Dokunmayın düşlerimize!

 

Yeneceğiz,

Çünkü insanlar mutluluğu özlüyor,

Bir elin sıcaklığını,dostluğu,

Hayata güvenmenin tadını arıyorlar…

İlya Ehrenburg

***

Dünyayı düşlerinin peşinden koşanlara olan inancımız ve o cesurlar güzelleştirecek….Dokunmayın artık düşlerimiz. Gökkuşağı renginde düşlerimiz. Gökyüzü mavisi kadar özgür, karanlığı yaran güneş kadar aydınlık, kötülüğe baş kaldıracak kadar cesurdur düşlerimiz. Farklı dillere, farklı renklere, farklı inançlara sahip olsa da, bir çiçek bahçesi kadar güzel görünür farklılığımız.

Bu topraklarda o kadar çok kültürler, medeniyetler, uygarlıklar yaşamış ve o kadar güzel miraslar bırakmışlar ki bize, bunu kavrayacak kadar bir yüreğe, görecek kadar bir göze sahip olamamışız. Her bir tarafımızı bencilliğe, çıkara, paraya, pula, güce teslim etmişiz. Hayatın her alanında bizi esir almış bu güç kavgası. İnsanlığımızı yok etmiş, medeniyetleri yok etmiş ve güce, paraya tapanları bile yok etmiş.

Oysa ne ortak türkülerimiz varmış birbirimizle, halaylarımız bile benziyormuş birbirine. Bakışlarımız sıcakmış birbirimize ‘Merhaba ‘ der gibi. Aynı sokakta oturmuşuz, kimliğimizi bilmeden ortak düşler kurmuşuz. Kimimiz Türk, Kürt, Süryani, Ezidi, Ermeni, Arap…Birlikte yaşamışız, tarihlerimizi, destanlarımızı, aşklarımız birlikte yazmışsız. Birbirimize sevdalanmışız, kız almış, kız vermişiz, düşlerimize barışı, sevgiyi koymuşuz. Savaş isimlerine inat çocuklarımıza Barış adını koymuşuz. Özlemişiz barışı, sevgiyi, ortak düş kurmayı. Dokunmayın artık düşlerimize.