Çarşamba , 19 Aralık 2018
Sanatçı olmak insanın ruhunda olmalı!

Sanatçı olmak insanın ruhunda olmalı!

Ressam Züleyha Durkoç Aslan, yaptığı resimlerle büyük beğeni kazanırken, yetiştirdiği kursiyerlerle de adından sıkça söz ettirmeye başladı.

Aslan, olmanın insanın ruhunda olması gerektiğinin altını çizerken, o ruhu yakalayamayanın başarılı olma şansının olmayacağına vurgu yaptı.

Ressam Züleyha Durkoç Aslan, resim yapmanın diğer sanat dallarından daha keyifli olduğuna dikkat çekerken, çizilen her resmin insanı yeniden hayata bağladığını ve muhteşem bir haz verdiğini söyledi.

A.ÖZTÜRKMEN: Kaç yıldır ressamlık yapıyorsunuz?
Z. DURKOÇ ASLAN: Çocukluğumdan beri resim yapıyorum. Henüz ressam değilim ama ressam olma yolun da ilerliyorum.

A.ÖZTÜRKMEN: Gerçekten öyle mi düşünüyorsunuz? Gördüğüm kadarı ile harika resimleriniz var.
Z. DURKOÇ ASLAN: Teşekkür ederim. Bu konuda yeteneğimin olduğunun farkındayım. Ben resim yaparken ruhumu ve benliğimi ortaya koyuyorum.

A.ÖZTÜRKMEN: Şuanda resim kursunuz var. Resime ilgi var mı sizce?
Z. DURKOÇ ASLAN: Tabii ki resime ilgi var. Resim, insanlığın doğuşundan itibaren var. İlkel insanlar resimleri duvarlara, kayalara çizmişler. Daha sonra bu sanat dalı haline gelmiş. Türkiye’de resim, 18. yüzyıl, Osmanlı İmparatorluğu’nda yeni bir sanat ortamının oluştuğu ve yeni bir resim anlayışının yerleştiği önemli bir dönemdir.

A.ÖZTÜRKMEN: Resim yapma isteği nasıl bir duygudur?
Z. DURKOÇ ASLAN: Resim yapma isteği insanlarda doğal bir duygudur. Resim sanatına ait ilk izlere yontma daş devrinde rastlanmaktadır. Mağaralarda yaşayan tarih öncesi toplumlarda resim sanatında, şaşılacak bir gelişme görülmektedir. Bu devir insanlarının, uçları yanmış tahtalarla yaptıkları mağara duvar resimleri daha çok av sahnelerini canlandırmaktadır. Bu resimlerdeki çizgilerin kıvraklığı ve konuya uygunluğu bugün de hayranlıkla seyredilebilmektedir.

A.ÖZTÜRKMEN: Şu ana kadar kaç kişiye resim yapmayı öğrettiniz?
Z. DURKOÇ ASLAN: Onlarca öğrencim oldu ve hepsi birbirinden başarılı öğrencilerdi. Şuanda da hala kurslarımız devam ediyor. Kurslar daha çok hobi olarak verdim. Hobi kursu vermenin en güzel yanı resim yapma yeteneği olmayan insanlara öğretmek. Başta korku ve önyargı ile geliyorlar. Ben resim yapamam, çizgi çizemem, Cinali yaparım diyenler oluyor ve kursa başlıyorlar. İlk önce çizgi çizmeyi bilmiyorlar. Söyledikleri gibi büyük bir özveri ile çizgi çizmeyi, gerekirse ellerinden tutup birlikte çiziyorum. Yüreklendirmek adına, resim yapmanın zor bir şey olmadığını anlatıyorum ve ilerleyen zaman da emeğin en güzel şekilde karşılığını alıyorum. Çizgi çizmeyi öğreniyorlar.
Sonra tuval ve yağlı boyalarla tanışıyorlar ve yine aynı korku heyecanla yağlı boya ile tanıştıktan sonra çok keyifli çalışmalar yapıyorlar. Bende çok mutlu bir şekilde ilerlemelerine şahit oluyorum. Her tabloları benim için ayrı değerde. İstediğim sonucu elde etmek yaşam felsefem oldu.
Şu gün oturup onları gururla izlemek düşüyor bana.

