Pazartesi , 14 Ekim 2019
NARENCİYE İHRACATINDA, YÜZDE 10 ARTIŞ BEKLİYORUZ

NARENCİYE İHRACATINDA, YÜZDE 10 ARTIŞ BEKLİYORUZ

Ulusal Turunçgil Konseyi Başkanı Kemal Kaçmaz, hava koşullarından dolayı bu yıl meyvelerde yaşanan gecikmeli olgunlaşmadan dolayı, sezonu geç açtıklarını ifade ederken, narenciye sezonunda bu sezon yüzde 10’luk bir artış beklediklerini söyledi.

ABDULLAH ÖZTÜRKMEN

Kaçmaz, 2 Eylül itibari ile Turunçgillerde ihracat sezonu başladığına vurgu yaparken, en erkenci tür olan maya limonla sezonu başlattıklarının altını çizdi.

SEZONA 15 GÜN GEÇ BAŞLADIK

Kaçmaz, “Şuanda enterdonatla ilgili izin verildi. Daha sonra erkenci mandalinalara kesim ve ihracat için izin çıktı. Çünkü bu meyveler belli bir verimliliğe çıktı. Şuanda ihracat hızla devam ediyor. Bu yıl Eylül ayı içerisinde 45 bina yakın narenciye ihracatı gerçekleşti. Tabii bu sezon, geçen yıla göre, 15 gün gecikmeli başladı. Tüm meyvelerde bu yıl, olgunlaşma süreci 15 gün geç başladı. Sadece narenciye ürünlerinde değil, tüm meyvelerde de hava şartlarına bağlı olarak, 15 gün gecikme ile meyveler olgunlaşmaya başladı” dedi.

KALİTEYLE İLGİLİ BİR SORUNUMUZ YOK

Ulusal Turunçgil Konseyi Başkanı Kemal Kaçmaz, ürünlerde kalite ile ilgili bir sorunlarının olmadığına dikkat çekerken, sözlerine şöyle devam etti, “Bu yıl erkenci ürün dediğimiz özellikle enterdonat limonda yine mevsimsel şartlara bağlı olarak, geçen yıl yaşadığımız aşırı yağış ve diğer taraftan bu Mayıs ayı içerisinde olan çiçek zamanı çok aşırı sıcaklığın artması ve düşmesi nedeni ile çiçeklerde dökülme oldu. Erkenci limon dediğimiz ikinci limon enterdonat limonda, bir düşüş var. Tabi biz buna rağmen, bu sezonda narenciye ihracatımızı bir önceki yıla göre, yüzde 10 artırmayı hedefliyoruz. Şuan kaliteyle ilgili herhangi bir sorunumuz yok. Özellikle pazarlarla ilgili bir sorunumuz yok. “

Ulusal Turunçgil Konseyi Başkanı Kemal Kaçmaz, gelecek yıl Mersin’de düzenlenecek Uluslararası 14. Turunçgil Kongresi ile ilgili olarak, “Mersin’de yapacağımız kongre, Mersin’in geleceğini değiştirecektir” dedi.

Kaçmaz, narenciye ihraç ettiğimiz ülkeler konusunda bilgilendirme yaparken, “En çok ürün ihracat ettiğimiz ülkeler arasında Irak birinci sırada yer alıyor. Eylül ayı içerisinde ihracatımızın yüzde 36’sının Irak’a gerçekleştirdik. İkinci sırada Rusya var. Bunu sırasıyla Ukrayna, Sırbistan, Romanya ve Polonya olarak devam ediyor. Tabii bu sene diğer ürünler, özellikle mandalina, portakalın devreye girmesi ile lamas limon türünün devreye girmesi ile birlikte ihracatın daha da hızlı artarak, devam etmesini bekliyoruz” diye konuştu.

