Bu hafta dikkatinizin çekeceğini düşündüğüm enfes bir konu hakkında bilgi vermek istiyorum… Bildiğiniz üzere bizler 0-18 yaş arasındaki çocukları yakından inceliyoruz ve takip ediyoruz. Özellikle lise döneminde kendini ve özelliklerini yeni keşfeden ve vücudundaki değişimlerle birlikte fikirlerinde de büyük farklılıklar gözlemleyen ergenler kendilerini yoğun bir duygusal dünyaya bırakıp sadece hormonal dengesizliklerin oluşturduğu git-gel etkisiyle fazlasıyla insan üstü patlamalar yaşarlar. Bu patlamalar çoğunlukla karşı cinse yönelik olur. Bunun dışında kendilerinde gözlemledikleri değişimlerin de etkisiyle kendini aşka, edebiyata, spora, sanata, dansa ve türevlerine bırakır….
Benim bu hafta ele alacağım konu da elbette ki Edebiyattır…
Gençlik Edebiyatı!
Evet… Hemen başlayalımmm…
Öncelikle gençlik denildiğinde genelde aklımıza ergenler gelir… Ama yaş olarak tanımlamak gerekirse 15-27 yaş arasındaki her insan genç olarak kabul edilir. Özellikle bu yaş aralıklarında bireyler kitap seçme konusunda oldukça maymun iştahlı( kitaplar konusunda benim gibi) bir davranış sergilerler. Lisede bununla ilgili bir anımı sizlerle paylaşmak istiyorum…
Sanırım 11.sınıfta; sabahın erken saatlerinde henüz sıra olmadan önce sınıfa çıkmıştım 4 kat…
Elimde de harika bir cinayet romanı vardı. “Cerrah” adlı bir roman… Tess Gerritsen yazarı. Önceki gece o kadar çok okumuşum ki artık sonunu merak edip bir an önce kaldığım yerden devam etmek istiyordum. Sınıfa girdiğim zaman en sevdiğim iki erkek arkadaşım erkenden gelmişlerdi. Hemen bir ön sırada oturuyorlardı ve inanılmaz komiklerdi. Nerdeyse her dakika yaptıkları şakalara gülüyordum ve sussak bile göz göze gelince baya kahkahalar atıyorduk sebepsiz… İşte yine en çok güldüğüm günlerden bir gündü ve ben hep yaptığım gibi çantamı sırama bırakmıyordum ters takıyordum ve sarılıyordum…
Hala anlatınca gülüyorum…
O iki arkadaşım da hep sebebini soruyorlardı ve içinde ne var çok merak ediyorlardı… Sadece kitaplarım, defterim ve kalemlerim var başka ne olabilir diye hep bir açıklama yapıyordum… İçinde çok büyük bir miktarda para olduğunu düşünüyorlardı hep ve çok borç aldıkları için benden artık bu duruma dayanamayıp onlardan sakladığımı iddia ediyorlardı…
İşin aslı ise; sadece romanımı korumaktı çünkü eşit ağırlık sınıfındaki sarışın kız ( hala adını hatırlamıyorum ama kitabımı ödünç olarak istemişti ve ben de hiç düşünmeden vermiştim… Meğer kitap verilmemesi gerekenler listesinde üst sırada yer alması gerekiyormuş. ( Mizah)
Hala kitabım yok bu arada… Kızın adını da hatırlamıyorum gerçi… Bayağı yalvarmıştı kitap için…
Kahraman Tazeoğlu’nun bir kitabıydı…
Ergenliğin yoğun olduğu bir dönemden geçiyormuşum sanırım…
Her neyse!
