Desteklerin yem üzerinden verilmesini istiyorlar

Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO)  4 No’lu Hayvansal Ürünler ve Destek Faaliyetleri Meslek Komitesi Üyeleri, Türkiye’de hayvancılığın gelişebilmesi, ithalatın önüne geçilebilmesi adına desteklerin para ile değil, yem üzerinden yapılmasını istiyor.

HABER MERKEZİ

Mersin Ticaret ve Sanayi Odası (MTSO) 4 No’lu Hayvansal Ürünler ve Destek Faaliyetleri Meslek Komitesi, hayvancılık sektöründe yaşanan sıkıtılara değindi.

 Yüksek girdi maliyetlerinden sektörde çalışacak personel bulma sıkıntısına, sorunun çözümü için ithalata başvurulmasından, kesim sırasında belediyelerle yaşanan sorunlara kadar birçok farklı konuya değinen Meclis Üyelerinin önceliği ise destekler aracılığıyla girdi maliyetlerinin rekabetçi seviyelere indirilebilmesi.

“ÇÖZÜM DOĞRU PLANLAMA İLE MÜMKÜN”

Hayvancılık sektöründe yaşanan sıkıntılarının çözümünün tarımsal sorunların çözümüyle mümkün olabileceğini anlatan Komite Meclis Üyesi ve CCY Gıda Tarım ve Hayvancılık Sahibi Seçkin Tatar, tarımsal üretimin artmasıyla birlikte hayvancılığın ihtiyaç duyacağı besin maddelerine uygun maliyetlerle ulaşılabileceğini söyledi. Bunun için planlamanın önemini vurgulayan Tatar, doğru planlama ile doğru ürün ekilmesinin, doğru planlama ile uygun bölgelerde hayvancılık yapılmasının başarı getireceğine inandığını dile getirdi. Mevcut desteklemelerin de hayvancılığı geliştirmeye yönelik olmadığını kaydeden Tatar şöyle konuştu:  “Hayvancılık para ile destekleniyor. Oysa bizim girdi maliyetlerimiz çok yüksek. Bu nedenle destekleme yem üzerinden yapılırsa daha iyi sonuç verecektir. Hayvancılıkta rekabet etmek istiyorsak önce rekabetçi fiyatlarla üretim yapabilmeliyiz.”

Sektörde çalıştıracak personel bulmakta zorlandıklarını da anlatan Tatar, “Bugün bir çobanın aylığı 5-6 bin. Ancak zaman geliyor çoban dahi bulmakta zorlanıyoruz” dedi. Günümüzde köyden kente göçün arttığına, gençlerin köylerde yaşamayı tercih etmediğine değinen Tatar, tarım ve hayvancılığın devamı için köylerde yaşamanın cazibesinin artırılması gerektiğini söyledi.  Kanatlı sektörünü de değerlendiren Seçkin Tatar, Türkiye’deki kanatlı varlığının büyük baştan 5 kat fazla olduğunu ancak bu sektörde de yem fiyatlarında sorun yaşandığını söyledi. Fiyatların dolara endeksli olduğunu hatırlatan Tatar, bu nedenle yem fiyatlarının, yerli tohumun, gübre fiyatlarının desteklenmesi gerektiğini anlattı. Son olarak yumurta sektörüne değinen Tatar yüzde 1 KDV ile ürün alınıp yüzde 8 KDV ile satış yapmak zorunda kaldıklarına değinerek, KDV’lerde düzenleme beklediklerini de sözlerine ekledi.

“DESTEKLER TABANA YAYILMALI”

Meclis Üyesi ve Polat Balıkçılık Sahibi Abbay Polat da desteklere değindi. Desteklerin tabana yayılması gerektiğini ve para yerine maliyet düşürücü yöntemlerle gerçekleştirilmesi gerektiğini kaydeden Polat, şunları söyledi: “Bugün bir dana alan üretici 9 ay sonrasını görebilmeli. 1 sene içinde ne kadar yem vereceğini hesaplayabilmeli ve bunun sonunda da o danayı ne kadara satabileceği konusunda fikri olmalı. Şu anda bunu bilmeleri mümkün değil. Belki tahminleri yüksek kalıyor ve sonrasında zarar edince de sektörden vazgeçiyorlar. Ahırlar boşalınca da tekrar doldurması zorlaşıyor, hayvancılık zamanla bitiyor.” Mersin büyükşehir Belediyesi Kesimhanesinde yaşanan sorunlara da değinen Polat, burada çalışan kişilerin memur zihniyetiyle çalışıyor olması nedeniyle sabah erken saatte, hafta sonları ya da resmi tatil günlerinde çalışmamaları nedeniyle et temininde zorlanıldığını ve kaçak kesimlerin arttığını anlattı. Küpeler konusunda yaşanan sıkıntılar ve 2 yaşındaki ineklerin kesilmemesi gibi sorunlara da değinen Polat, bu durumların kaçak kesimin artmasına  neden olduğunu söyledi. Büyükşehir Belediyesi bünyesinde Kurban Bayramı için mobil kesimhaneler bulunduğunu da hatırlatan Polat, bu kesimhanelerin bayram dışında atıl durmak yerine ilçelere yönlendirilerek mesafe nedeniyle hayvanını mezbahaya götüremeyen köylünün kaçak kesim yaptırmasının önlenebileceğine dikkat çekti.  Balıkçılık sektörünü de değerlendiren Polat, balıkçı barınağı istediklerini, balık tüketiminin istenen seviyelere ulaşması adına 4 büyük ilçede 4 ayrı balık pazarı yapılması gerektiğini söyledi. Son olarak tüm sektörleri ilgilendiren ortak bir sorunları bulunduğuna da değinen Polat sözlerini şöyle tamamladı:  “Hepimizin kanayan yarası e-deftere geçiş sırasında yaşadığımız ve yaşayacağımız sorunlar. Cirosu 5 milyonu geçen firmaların e-faturaya geçme zorunluluğu var. Bu işi yapabilecek elemanı istihdam etmemiz gerekiyor ki bu da maliyetimizi artıracak. Öncelikle 5 bin lira civarında bir program satın almamız gerekiyor. Buna personel gideri de eklenince maliyet 11 – 12 bin liraları buluyor.  Devlet yeni elemanı destekliyor ama bazı kriterler dahilinde olursa. Biz bu şartların kaldırılıp hükümetin işe hakim olan tecrübeli personeli desteklemesini bekliyoruz. Bu konuda İŞKUR’a yetki verilebileceğini düşünüyoruz.”