MERSİN, TURUNÇGİLİN BAŞKENTİ

Kaçmaz, “Mersin, özellikle limon üretiminde yüzde 60 ile 70 arasında mevsimsel şartlara göre değişim gösteriyor. Mersin, limon ihracatında birinci sırada. Tüm dünyada Mersin, turunçgilin başkenti olarak anılıyor. Bazı illerimizde, Mersin’de üretilen narenciyeyi Karadeniz üzerinden farklı ülkelere ihraç eden firmalarımız var. Bunun net İstatistiği rakamlarına bizde ulaşamıyoruz.  Bunun nedeni de,  buradaki paketleme yerlerinde işlenmesi ve bir çoğu Karadeniz üzerinden, bazıları da diğer iller üzerinden ihracatlarını yapmaları. Ama şu da bir gerçek ki, hem üretim de, hem ihracatta Çukurova bölgesi, Mersin, Adana ve Hatay başta olmak üzere narenciyenin en yoğun olarak üretildiği ve ihracat edildiği illerimiz arasında yer alıyor. Tabii bu üretim şeridinde, Hatay’dan başlayarak, İzmir’e kadar olan bölümde Türkiye’nin narenciyesi üretiliyor. Şuanda bizi mutlu eden, üretimde ve ambalaj sanayinde, dünya standartlarının üzerinde üretim ve ambalaj yapabiliyoruz. Şuanda özellikle AB ülkeleri ile olan ihracatımız artarak devam ediyor. Bu da şu anlama geliyor; artık Türk narenciyesi, dünyada tutulan, beğenilen ve en çok tercih edilen ürünler arasında yer alıyor” şeklinde konuştu.

ÜLKEMİZ SÖZ SAHİBİ

Turunçgil konusunda ülkemizin söz sahibi olduğunun altını çizen Kaçmaz, “ Diğer taraftan 2016’dan beri tüm dünyada Turunçgil topluluğunun başkanlığını ülkemiz yürütüyor. Bu da ülkemizin küresel bir oyuncu olduğunun en son ifadesi.  13-08- 2020 tarihinde 14.cü Uluslararası Turunçgil Konseyi kongresi Mersin’de yapılacaktır. Bütün paydaşlarımızla birlikte, bu kongreye hazırlığımız devam ediyor. Yine bu kongre, akademik ağırlıklı olduğu için bilim kurulumuzu oluşturduk. Çukurova Üniversitesi ve diğer üniversitelerimizle birlikte paydaşlarımız arasında bilim kurulumuzu oluşturduk. 2 Eylül’den itibaren de çağrıya çıktık. Şuanda tüm dünyada, gerek üretici ülkelerde, gerekse Turunçgil ithal eden ülkelerde Türkiye, Mersin ve turunçgil konuşuluyor.  Turunçgille ilgili bütün süreç ele alınacak. Üretimden, tüketiciye kadar olan tüm süreç ve yeni çeşitlerle ilgili. Bunların arasında turunçgille ilgili, hastalıklarla mücadelede kullanılan ilaçlarla, gübrelerle, çeşitlerle, turunçgil ekonomisi ve sulama ile ilgili, bütün aklınıza gelebilecek her şey kongrede masaya yatırılacak. Şuanda dünyada ülkemize önemli bir ilgi var.  Büyük bir katılım bekliyoruz.  Bu her 4 yılda bir gerçekleşen kongre. Bütün sektör, bu kongreyi heyecanla bekliyor. Herkes kendi kulvarında yaptığı çalışmaları, yenilikleri, yeni türleri, zararlılarla mücadeleyi, bu kongrede sunum halinde gerçekleştiriyorlar. Bizde burada dünyadaki bütün gelişmeleri göreceğiz. Bu da bizim için önemli bir gelişme olacak. Diğer taraftan ilimizin, ülkemizin ve turunçgil sektörünün dünyada bir tanıtımın gerçekleştireceğiz. Daha önce de yapmış olduğumuz plan doğrultusunda  bu süreçle ilgili çalışmalarımızı devam ettiriyoruz. Şuanda aksayan bir şey yok. Bütün paydaşlarımız, Mersin’deki bütün STK’lar, belediyelerimiz, diğer yandan Adana’daki  büyük STK’lar bu kongreye azami derecede destek veriyorlar. Bundan son derece mutluyuz” dedi.