Uzmanlar bireyin içinde bulunduğu sosyal ve ekonomik çevresi içerisinde, kaynak ve fırsatları oluşturarak onu toplumla bütünleştirme, kişilerarası ilişkilerini sürdürebilmesini elverişli hale getirmeye odaklanan ‘Sosyal İşlevsellik Programı’nın tedavinin önemli bir parçası olduğuna dikkat çektiler.
GAMZE GÜLSER
Uzman Psikolog Çiğdem Demirsoy sosyal işlevsellik programlarının çeşitli ruh sağlığı sorunları nedeniyle dış çevre ile teması azalmış olan kişiler için destekleyici bir ortam sağladığını belirtti.
Demirsoy, programda yer alan mutfak atölyesi, yaratıcı sanat etkinlikleri, spor gibi faaliyetlerin bir bütün içinde hastaların günlük yaşantısına olumlu yansıdığını gözlemlediklerini söyledi.
İNSANLARIN İHTİYACI OLAN SOSYAL ETKİLEŞİM ORTAMINI SUNMAYI AMAÇLIYORUZ
Demirsoy, “Çeşitli ruh sağlığı sorunları nedeniyle işlevselliği ve dış çevre ile teması azalmış olan kişiler için destekleyici bir ortam sağlıyoruz. Amacımız; her insanın ihtiyacı olan sosyal etkileşim ortamını sunmak ve bir yandan tıbbî tedavileri sürerken diğer yandan multidisipliner yaklaşım ile tedavi kazanımlarını desteklemek. Bu nedenle yapılandırılmış bir program ile sosyal işlevselliği pekiştirerek hastalarımızın psikolojik iyilik haline katkı sağlamayı hedefliyoruz” dedi.
HAYATTAKİ AMAÇLAR SIKINTI, BUNALTI GİBİ DUYGULARDAN UZAKLAŞTIRIYOR
Sosyal bağlantıları sürdürmek için fiziksel ve ruhsal iyiliği destekleyici etkinliklerin önemine dikkat çeken Uzm. Psk. Çiğdem Demirsoy, “Sosyal yaşam ile bağların sürmesi insanın ruh sağlığı için önemlidir. Hayatta bir amacının olması ve günlük yaşamını bu amaca yönelik davranışlarla doldurması insanı sıkıntı, bunaltı gibi olumsuz duygulardan uzaklaştırıp ruhsal hastalıklardan koruyor. Bu altı çizilmesi gereken bilimsel bir gerçek” tespitleriyle programı oluşturduklarını söyledi.
AİLELER GÜNLÜK HAYATTA OLDUĞU GİBİ PROGRAMIN PARÇASI OLMALI
Programa katılım sağlamanın öneminden bahseden Demirsoy, “Hastalardan bir yandan hastalığın getirdiği zorlanmaları yaşarken haftanın her gününü kapsayan bir programa katılmalarını beklemiyoruz. Bu nedenle özellikle de yaşadığımız kentin koşullarında zorlayıcı olabileceği düşünülerek haftanın 2 ve 3 gününü kapsayan iki ayrı program sunuyoruz. Programda ailelere yönelik iletişime çok önem veriyoruz. Hastaya ve hastalığa doğru yaklaşım, sağlıklı yaşam becerilerini destekleme ve beslenme eğitimi gibi konularda psikoeğitim grup etkinliklerimiz bulunuyor. Beslenme ve Diyet, Aile Psikoeğitim programları periyodik olarak en az ayda 1 olacak şekilde düzenleniyor” diye konuştu.


