Perşembe , 13 Şubat 2020
ÇİÇEK GİBİ RÖPORTAJLAR-Esnaf – Sanat İlişkisi Üzerine – Cogito Coffee

ÇİÇEK GİBİ RÖPORTAJLAR-Esnaf – Sanat İlişkisi Üzerine – Cogito Coffee

Mersin’de 3 yıldır esnaf ve Sanat’ı Cogito Coffee’de birlikte yürüten Faruk Lale ile bu iki ayrı dünyanın birleşimi üzerine bir sohbet gerçekleştirdik.

Gazetemiz yazarlarından Kerem Çiçek, bu hafta sayfasına, Cogito Cafenin işletme sahibi Faruk Lale’yi taşıdı.

Çiçek: Merhaba kendinizi tanıtır mısınız?

Lale: Merhabalar. Ben Faruk Lale. Mersin Üniversitesi Felsefe Grubu Öğretmenliği programından 2016 yılında mezun oldum . Şu anda Cogito adında bir kafenin işletmecisiyim.

Çiçek: Neden esnaflık?  Ya da bir kafe esnaflık kavramını karşılıyor mu?

Lale: Esnaflık kendi isteğim doğrultusunda gelişen bir meslek değildi. Tamamen iş kaygısının beni ittiği bir alan oldu. Gerek kafe gerekse diğer tüm işletme alanları esnaflık kavramını karşılar nitelikte olmalıdır. Çünkü esnaflık geleneği geçmiş dönemlerden günümüze kadar bir kültüre dönüştü.  Bir kafenin ya da diğer işletmelerin esnaf kavramını karşılaması işletme yerlerinin işleyişine bağlıdır aslında.  Esnaf ya da esnaflık denilince aklımıza samimi, içten ve işini layıkıyla yapan, müşterilerinden kopuk olmayan, müşterilere yaklaşımında insani değerleri ilke olarak benimseyen kişiler veya kurumlardır. Bu yüzden kendi alanımızdan tarihsel birikimi olan esnaflığa baktığımızda -pratikte değişiklikler içerse de- sundukları imkânlar ve kafelerde gelişen diyalogların farklılıklar taşıması esnaf bilincindeki değeri yitirmemiştir.

Çiçek: Mersin’de bu kadar fazla kafe vb. türde mekânın oluşunu neye bağlıyorsun?

Lale: Bireyler günümüzde yoğun iş temposundan dolayı sosyal yaşamlarını ihmal ettiklerini görmüşlerdir. Bu sebeple sosyalleşmenin önemini kavramış olup çevreleriyle farklı alanlarda iletişim kurmayı önemsemişlerdir. Tam da bu noktada kafeler bu farklı alanların içerisinde dikkat çekmiş, bireylerin tercih noktası haline gelmiştir. Kafeler de onlara hitap eden gerek müziklerle gerekse yapılan etkinliklerle onlara kendilerini var edebilme ya da kendini gerçekleştirme alanı tanımıştır.

Mersinde ise bu durum kozmopolitlik bir yapıyla harmanlanıyor. Farklı kültürlerden insanlar birbirlerine bu mekânlarda denk geliyorlar. Bu da farklı kültürler, farklı düşüncelerin olduğu mekânları ister istemez arttırıyor. Bunun sebebi ise insanların farklı kültür ve düşüncelere olan merak ve açıklığındandır. 

Çiçek: Cogito’nun Açılma hikâyesi nedir?

Lale: 2012 yılında Mersine geldiğim dönemde aklımda sıcak, samimi, sanatı eğlence kültürüne taşıyan bir işletme yerini sürekli hayal ediyordum. Bu hayalim okuduğum bölümün etkisiyle somut bir hal almaya başladı. İlk etapta maddi olanaklardan ötürü bu düşüncemi geri planda tutmak zorunda kalırken ileriki süreçte yakın çevreme bu düşüncemi sürekli dile getiriyordum. Bölümden arkadaşım Emrah Azik ve işletmeci olan kuzenim Ömer Lale ile bu projeyi buluşmalarımızda el ele vererek hayata geçirmeye karar verdik. 2017 yılına geldiğimizde şehirde bir saha araştırması yapıp açacağımız kafe için nerelerin uygun olacağına dair araştırmalarda bulunduk. Mersin’in Yenişehir ilçesi Pozcu semtinde Güvenenler mahallesinde kafemize uygun bir yer bularak çalışmalara başladık. Tamamen kendi yaratıcılığımız ve emeğimiz doğrultusunda iç dekorasyonu gerçekleştirdik. Tadilat esnasında yaptığımız çalışmalar insanların ilgisini çekmeye başladı. Onlar da gelip çalışmalarımıza tamamen gönüllü olarak katkı verdiler. Çalışma sürecinde gelecek olan kitlenin kendisini ait hissettiği bir ortam kurabilmekti bütün amacımız. Bundan ötürü felsefe psikoloji sosyoloji tarih edebiyat resim müzik alanlarını temsil eden düşünürlerin gerek aforizmalarını gerekse tablolarını ve resimlerini dekore ettik. Başarılı olmasına rağmen sanatını icra edemeyen tanıtamayan arkadaşlara sanatını icra etmesini sağlayacak bir yer açmış olduk aslında. Ve gitgide bu çalışmalar artmaya başladı. Tabi bu süreç bizi mutlu etmekle kalmayıp bizi farklı sanat dallarıyla tanıştırdı. Böylece bizler de birçok alanla tanışmış olduk. 

