Salı , 16 Temmuz 2019

Kadına ve çocuğa şiddetin psikolojik travmaları

Kadına ve çocuğa şiddetin psikolojik travmaları okullarda ders müfredatı olarak okutulmalı.

Hani diyoruz ya önce eğitim. Eğitim aileden gelmeli, okullarda devam ettirilmeli, saygıyı, sevgiyi, zihniyet dönüşümünü ortaya koymalıyız ki, çocuklarımızın gelecekte şiddete yönelik birer fert olarak önümüze çıkmasınlar.

Aile içindeki şiddete şahit olmuş çocuklar, yarın aynı şiddeti normal bir olaymış gibi eşine, dostuna, arkadaşlarına uygulamaktan çekinmezler. Kadına, çocuklara zayıflara şiddet içeren filmleri, romanları, tiyatroda ve sosyal medyada, tv. de  bu konuyla ilgili kamu spotu yayını yapılmalı, Şiddetin çok çok kötü bir şey olduğunu çocuklarımıza görsel, işitsel, basın yayın aracılığıyla  ulaşmalı ve benimsetmeliyiz.

Şiddetin çeşitleri; Ekonomik, sosyal, kültürel, töre,  toplumsal uyum, çocuk yaşlarda kız çocuklarının evlendirilmesi, iki dudak arasında verilen kararın  aile arasında kanun kadar kudretli madde sayılması, mahalle baskısı, toplumsal baskılar, ötekileştirmeler, dil, din, ırk, mezhep ayırımları, azınlıklar üzerindeki toplumsal ve siyasi baskılar, buna bezer olaylar karşımıza şiddeti ve şiddet içerikli toplumun kanayan yarası olarak önümüze sorun olarak çıkmaktadır.

Cahil büyüklerin şiddetinden kurtulmak için, çocuklarımızın geleceğin olgun, şiddete karşı duran, her türlü şiddeti gerek teoride, gerekse pratikte ret eden nesillerin yetişmesi için, devlete, sivil toplum örgütlerine, yazarlara, gazetecilere, şairlere, öğretmenlere, muhtarlara, din adamlarına, eli kalem tutan sağ duyulu tüm bireylere büyük görevler düşüyor. Sevgili anne babalar eşinize, çocuklarınıza, zayıf gördüğünüz insanlara lütfen şiddet uygulamayın. Unutmayın ki, yetiştirdiğiniz nesil sizlerin eseridir. Ne ekerseniz onu biçersiniz. Kızınıza şiddet uygulayan bir damat ister misiniz.? Duyar gibiyim. Tabi ki, hayır dersiniz. O zaman  tek sloganımız Şiddete hayır, şiddet uygulayanları dışlayın, hayatınıza sokmayın. Şiddetsiz toplum, şiddetsiz ortam huzurumuzdur.

Selam ve sevgiyle kalın.

Ömer Lütfü Kalender