Cumartesi , 20 Nisan 2019
‘Kat mülkiyeti ve kira hukuku’

‘Kat mülkiyeti ve kira hukuku’

Türkiye Barolar Birliği (TBB) ve Mersin Barosu işbirliğinde avukatlara ve farklı meslek gruplarına yönelik ‘Kat Mülkiyeti ve Kira Hukuku’ konulu seminer düzenlendi.

HABER MERKEZİ

 Kentsel dönüşümün kanayan yara olduğunu belirten Yeşilboğaz, “Kentsel dönüşümün nasıl uygulanacağı bilinmiyor. Yatay yerleşimden sonra, dikey ve toplu yaşama geçtiğimiz andan itibaren, insanların birlikte yaşamasından kaynaklanan sorunların aniden baş göstermesi, kira ve kat mülkiyeti hukukunu hayatımıza soktu” dedi.

“TOPLU YAŞAMA GEÇİŞ, KİRA VE KAT MÜLKİYETİ HUKUKUNU HAYATIMIZA SOKTU”

Türkiye Barolar Birliği Eğitim Merkezi yürütme kurulu üyesi Av. M. Şeref Kısacık, Yargıtay Onursal Daire Başkanı Mahir Ersin Germeç, İstanbul Barosu üyesi Av. Mustafa Özdoğan’ın konuşmacı olduğu, Mersin Barosu Konferans Salonu’ndan düzenlenen seminer; Mersin Barosu Başkanı Av. Bilgin Yeşilboğaz, yönetim kurulu, avukatlar, stajyer avukatlar, hâkimler ve farklı meslek gruplarının katılımıyla gerçekleşti.

Yoğun katılımın olduğu seminerin açılış konuşmasını yapan Mersin Barosu Başkanı Av. Bilgin Yeşilboğaz, kat mülkiyeti, kira hukuku ve kentsel dönüşüm konularında eğitim açığının olduğu gerekçesiyle bu semineri önemsediklerini ifade ederek, “Yatay yerleşimden sonra, dikey ve toplu yaşama geçtiğimiz andan itibaren insanların birlikte yaşamasından kaynaklanan sorunların aniden baş göstermesi, kira ve kat mülkiyeti hukukunu hayatımıza soktu. Son yıllarda birçok yasa değişikliği, bu işi içinden çıkılmaz hale getirdi. Hala bazı kiralama olaylarında yetkili mahkemelerin neresi olduğunu dahi bilmekte zorlanıyoruz. Kentsel dönüşüm kanayan bir yara. Kentsel dönüşümün nasıl uygulanacağı bilinmiyor” ifadesini kullandı.

 “İMAR BARIŞINDA AVUKATLARA BÜYÜK GÖREVLER DÜŞÜYOR”

TBB Eğitim Merkezi yürütme kurulu üyesi Av. M. Şeref Kısacık, “Yerleşik yaşama geçtikten sonra tek binalarda oturuyorduk. Sonra 60’lı yıllarda kat mülkiyeti hukuku yasası çıktı ancak birkaç bloktan oluşan siteler aynı parselde olmaya başlayınca, birden çok aynı parselde kurulup birden çok blokla ilgili kat mülkiyeti kanununda değişiklik yapıldı. Bu da yetmedi, başta Ankara, İstanbul, İzmir, Mersin, Adana, Eskişehir ve küçük ilçeler de dâhil olmak üzere, TOKİ ve KİPTAŞ’lar, büyük inşaat şirketleri girdi. Yüzlerle, binlerle ifade edilen mahalle Kat mülkiyeti kanunu kapsamına girmiyordu ve aynı yönetim planıyla yönetilmeye başlandı. 2007 yılında birden çok parselde kurulu siteler kat mülkiyeti kanunu kapsamına girdi. Sonrasında kat mülkiyeti kanunundan doğan tüm davalar sulh hukukta görülür derken, Yargıtay’ın toplu yapı şehri var mı? Toplu yapı yönetimine geçildi mi? kargaşası hala yaşanıyor. Oysa ne tapu kanununda, ne kat mülkiyeti kanununda ne de medeni kanunda, hiçbir kanunda toplu yapı şehri diye bir şey yok. Birden çok parselde kurulu sitelerde bölünme, parçalanma riskiyle ortaya çıktı. Ayrıca imar barışında avukatlara büyük görevler düşüyor.” diye konuştu.

“KAT MÜLKİYETİ KONUSUNDA BAROLAR VE STK’LAR MÜCADELE ETMELİ”

Yasaların değişmesi gerektiğini belirten  Av. M. Şeref Kısacık, “Kat mülkiyeti alanında mücadele eden sivil toplum örgütü yok. Barolar bünyesinde kat mülkiyeti ile ilgili komisyon ve merkezler kurulmalı, barolar birliğinde üst yönetim olmalı ve yasa koyucularla iletişim kurarak, bu yasaların değişmesi sağlanmalıdır. İstanbul Başakşehir’de bir sitenin için Fatih Terim Stadı var. Milli maç günü bizim site açık tuvalet, otopark oluyor. Sitenin içinde viyadüklü yol, karakol, hastane, okul var. Bazı siteleri TOKİ ve KİPTAŞ yaptı diye koca bir şehri, koca bir mahalleyi tek bir yönetim planı ile yönetmeye çalışıyorlar. Kat mülkiyeti kanunu sadece kat mülkiyetiyle uğraşanlar için değil, iş hukukçularının ve sigorta hukukçularının da bilmesi gerekiyor” şeklinde konuştu. Yargıtay Onursal Daire Başkanı Mahir Ersin Germeç ise, kat mülkiyeti yasasının 20. maddesinde yer alan ortak giderlerin tahsili ile ilgili yapılan düzenleme hakkında bilgiler vererek, “Ortak giderlerden payını ödemeyenler hakkında neler yapılabileceği konusunda 20. maddede ‘ortak gider payını ödemeyen malik hakkında, kat maliklerinden herhangi biri, yönetici veya denetçi, o kişi hakkında icra takibi yapabilir, dava açabilir’ diye belirtilmiştir. Demek ki burada ortak giderleri ödemeyenler hakkında dava açma hakkı, kat maliklerinin her birine ve yöneticiye tanınmış bir hak var. Üçüncü durumda olan şirket veya özel bir kişi, ana taşınmazda malik değilse, yönetici sıfatı da yoksa, kat malikleri kurulu karar vermiş olsa bile böyle bir hak uygun olmaz. Kat malikleri kurulu da yasanın kat malikine ve yöneticiye tanıdığı dava açma, takip yapma hakkını elinden alıp, bir başka ilgisiz kişiye veremez. Bu hukuka uygun değil” dedi. İstanbul Barosu üyesi Av. Mustafa Özdoğan’ın da kat mülkiyeti ve kira hukuku hakkında bilgiler vermesinin ardından seminer sona erdi. Baro Başkanı Av. Bilgin Yeşilboğaz ve yönetim kurulu seminer sonunda panelistlere teşekkür plaketi takdim etti.