Çiçek: Kafe ve sanatı birlikte yürütmek nasıl problemler ya da güzellikler doğuruyor?

Lale: Aslında çok büyük problemlerle karşılaştığımızı söyleyemeyiz.  Bunun nedeni ise yola çıkış amacımızın sadece maddi kazanç kaygısı gütmeyip sosyo-kültürel olarak belli bir noktaya gelme isteğidir. Bu isteğimiz bizi güçlendirirken bu konuda karşılaştığımız problemler bizi demoralize etmeyip işimize daha da odaklanmamızı sağlıyor.  Müşteri ve işletmeci ilişkisi biz de farklı olduğundan daha da güzel bir hal alıyor.  İnsanlara yakın olmak, yaralarına temas etmek, kafe içindeki samimiyeti de arttırıyor. Bu sebepten ötürü güzellikleri daha yükseğe taşıyor. Böylece problemleri de göz ardı edebiliyoruz. Elbette, yapılan etkinlikler maddi olarak bize problemler yaşatsa da gelen konuklarımızın bir işyerinden ziyade sanatsal bir ihtiyacı dokunduklarını bilmeleri, ilgiyi fark etmeleri kendilerinin de bize yardımcı olmalarını sağlıyor. Konuklarla yapılan etkinlikler dışında Cogito mersinde bir şeyler paylaşmak,  (mesela mersin video eğitimi grubu, üniversiteye hazırlanan gençler vb.)  isteyen insanların toplanmasını sağlayan bir mekân da oluyor. Böyle bir durum problemden çok güzellik yaratır kanaatindeyim. Her ne kadar değişime uğrasa da şöyle bir söz durumu destekler niteliktedir; “ sorun yoksa sorun vardır.”  Yani temel felsefemiz, bizim yaşamdan beklediğimiz değildir. Yaşamın bizden ne beklediğidir.

Çiçek: ‘’Cogito etkinlikleri’’  başlığıyla başlattığınız bir süreç var.  Bu etkinlikler gelen kitleyi ne ölçüde etkiliyor ve kitle bu etkinliklerden memnun kalıyor mu?

Lale: Aslında kafemizde taviz verilemez tek ilkemiz tüm farklılıkları bir arada görebilmektir. Bu yaptığımız etkinlikler için de geçerliydi. Sadece bir alan ile sınırlı kalmak istemiyorduk.  Bu yüzden etkinliklerimizi oluşturma aşamasında kafemize gelen farklı meslek gruplarından, farklı düşüncelerden, farklı sanat dallarında çalışma yapmış bireylerle fikir alışverişinde bulunuyoruz. Bu fikir alışverişi çok renkli, samimi ve birçok kesimin haz duyacağı etkinlikleri beraberinde getirdi.  Etkinliklerimizi ortak irade ile gerçekleştirdiğimizden dolayı kitlemiz bu çalışmalarımızdan memnun kalmakla yetinmeyip bize farklı etkinlik önerileri ile gelmektedir. Bu da bizde amacımıza yavaş yavaş ulaştığımız hissiyatını güçlendirmiştir. Gelen kitlenin çoğunluğu öğrencilerden oluşmaktadır. Takdir edersin ki öğrencilerin maddi durumu pek de parlak değil. Bu durumu göz önünde bulundurup etkinlikleri ücretsiz yapma kararı aldık. Bu karar katılım seviyesini elbette iyi yönde etkiledi. Sadece bu yeterli olmadı. Etkinlikler için harcadığımız çabalar, bu çabalar sonucunda ortaya çıkan verimlilik kitle potansiyelini büyük ölçüde etkileyip daha da arttırdı. ( Bu arada yağmur çok güzel yağıyor. Müzik açıp geliyorum. Çay ister misin? ( gülüşmeler))

Çiçek: Bugüne kadar nasıl etkinlikler yaptınız, Önünüzde ne gibi projeler var?

