaşamamız gerekiyor…