Anne, baba tutumlarının çocuklara etkisi

Uzman Çocuk Gelişimcisi Yonca Yiğit, “Bir çocuğun gelişiminin başladığı ilk ortam anne karnı olsa da daha sonrasında gelişimi aile ortamında devam eder. Bu etkileşimli alanda çocukların ilk davranış eğitmeni ailelerdir. Ancak tüm anne babaların tutumları bir değildir” dedi.

FAHRİ FIRAT

Uzman Çocuk Gelişimcisi Yonca Yiğit, “Anne baba tutumlarından en yaygın olanı aşırı hoşgörülü- izin veren anne baba tutumudur” dedi.

Yiğit, “Çocuğun her türlü davranışları hoşgörü ile karşılanır. Çocuğun tercihlerine karışılmaz. Uyku, yemek ve çalışma durumlarında kesin bir tutum izlenmez. Çocuğun sınırları asla belirlenmemiştir. Kurallara uyulmadığında yaptırım uygulanmaz. Çocuğun her türlü isteği hiçbir denetleme sınırlama olmadan kabul edilir. Neticesinde çocuk doyumsuz, sınırları olmayan, her isteğinin kabul göreceğini düşünen bir birey yetiştirilmiş olmasıdır. Genellikle anneleri ve babaları ‘ Hayır’deme yoksunu kişilerdir. Temelde aslında büyük bir çocuk ihmali vardır. Çocukları mutlu olsun diye tüm isteklerine kayıtsız şartsız uyarlar. Böyle anne babalar hoşgörülü tutumlarından kolay kolay ayrılmak istemezler. Çünkü çocuğa dilediğini vermenin ona karşı koymaktan daha kolay olduğu düşüncesini kendilerine yerleştirmiştirler. Çocuğu en kolay metotla büyütmektedirler. Bırak ver de ağlamasın, siz hiç çocuk olmadınız mı? Bu tip anne babalar kendi yaşamadıklarını çocuklarının yaşamasını isterler.Genellikle bu tutumun toplumda  yaygınlıkla görülmesinin nedeni de budur. Çocuğun bu tutumda en belirgin öğrenmesi ‘ Kurallar benim için değil başkaları için vardır.Ben istediğimi yaparım. Ana babalar çocuklarının sorunlarının çözümünden sorumludurlar.’ cümlesi olur. Bu çocukların gelişimsel açıdan mevcut gelişim özelliğini olumsuz etkiler ve  bağımlılığı,ben merkezci davranışları görülür. Kuralları olan ortamlarda hayal kırıklığına uğrarlar. Uyumsal problemler yaşarlar” diye konuştu.

ANNE, BABA AŞIRI DENETÇİ

Anne ve babanın aşırı denetçi olması, çocuklarda sorunlar yarattığına dikkat çeken Uzman Çocuk Gelişimcisi Yonca Yiğit, “Aşırı koruyucu tutumda ise anne baba aşırı denetleyici olduğundan çocuğa her bakımdan aşırı derecede ilgi gösterilmektedir. Koruyucu aile tipinde ana-baba çocukları ile aşırı düzeyde ilgilenir ve onlarla ilgili her şeyi kendileri yapmak isterler. Çocuklarına olan sevgilerini aşırı bir denetim ile birleştirerek, çocuklarının bireysel ve bağımsız yaşantılarına olanak vermezler. Çocuklarının her şeyi kendilerine bağımlı ve her şeyi kendilerine sormasını, danışmasını isterler. Çocuğun gelişimine göre davranmasına fırsat verilmez. Anne baba sürekli çocuğu ile ilgili kaygılı bir tavır içinde bulunur. Çocuğun seçimleri önemsenmez. Sonucunda çocuklar bağımlı ve özgüven duygularından yoksun ve zayıf bir kişilik geliştirirler. Bağımsız hareket etmede güçlük çekerler. Sorumluluk almak istemezler. Okul başarısı olumsuz etkilenir. Bencil ve çıkarcı olurlar. Grubun dışına itilirler” şeklinde konuştu.

DENGESİZ VE KARARSIZ TUTUM

Yiğit, “Dengesiz ve kararsız tutumda ise; Anne babanın dengesiz ve kararsız tutumu, anne baba arasındaki görüş ayrılığından ileri gelebileceği gibi, anne ya da babanın kendi içinde gösterdiği tutumdan da ileri gelebilir. Anne hoşgörülü bir tutum  izlerken baba baskıcı bir tutum benimseyebilir. Anne çocuğun bir davranışı karşısında ödüllendiriciyken başka bir gün çok kızabilir. Çocuk hangi davranışın “uygun olan davranış”, hangisinin uygun olmayan davranış kategorisine girdiğini kestiremez. Çocukta bazı iç çatışmalar, huzursuzluklar, ardından da dengesiz ve tutarsız bir yapının oluşumuna sebep olur” dedi.

