Çarşamba , 17 Temmuz 2019
Makro minyatür heykeller

Makro minyatür heykeller

Mersinli sanatçı Recep Alçamlı, Kurşunkalemlerin içinde bulunan grafit malzemesini işleyerek mikro seviyede heykeller yapıyor.

ABDULLAH ÖZTÜRKMEN

Elazığ’da Kimya mühendisliği eğitimi sırasında merak saldığı minyatür heykel yapımını mezun olduktan sonra da Mersin’de sürdürüyor.

Recep Alçamlı, 1991 yılında Mersin’de doğan sanatçı,  dünyada minyatür heykelleri yapan çok az sayıda insandan biri.

Bugüne kadar bir çok dış basında haber konusu olan Recep Alçamlı  ilk kişisel heykel sergisini 2018 yılında Mersin’de Epileptik Art Sinema Fotoğraf Atölyesi’nde açtı.

 Dünya genelinde bu sanatı yapabilen az sayıda kişiden biri olan sanatçı, üretimlerine sürdürürken önümüzdeki günlerde Epileptik Art Sinema Fotoğraf Atölyesi’nde açacağı yeni heykel sergisinin heyecanıyla birbirinden güzel heykeller yapmaya devam ediyor. 

Çocukluğundan itibaren sanat tarihine özel bir merakı olduğunu söyleyen sanatçı, mikro ölçüde heykeller yapmaya 2011 yılında başladığını belirtiyor.

Babasının yağlıboya resimleri yapığını belirten Alçamlı, “Çocukluğum zaten sanatla iç içe geçti. Evde babamın boya ve fırçaları arasında büyüdüm” diyerek, kendisinin hiçbir zaman sanattan uzak kalmadığını söylüyor ve ekliyor, “ Grafit işlemeye tamamen meditasyon ve düşüncelerimi dışarıya yansıtma yolum olarak bakıyorum. Beni rahatlatıyor, yavaşlatıyor. Nefes alışım yavaşlıyor ve kalbimin sesini duymamı sağlıyor. Bu da hayatın keşmekeşliğinden kendimi kurtarmamı sağlıyor.  Grafit işlemeye başladıktan kısa bir zaman sonra Almanya‘da yaşayan bir sanatçının çalışmalarına rastladım. Uzun yıllardır eserler ortaya koyan bir sanatçıymış. Onun eserleri beni daha da heyecanlandırdı ve heykellerimi daha da geliştirebileceğime inancım arttı. Çalışmalarım ülkemizde ve 14-15 ayrı ülkede 260 civarı yazılı ve görsel medyada yer buldu. Bu süreçte ülkemizden ve yurtdışından bana ulaşarak bu sanata başlamak isteyen ve başlayan insanlar oldu. Bu beni daha da mutlu etti.  Bu sanatı ne kadar duyurursam, ilgilenen sayısını ne kadar artırırsam o kadar mutlu oluyorum.  Şu anda dünyada sanırım 10 civarında kişi bu sanatla ilgileniyor. Umarım bu sayının daha da artmasına bir katkı sağlayabilirim. Çok farklı heykeller yaptım bu güne kadar.  2-3 günde bitenler de oldu, aylarca sürenler de.

Çalıştığım eserin zorluğuna ve tasarımına göre süresi de değişiyor.  İyi bir eser çıkarabilmek için ruhen de iyi olmam gerekiyor. Çok hassas çalışmam gereken bir üretim olduğu için, heyecanlı ya da gergin anlarımda değil de daha dingin ruh halimle çalışmayı tercih ediyorum. Çalışırken dinlediğim müziği bile bu ruh halime uygun seçmeye özen gösteriyorum. Dünyada ya da ülkemizde gelişen olaylara duyarsız kalamadığımdan eserlerimle hayatı yorumlamaya çalışıyorum. Bazen kızgınlıklarımı, üzüntülerimi bazen da sevinçlerimi yansıtıyorum eserlerime.  Bugüne kadar bir çok kişi ve kuruluşlara özel tasarım eserler yaptım. Benim için en değerli çalışmalarım, sosyal sorumluluk çalışmalarında yer alanlar oldu her zaman.  Mustafa Kemal Atatürk büstü, Engelli dostlarımız, şiddet mağduru kadınlar, soma faciası, yüce şehitlerimiz, Adalet konulu çalışmalarım benim için çok değerlidir” diye konuştu.

Fotoğraflar: Taylan Deprem