“Bilgi birikimi ve tecrübe, olgun kişilikle birleşirse mutlu ihtiyarlar ortaya çıkar”

Yaşlanma psikolojisi ile ilgili bilgi veren Uzman Klinik Psikolog Yücel Şavklı, yaşlanmanın ömür boyu devam eden bir süreç olduğunu ve yaşla birlikte bazı psikolojik yetilerde azalma olabildiği gibi, bazı yetilerin de arttığını vurgulayarak, “Bilgi birikimi ve tecrübe, olgun kişilikle birleşirse mutlu ihtiyarlar ortaya çıkar” dedi.

BİLGE ÇAKIR/ÖZEL

Uzman Klinik Psikolog Yücel Şavklı, yaşlanma psikolojisi ile ilgili bilgi verdi.

Yaşlılık psikolojisi yerine yaşlanma psikolojisi ifadesi kullanılması gerektiğini belirten Şavklı, “Çünkü insan doğar doğmaz yaşlanmaya başlar, beyin hücreleri eskimeye başlar. Uzmanlara göre 65 yaş üzeri, yaşlı olarak kabul edilse de fizyolojik olarak bir sınır kabul etmek zordur. Farklı boyutları olan ve değişik yönlerde tanımlanabilen bir kavramdır.

Kronolojik: yaşanmış yıllar

Biyolojik: biyolojik sağlık

Psikolojik: uyum kapasitesi

Sosyal: sosyal rolleri yerine getirme düzeyi

Duygusal: yaşlının kendini algılama biçimi” dedi.

“YAŞLANMA, ÖMÜR BOYU DEVAM EDEN BİR SÜREÇTİR”

Yaşlanmanın ömür boyu devam eden bir süreç olduğunu vurgulayan Şavklı, “Belli bir başlangıç ve bitişi yoktur. Evet, yaşla birlikte bazı psikolojik yetilerimizde azalma olabilir. Mesela zeka parlaklığı azalır, yeni şeyler öğrenmek zorlaşır, hafıza zayıflar, girişim ruhu ve ataklığı gibi alanlar gerileyebilir ancak madalyonun diğer yüzünde bazı yetilerimiz de artmaktadır; bilgelik ve ağırbaşlılık belirginleşir, mantıklı ve doğru düşünme daha sağlıklıdır; muhakeme güçlüdür, yerinde yargılara daha kolay varılır. Bilgi birikimi ve tecrübe, olgun kişilikle birleşirse mutlu ihtiyarlar ortaya çıkar. Daha tutarlı, hoşgörülü ve sabırlı olurlar” şeklinde konuştu.

“YAŞLILIĞA UYUM İÇİN YAPILMASI GEREKENLER”

“Ericson’un Psikososyal Gelişim Evreleri”nde Ericson’un, yaşamı doğumdan ölüme kadar 8 evreye ayırdığını ve bunlardan yaşlılığa karşılık gelen (60 yaş üstü) 8. Gelişim evresinin, Benlik Bütünlüğü Karşısında Umutsuzluk evresi olarak adlandırdığını söyleyen Şavklı, “Bu bağlamda bu evrede umutsuzluk yerine benlik bütünlüğünün sağlanması hedeflenmelidir” diyerek, yaşlılığa uyum için yapılması gerekenleri şöyle sıraladı:

 

“Sağlıklı bir yaşlılık için olumsuz etkenler, olumlu hale çevrilmelidir.

1- Beyin tıpkı makine gibi bir alettir. İyi bakılırsa ömrü uzun olur ve erken yıpranmaz.

Son yapılan araştırmalar beynin sürekli olarak yeni şeyler öğrenmesinin, uyaran etkisi yaptığı ve hücre yaşlanmasını yavaşlattığını göstermektedir. Yaşlanmaktan korkan insan ‘Çalışan demir ışıldar’ sözüne uygun olarak beynini iyi şekilde çalıştırması çok önemlidir.

2- İyi beslenme, özellikle E ve C vitaminleri açısından zengin bir beslenme beyin hücrelerini genç tutar. Özellikle E vitamini, doğal olarak zeytinde bol bulunan bir vitamindir. E vitamini, beyin hücrelerinin oksitlenmesini önlemektedir.

3 – Gençlik ve erişkin yaşam biçimi yaşlılığa en iyi hazırlanmadır. Yaşlılığın bilgece ve rahat karşılanması için kişide koruyucu hayat felsefesi olması, yanlış yargıların düzeltilmesi gerekir.

4 – Kendisini yalnız hissetmeyen, ailesinin, çocuklarının, yakınlarının yanında olacağını düşünen yaşlı birey kendisini daha güçlü hissedecektir. Çocuğunun bir ‘Alo’ demesi, birkaç güzel sözle gönlünü alması ileri yaştaki insana en büyük hediyedir”

GENÇLERİN FARKINDA OLMASI GEREKEN İŞARETLER

Şavklı, gençlerin yaşlanan kişileri ziyaret ettiğinde farkında olması gereken işaretleri ise şöyle sıraladı:

  • “Ev ve bahçenin bakıma ihtiyacı var mı?
  • Ev veya giysiler dağınık mı?
  • Kırılmış, hasar görmüş eşyalar var mı?
  • Kişisel hijyen eksikliği söz konusu mu?
  • Depresif veya modu düşük bir hali var mı?
  • Normal sergilenen davranışların dışında herhangi bir şey fark etmek önem taşımaktadır.”

 

Şavklı son olarak, yaşlılara yönelik projelerde bedensel, zihinsel ve sosyal alanlarda aktivitelerini artırmaya yönelik önlemlerin düşünülmesi gerektiğini vurguladı.