İLGİSİZ TUTUM

İlgisiz tutum konusunda da açıklama yapan Yiğit, “ İlgisiz tutum konusunda ise tüm tutumlardan daha fazla çocuk ihmali söz konusudur. Çocuğun tüm konularında ilgisiz tavır söz konusudur. lgisiz tutumun en büyük belirtisi ana baba ve çocuk arasındaki iletişim noksanlığıdır. İlgisiz ana baba çocuğunu ihmal, hatta psikolojik bakımdan reddeder. İlgisiz ana baba tutumu çocuğa en az sevgi gösteren ve davranışlarını en az kontrol eden tutumdur. Bu tarz anne babalar çocuklarını ‘Saksı Bitkisi’ olarak gördükleri konusu tartışmadan aridir. Çocuklar okula karşı ilgisizdir.Yanlış arkadaşlar edinirler. Zamanını iyi değerlendiremezler. İçki ve sigaraya başlamaya eğilimli olurlar. Engellemeye karşı hoşgörüsüz olurlar. Sık sık suç işlerler. Sevgi ve ilgi ihtiyaçlarını aile dışı ilişkilerden karşılamaya çalışırlar. Otoriter (baskıcı) tutumda anne baba çocuğu aşırı derecede denetlenmekte ve ilgi, istek ve ihtiyaçlarına  az önem verilmektedir. Otoriter tutumu benimseyenler çocuğu, kendini yönetebilecek ve kendisi hakkında bazı kararları alabilecek güçte görmez. Çocukla ilgili her türlü kararı kendisi alır. Çocuğun bağımsız bir kişilik geliştirmesi, bireysel tercih ve davranışları desteklenmez. Otoriter ebeveynler çocuklarına daha az hak tanır. Fakat çocuklara yapabileceklerinin üstünde  sorumluluklar yüklemektedirler ve yetişkinlerin yapabileceği işleri çocuklarından beklemektedirler. Çocuğun istekleri bastırılmaya çalışılır. Katı bir disiplin anlayışı vardır. Çocuğa açıklanmadan kurallar konur. Kurallara kesinlikle uyması istenir. Tartışma kabul edilmez. ‘Kurulan Cümle Üzerine’ cümle kurdurtulmaz’ Çocuk otoriteye karşı geldiğinde cezalandırılır. Sözel iletişime önem verilmez.İletişim, daha çok ana babanın anlatması çocuğun  dinlemesi şeklinde gerçekleştirmektedir. Anne baba aktif çocuk pasif durumdadır. Çocuklarda özgüven, özdenetim, problem çözme davranışı görülmesi olağandır. Genellikle davranış bozukluğuna sahip yetişkinler olurlar” diye konuştu.

DEMOKRATİK TUTUM

Yiğit, “Demokratik tutum, çocukların hem denetlenmesini hem de ilgi ve ihtiyaçlarına karşı duyarlı davranmasını amaçlayan bir tutumdur. Anne babalar çocuklarına karşı hoşgörülüdürler, onları desteklerler, çocuklarıyla ilgili kararlar alırken seçenekler sunarlar, çocuğun seçtiği davranıştan ders almasına izin verirler. Aile ortamı çocuğa kendini anlatma özgürlüğü veriyorsa çocuk sağlıklı biçimde gelişir aileyi ilgilendiren kararlar alınırken çocuğun fikri sorulur. Çocuğun fikirleri ne kadar mantıksız ve basit olursa olsun mutlaka saygıyla dinlenir, çocuk susmaya değil konuşmaya teşvik edilir. Kurallar önceden belirlenir ve çocuklara açıklanır. Çocukların kurallara uymasına yardım edilir. Kurallara uyulmadığı zaman da yaptırımlar uygulanır. Kuralların çocuğun yaşına, kişilik yapısına  uygun olmasına özen gösterilir. Çocuğa iyi model olunur. Aile içindeki bireylerin görüşlerine değer verilir. Çocuğa seçme şansı verilir. Uzun süren kavga ve anlaşmazlıklara rastlanmaz. Sorunlar iletişim ve diyalog kurularak çözülür. Sağlıklı bir gelişim tablosu çizerler.

Tüm anne baba tutumları değerlendirilip incelendiğinde çocukların yaşam ve akademik becerileri seyirlerinde anne baba üslubunun yerinin merkezde olduğunu görmek ve söylemek yorumlama dışında kalır” şeklinde konuştu.