Cuma , 24 Ocak 2020

Abdullah ÖZTÜRKMEN

Mersin neden kendi markalarına sahip çıkmaz?

Mersin öyle enteresan bir yer ki, adeta küçük Türkiye…nankörleri mi desen, yalakaları mı desen, adam satanları mı desen, çıkarı için her şeyi yapabileceklerini gördüğünde susanları mı desen… Türkiye ve Mersin harika yerler. Doğal yaşamı, doğal güzellikleri ile harika bir yer. Bu harika yerin, harika değerleri ve markaları var. Bu markalardan birisi Arbella Makarnaları…Dün ev yemekleri yapan bir yerde yemek yerken ... Devamını Oku »

Bir şeyleri dilemek!…

Ne diliyoruz acaba? Bilmeyi mi? Herkesin bizi takdir etmesini mi? Ne arıyoruz acaba? Kendimizi kanıtlamayı mı? Hep kaygılar içinde bir yerlere gelmeyi mi? Ne için kapı çalıyoruz acaba? Ne kadar önemli olduğumuzu birilerine göstermek için mi? Yoksa bu önemi kendimize göstermek için mi? Peki, ya esas dilememiz gerekenleri, sormamız gerekenleri diliyor, soruyor muyuz? Esas çalmamız gereken kapıyı çalıyor muyuz?…Yok ama ... Devamını Oku »

Herkesi öldürüyoruz!…

“Herkesi öldürüyoruz, sevgili dostum, kimini kurşunlarla, kimi sözlerle, kimini yaptıklarımızla, ve kimini de şimdiye kadar yapmadıklarımızla”… Dostoyevski ***** Dostoyevski’nin ‘Herkesi öldürüyoruz’ cümlesini hayatın hangi alanına oturtursanız, cuk diye oturur. İçimizdeki ego, bencillik, bananecilik, hırs, öfke, kin bizi bitiriyor. Bunları içimizde yaşattıkça, gerçekten ilk olarak kendimizi öldürüyoruz. Duygularımız, düşüncelerimiz, içimizdeki sevgi ölüyor ve yerine bambaşka bir insan çıkıyor. Dünyayı kana bulayan ... Devamını Oku »

Hrant Dink!..

…Gerçekten de, diyelim, varsıl olmak, iyi bir aileden gelmek, eli yüzü düzgün olmak, fena bir eğitim almamış olmak, aptal olmak, hatta iyi yürekli olmak, ama aynı zamanda hiçbir yeteneği, hiçbir özelliği, hatta hiçbir tuhaflığı olmamak; kendine özgü hiçbir düşüncesi olmamak, tümüyle ve kesinlikle “herkes gibi” olmak… ne çekilmez bir durumdur ! “ Budala – Dostoyevski Dün Hrant Dink’in öldürülüşünün 13.yıldönümüydü. ... Devamını Oku »

Yoksul ve zengin!..

1980 öncesi Türkiye’de sağ ve sol görüşlü insanlar vardır. Birde zengin, orta direk ve yoksul. O zamandan bu zaman değişen şey, sağ, sol ve orta direk gitti. Sadece yoksul ve zengin kaldı. Eskiden insanlar düşünürdü, kitap okurdu, zaman zaman tiyatroya, operaya giderdi. Şimdi insanların tek düşündüğü şey, evine nasıl ekmek götürmek. Maaşlara yapılan zamların onda biri kadar keşke gıda, ulaşım, ... Devamını Oku »

Tatlı dil!…

Yazıma klişe bir sözle başlamak istiyorum. Tatlı dil yılanı deliğinden çıkarır…Gerçekten dilin önemi çok büyüktür. Yapıcı da olabilir, yıkıcı da. İnsanlar dili, istediği gibi kullandıkları için, dilin ayarı bazen bozuluyor. Tıpkı siyasetçilerin her seçim öncesi verdikleri sözler gibi ve seçim sonrası yaptıkları gibi. Sorsan niye oy verdin? Valla iyi konuşuyordu, güzel vaatleri vardı. Nerden bileyim beni kandıracağını. Kandırmak derken, siyasetçilerin ... Devamını Oku »

Yorumsuz!…

Her savaştan geriye üç ordu kalır; Ölüler ordusu Yas tutanlar ordusu Hırsızlar ordusu… Bertholt Brecht’in bu sözünü yorumsuz bırakıyorum. Yüzlerce kez yazdım, savaşsız bir dünya, sevgilerin olduğu bir dünya, özgürlüklerin, barışın olduğu bir dünya…Biz ne kadar savaşa karşı olsakta, birileri yine savaş çığlıkları atıyor. **** Biz savaşı bırakalım Mersin’de dönelim. Kentimizin sorunları yine bir yağmurla ortaya çıktı. Artık bunun gizlisi ... Devamını Oku »

Bu coğrafyanın kaderi mi?

Gonçarov’un Oblomov kitabındaki okuduğum şu cümlede, “Batıda hayaller gerçekleştirmek için kurulur, doğuda gerçeklerden kaçmak için.” Bizim yaşadığımız ve Ortadoğu coğrafyasının kaderi bu yüzden mi acaba? Diye insan düşünmeden edemiyor. Dün 2 şehitle Mersin bir kez daha acıyı yaşadı. Tek umudumuz bu acıların yeniden yaşanmaması. Âmâ Ortadoğu kan ağlıyor. Ortadoğu’da canlar yok oluyor, insanlar geleceğe korku ile bakıyorlar. Yıllardır süren iç ... Devamını Oku »

Aşırı yağışlar hayatı felç etti!

Mersin’de aşırı yağışlar bazı şeyleri bir kez daha ortaya koydu. Alt yapı yetersizliği, çarpık kentleşme, dere yatağına yapılan konutlar ve dağdan gelen suyun denizle buluşmasını engelleyen yapılar Mersin’i bir kez daha selle buluşturdu ve can kaybı yaşanmasına neden oldu. Bunun nedeni geçmiş yerel yöneticiler ve seçilenlerin kente karşı duyarsız kalması, günü birlik politikalar, kısa vadeli çözümler, ileriyi görememeleri. Kentin alt ... Devamını Oku »

Aşk zamanla yaşlanır!

       Büyümenin sorumluluğu mantıklı olmaktır, mantık aşkla meydan savaşına girdikçe aşk yaşlanır. Yaşlandıkça eski gücünü kaybeder. Mantık daha güçlüdür artık aşktan. Aşkın dişleri dökülür yavaş yavaş, saçları ağarır. Özlemler hafiflemeye, sevmeler zoraki temaslara geçer ve vasiyetini hazırlar aşk, bilir ne kadar zaman sonra öleceğini. Çünkü dünyadaki her şey ölüme mahkumdur. Ve vasiyetini yazdırır aşk; “Bir gün ben ölürsem…”le başlayan sözler ... Devamını Oku »