A.ÖZTÜRKMEN: Neden ressam olmak istediniz?
Z. DURKOÇ ASLAN: Aslında ressamlık demeyelim Stilist olmayı istemiştim. Çocukluğumdan beri model çizmeyi tasarım yapmayı çok seviyordum. Stilist okuluna sadece kayıt yaptırdık. Özel nedenlerden dolayı hayalim yarım kaldı. İlerleyen zaman da karakaleme merak saldım. Daha sonra yağlı boya renklerle tanıştım ve benim iç dünyamı renklerim ile dışarı yansıtmam çok hoşuma gitti. 20 yıl önce tanıştım yağlıboya ile aktif olarak resim yapamadım. Bir eş, anne olarak birçok sorumluluğum vardı. Hayallerime ara vermek zorunda kaldım. Bu arada üzücü şeylerde yaşadım. Sağlıkla ilgili ve resim yapmamın zamanı geldi diye düşündüm. Zaman akıp gidiyor. Ukdelerimi yerine getirmem lazımdı. Resim yapmayı öyle özlemişim ki, doyamıyorum. Sabaha karşı yatıyorum. Gece sessizliğinde en sevdiğim işle baş başa müzik eşliğinde renklerimle dans ediyorum. Resime bu kadar ara vermek beni çok üzdü. Bir yanım hep eksikti. Şimdi tamım. Umarım bir gün iyi bir ressam olurum.

A.ÖZTÜRKMEN: Resimlerinizdeki genel konu ne üzerine?
Z. DURKOÇ ASLAN: Gerçekçi resim yapmayı seviyorum. Konuya bağlı kalmayı sevmiyorum. Konum özgürlük olsun hayata dair renkleri ile güzel bakınca enerji veren resimler. İçimdeki yaşam sevincinin, neşenin dışarı yansıması hoşuma gidiyor.

A.ÖZTÜRKMEN: Siz hedeflediğiniz noktada mısınız?
Z. DURKOÇ ASLAN: Hayır, henüz değilim. Şu ana kadar verdiğim araları telafi etmek adına daha çok çalışıyorum. Umarım hedefime ulaşırım.

A.ÖZTÜRKMEN: Bundan sonraki hedefleriniz?
Z. DURKOÇ ASLAN: Tabi ki iyi bir ressam olmak. Güzel tablolara ve başarılara imza atmak.

A.ÖZTÜRKMEN: Ressam olmasaydınız. Ne olurdunuz?
Z. DURKOÇ ASLAN: Stilist kendi tasarımlarım ile marka oluşturmak isterdim. İnsanların kıyafeti sadece giymek için değil de kıyafet giymenin de bir sanat olduğunu duyurmak isterdim.

A.ÖZTÜRKMEN: Hayalinizdeki resim ne?
Z. DURKOÇ ASLAN: Resim konusunda hayallerim özgür. Şu güne kadar yapılan resimler arasında farklı bir tarz oluşturmak olurdu.

A.ÖZTÜRKMEN: Güzel bir resim nasıl yapılır?
Z. DURKOÇ ASLAN: Güzel bir resim yapabilmek için konuyu iyi tanımak ve iyi bir gözlemci olmak gerektir. Resim yapmayı sevdiğiniz halde çalışmalarınız bir türlü istediğiniz gibi olmuyorsa büyük bir ihtimalle varlıkları tanımıyor ve onları gerçek anlamda göremiyorsunuz, demektir. Bu durumda yapılacak en önemli şey, her gördüğünüze dikkatle bakmak olmalıdır.