O yaşlarda nasıl bir ruh hali içinde olduğumu anlamışsınızdır. Bu anı örneğimi, çocukları gençlik döneminde olan ebeveynler için anlattım… (Kafanızda oturması açısından verdiğim mini bir örnek…)
İşte! Ergenlik döneminde ve gençlik döneminde nerdeyse bütün bireyler bir koruma iç güdüsüyle kitaplarını koruma altına almak istiyor. Çoğunlukla kitap türleri ; fantastik roman ve öyküler, şiirler,
bilimkurgu, polisiye( özellikle Ahmet Ümit kitapları) çizgi romanlar, popüler bilimsel metinler, tarihi romanlar, psikoloji, sosyoloji, felsefe, deneme, günlükler ve toplumsal gerçekliği ön planda olan romanlar ve hikayeler yüksek revaçta…
Ve bu kitaplara baktığınız zaman; gençliğin zevk aldığı konuları işlemesi, salt gençlik üzerine yazılan konuların ağırlıklı olması kısacası gençler tarafından yazıya dökülen eserler göz önünde bulundurularak görebilmenizi mümkün kılıyor…
Gençler kendilerine uygun eserleri seçerken öncelikle yazınsal estetiğin ön planda olduğu güçlü bir dille sağlam kurgunun yaratıldığı güçlü kalemleri okumak istiyorlar. En çok dikkat ettikleri nokta ise eleştirel nitelikli veya eleştirel okumayı benimsemiş bir özgürlük içinde hareket etmek istiyorlar.
Bunun dışında eserlerde yüksek oranda didaktizim içermemesini ön görüyorlar. Çizgi romanlarda , tarihi romanlarda ve macera romanlarda oldukça cinselliğin görülebilmesi ve gençlerin bu kitapları alması iyi bir seçim olabilir. Bunun en önemli özelliği ise zengin içerikli bir “art” sistemine sahip olmasıdır. (Bu yüzden art niyetliyim, ama sanat olanından esprimi de hemen ekleyeyim..) Genelde hormonal dengesizlik yaşayan ergenler bu dönemlerde yoğun cinsel merak içerisine giriyorlar ve birçok ergen yanlış şeyler yapabiliyor. Bu yüzden bu dönemlerde kitap okuyarak merakın giderilmesi ergenin cinsel gelişimi açısından daha sağlıklı olacağı kanaatindeyim…
Bilimkurgu romanlarında; mantık ön planda tutulur ve çoğunlukla fantastik romanlarla karıştırılır. Evet, Bilimkurgu fantastikten yararlanabilir ama gerçeküstücülük yoktur. Bilim nettir…
Fantastik romanlar ise; mitoloji ve masallardan yola çıkarak insan, toplum, sosyoloji, iletişim sistem ve psikolojik art açısından bayağı zengin içeriklidir. Eğer harika bir incelikle ve özgün bir şekilde yazılmışsa bir gencin dil gelişimini ve sosyal ilişkilerini oldukça geliştirir.
Harcıâlem dediğim ve sadece ben öyle söylemiyorum literatürde de o şekilde geçen ve ülkemizde Ahmet Ümit’in ustalaşmış eserleri olarak benimsenen Polisiye romanlar ise; trivial edebiyat alanında bayağı seçkindir ve liseli ergenler bunlara bayılırlar. Çünkü bu eserler matematiksel düşünmeye, kişilik analizine hakim olmaya, sorgulayıcı bir beyin gelişimine sahip olmayı hedefler.
Gelelim her yaştan herkesi kasıp kavuran ve etkileyen… Âşıkların süslü dili, ergenlerin vazgeçilmezi, estetiği ve melodisiyle yapılan göndermeleri kalbe çarpan ve acıtan şiirlere…
Şiir konusu oldukça hassastır genç bireyler için… Önemli olan duyguların kasvetine kapılmadan genç okura güzel bir tat bırakacak nitelikte bir eğitim modeliyle okumak herkes için daha sağlıklı olacaktır…
Onun dışında yine genç bireylerin elinden düşmeyen popüler bilimsel metinler; yani aklımıza ilk gelen Bilim ve Teknik dergisi bu kategoride karşımıza çıkar… Bu türler de bir gencin düşünsel gelişimini yoğun ölçüde sağlıklı bir şekilde destekler niteliktedir…
Bu hafta ele aldığımız harika konunun arasına ayracımızı yerleştirip gelecek haftaya da “Genç Kız Edebiyatına değinelim…
Mutlu ve huzurlu haftalarrr!
Kitaplarınız bol, okumalarınız seri olsun gençlik!(15-27 yaş)
Unutmayınız! Akıllı insan yaşayarak değil, okuyarak tecrübe edinir…

