Cuma , 8 Kasım 2019

GAZETECİLERİN SEÇİMİ…

BAŞKA MERSİN YOK…

Başlığa “Köprüden önce son çıkış” diye yazacaktım, ancak Başkanlığa adaylığını açıklayan arkadaşlardan Fatih Şahin’in ifadesi olduğu için “öküzün altında buzağı arayanlar” kime destek vereceğim üzerinden lakırdı çıkarabilirler. Oysa bu bir yarıştır. Çok çalışan ve de samimi olan; hatta kendisinden başka gazetecilerde olduğunu bilip, özellikle de taşrayı hatırlayan kazanacak. Gerçekten de “köprüden önce son çıkış”

     Hepimizin taşın altına samimiyetle elimizi koyup, mesleğin onuru için samimi olmalıyız. Şahsen bir ağabey olarak benim hiçbir adaydan beni de yönetime alınsanız çalışırım benzeri talebim olmadı. Bugünde söylüyorum kim seçilirse seçilsin onun yanında olacağım. Sahada olan gazeteciler yönetsin istiyorum, tüccarlar değil. Birlik, beraberlik söylemi ile yola çıktığını söyleyenler de var çok güzel ama öyle mi? Arkanızı döndüğünüz anda… Bu işler kapalı kapılar ardında olmaz. Biraz samimiyet lütfen. Bizim mesleğe arkadan laf çevirmek yakışmaz. Onun için samimi olunsun istiyorum.

     Gazetecilik ahlakına uygun olmayan bir takım kişiler (ki bunlara rantçılar tüccarlar da diyorlar) çekin elinizi gazetecilikten! Bu işin muhasebesini (!?) tutanlar da var, malum. Seçilecek adaydan ilk icraat olarak sırtımızdan geçinen ve mesleğimizin onurunu, itibarını zedeleyenleri bir an önce ayıklamaktır. Koktuğum başıma gelmedi ancak son dakika bir kişi daha adaylığını açıklayabilir mi, sanmıyorum.  Ama bir kişi varmış gibi ancak o da müzmin aday olduğu için, hani olsa da olur olmasa da… Ha var ha yok. Ya da yok hükmünde. Bu yazı biraz sert oldu, ancak haklı olarak bunları yazmak zorunda kaldım ve de maksat hasıl oldu umarım. Bir son yazım daha olacak ve artık yazmayacağım. Sağlıcakla kalın.