ÇOCUKLUĞUM

Sen benim çocukluğum, sen benim sırdaşım, yoldaşım…

Birlikte büyüyüp, büyürken de çok eğlenen çocuklardandık biz seninle. En neşeli anlarımızda birlikteydi kahkahalarımız. Hem çocuk, hem olgunduk ikimiz de. Kardeşler kavga etmez mi? Çok… Ama biz onca yılda sadece bir defa küsmüştük birbirimize.

***

Sonu olmayan bir yoldu sanki o zamanlar. Öyle gelirdi, sanki hep çocuk kalacaktık, hep yan yana, can cana kalacak, hep eğlenecektik beraber…  Bir gün mesafeler ayıracaktı bizi, farkında değildik, çocuktuk. Mesafeler sadece varlar. Hasretten korkutmaya gücü yeten o mesafeler, asla kalpleri bir olanları, kalpten bağlı olanları ayırmaya güçleri yetmez, biz bunu anladık.

***

Bir kardeş seçebilseydim, seni seçerdim ben yine. Canıma can ol, kanıma kan ol diye. Hinlik nedir bilmeyen, beni hep canı gibi seven, seninleydi hep yolumuz.

Şimdilerde geçim derdinde, gülmeyi unutmuş bizler; bir araya gelip eğleneceğimiz, hasret gidereceğimiz günleri iple çekiyoruz. Ayrılmış değiliz, uzak kaldık diye. Hep birbirine arka çıkan, destek olan, ne olursa olsun yolları ayrılmayacak biz; her yolda beraber yürüyoruz yine seninle.

Bizim kardeşliğimizin zamanı sonsuzdur fakat özlemimizin dinmesi içinse zaman çok yavaş. İyi ki kardeşimsin, iyi ki doğmuşsun Burcu’m