Lale: Etkinliklerimize felsefe okumalarıyla başladık. Felsefe nedir? Ne işe yarar? Epikur ve Schopenhauer’un Mutluluk Problemi. Bunun akabinde etkinliklerimiz ses getirdikçe ücretsiz söyleşiler ve konserler gerçekleştirdik. Sırasıyla, Mersin Patilerinin Sokak hayvanları yararına Sanatçı arkadaşımız Mehmet Can Reyhan’ın sunumuyla düzenlenmiş konser. Bahar Şenliği adı altında organize ettiğimiz Mehmet Atlı – Serdar Keskin Dinletisi. Şükrü Erbaş ile ‘’ Hafıza Kaybı Dönemine Karşı Şiir ‘’ başlığıyla İmza Günü ve Şiir dinletisi. İlker Tahsin Asker moderatörlüğü ve dinleyicilerin katılımıyla ”Şiir Festivali ve Dinleti”. ‘’Kronik İntihar Çıkmazında İnsan’’ başlığı ile Nkp aktivisti Osman  Koçak ve Ali Deniz Karahan ile söyleşi. Dolunay Aker ile Söyleşi /imza Günü. Ahmet Telli ‘’Şiir Dolayımlarında’’ başlığı ile Söyleşi/imza Günü/Dinleti. Roza Erizin moderatörlüğünde Meryem Coşkunca ile ‘’ Kuyudan Sesler ( Kadın-Şiir-Sinema)’’ başlığı ile imza günü /söyleşi / Dinleti Seyyidhan Kömürcü ile ‘’ Neden Eve Dönmekten İbarettir Hayat’’ başlığı ile şiir-söyleşi- imza günü etkinliği.  Ayrıca bugün ülkemizde emeği ve mücadelesi görünmeyen tiyatro kulüpleri ile çalışmalarda bulunduk. Tiyatro Düş topluluğunun düzenlemiş olduğu ‘’Hadsiz Kahkaha’’ oyunu.

Önümüzdeki dönemlerde, şiir dinletileri, imza günleri, felsefe toplantıları, müzik dinletileri etkinliklerimizi sürdüreceğiz.

Çiçek: tarihi belli olan bir etkinliğiniz, ya da geleceği netleşen konuklarınız var mı?

Lale: şu anda net bir tarih yok. Sezai Karakoç ile bir imza günü için etkileşime girdik ancak sağlık sorunlarından ötürü sekteye uğramış oldu. Birçok yazar ve şair ile görüşmelerimiz devam ediyor. Mart-nisan-mayıs programlarına; haydar ergülen, hasan ali toptaş, umay umay, mehtap ceyran gibi yazar ve şairleri katmak için uğraşıyoruz. Şubat ayından ise, bir aksilik çıkmazsa kemal hamamcıoğlu ile şiir-söyleyişi-dinleti yapmayı düşünüyoruz.  Etkinliklerimizi sosyal medyadan paylaşacağız. Takip için instagram hasabımız olan; cogito.coffee’yi takip edebilirsiniz.  

Çiçek: Son bir sorum daha olacak. Cogito tasarımı bu şekilde mi devam edecek yoksa bir dekorasyon revizesi olacak mı?

 Lale: Şimdiki hedefimiz kafemize kitap kafe profili kazandırmaktır. En büyük önceliğimiz budur.  Bunun yanında sanatsal etkinliklerimiz için fikir alışverişlerimizi devam ettireceğiz. Dergi ve 2. El kitap satışları yapmayı düşünüyoruz. Format değişeceği için, ücretsiz sanatsal etkinliklerin yanında kitap okuma günleri düzenleyip “ Bir kitap, bir çay” projesi ile kitap okuma oranını yükseltme, ayrıca kitlenin format’a katılımını sağlamak için kitap bağışıları başlatmak istiyoruz. Kütüphane zenginliğini, tozlu rafta bırakmayıp bir üretim alanına dönüştürmeyi düşünüyoruz.

Çiçek: çok teşekkür ediyorum. Birçok etkinliğe imza attınız. Bizi yeni etkinlikler bekliyor gibi. Özellikle Haydar Ergülen haberini bekliyorum.

Lale: Bizlere bu röportajı yapma ve kafemizi tanıtma fırsatı veren Kerem Çiçek’e ve Yeni Güney gazetesi emekçilerine Cogito ailesi adına sonsuz teşekkürlerimiz sunarız.