Pazar , 17 Kasım 2019
HOCALARIN HOCASI, MERSİN”DE TİYATRONUN TEMEL TAŞI

HOCALARIN HOCASI, MERSİN”DE TİYATRONUN TEMEL TAŞI

BİR BAŞARI ÖYKÜSÜ: YUSUF ÖZ

Mersin’de tiyatro denince ilk akla gelen bir tiyatro emekçisidir Yusuf Öz. Herkesin ağabeyi ve hocaların hocası unvanını taşıyan Yusuf Öz ile tanışmam Yasin Korkmaz’ın “Netekim Karakolu” filminde olmuştur. Benim de rol aldığım filmde Yusuf Öz gibi bir usta ile birlikte sahne almamın hoşnutluğunu anlatamam. Sorularıma içtenlikle cevap veren “dev adam” Yusuf ağabey, anlattıkça gözümde daha da büyüdü. “Hocaların hocası” Yusuf Öz’ün dünyaya gelişi bile mucize… Nejat Uygur ile sahne almış Yusuf hocanın renkli dünyasında bir de Vahi Öz anısı var ki dillere destan…Rutin tanışma faslından sonra Yusuf ağabey anlatıyor:

-1948 yılında Tarsus’ta Minnet kötünde dünyaya geldim. Merhum babam İbrahim Bey ile yine merhume annem Bedia hanımın benden önce 9 çocuğu olmuş, hiçbiri yaşamamış. Bana da yaşamaz gözüyle bakmışlar. Takdiri ilahi yaşamışız işte.  Ailem Arap kökenli ama soyumuz Eti Türklerine kadar gider.  Benim dünyaya geldiğim köyü büyük dedem kurmuş, köyün adı da eşinden yani büyük ninem Himmet hanımdan gelir. Zamanla adı “Minnet” olmuş.

Anlattıkları adeta efsane olan Yusuf Öz, “Efsaneler” kitabında da adı geçen dedesi “Şıh Memed” i anlatırken gözleri parlıyor. Öyle ya kırılan metal karasabanı dua edip, iple kırık yerinden “sivri bir ot” ile diken ve herkesi şaşkına çeviren ve bu nedenle “dikişçi” lakabını alan büyük dede yaşarken efsane olmuştur. Yusuf Öz, “inanmayan efsaneler ve de Tarsus tarihi ile ilgili kitapları okusunlar” diyor. Babasının da tedavisi olmayan Sedef, cilt kanseri benzeri hastalıkları tedavi edecek kadar “lokman hekim” misali derin tıbbi bilgiye sahip olduğunu ve kendi el yazsıyla Arapça yazılı kitabı olduğunu söylerken yine haklı olarak gözleri parlıyordu. Tiyatro ile tanışmasını ve Tarsus’ta tiyatronun temellerini lise arkadaşı Haşmet Zeybek ve birkaç arkadaşı ile birlikte attıklarını anlatırken, erken yaşta kaybettiği arkadaşları adeta gözünün önüne geliyor ve duygulu anlar yaşıyor.

1963 yılında Tarsus Orta Mektebi’nde Namık Kemal’in “Vatan yahut Silistre” oyununun da (iri yarı olduğum için bu rolü bana verdiler)asker rolü ile sahneye çıktım. Böylece tiyatroya ilk adımımı atmış oldum. Tarsus lisesinde Haşmet Zeybek ile okurken, “Halkevini kendi imkanlarımızla onarıp,  “Halk oyuncuları” adı altında ilk tiyatro oluşumunu gerçekleştirdik. Kurucu üyeler arasında rahmetli  Haşmet Zeybek, rahmetli İsmail Hakkı Bilgenoğlu, rahmetli Muhittin Özfidan, rahmetli Aytekin Öztürk, rahmetli Ali Korkmaz, rahmetli Metin Çeliktaş, Caner Öztaş, Ekrem Kahraman, Orhan Kır ve Bursa Devlet Tiyatrosu’ndan emekli ünlü tiyatro adamı Erdal Ünver kardeşim vardı. Bu arada ablam Lütfiye Altıparmak’ın evinden koltukları, eniştem Cemil Bey’in kahvesinden markalı sandalyeleri tırtıklayarak  Haşmet’in o yıllarda yazdığı “Kalem tutan eli öp” adlı oyununu oynadık. İzlemeye gelen ailem; annem babam, başta ablam izinsiz aldığım evindeki koltukları hemen tanıdı, ama çalındı sandığı koltukları sahnede görünce gülerek karşıladı. İşte ailem benim her zaman destekçim olmuştur. Burada her yıl en az 3 oyun çıkartırdık. Tarsus lisesinde tiyatro kolu başkanı bendim. Haşmet Zeybek oyunları yönetirdi.

    PROFESYONELLİĞE İLK ADIM… AMATÖR RUHLU PROFESYONEL…

Nejat Uygur ve Hüseyin Peyda ve Meral Niron ile sahne aldığını anlatırken adeta o günleri yaşıyor gibi heyecanlanan ve ünlü Vahi Öz’ü anlatırken kahkahalara boğulan Yusuf Öz, soyadı benzerliğinin usta oyuncu Vahi Öz tarafından bir çeşit “güzellemeye” dönüştürüldüğünü söyledi.

     -Mersin’de ünlü “Kel Mazhar” gazinosuna Nejat Uygur’un geldiğini duyunca heyecanla Haşmet Zeybek ile tanışmaya gittik. Ben, orada Hüseyin Peyda, Meral Niron, Muazzez Arçay ve daha sonra Ankara Çocuk Tiyatrosu’nu kuracak olan Nejat Oran ile sahne alıp profesyonelliğe ilk adımı attım. 1965 yılı idi, 5 ay onlarla oynadım. 1968 yılına kadar da onların oyunlarını Tarsus’ta oynattım. Bu oyunların teksi yoktu, bu oyunları (çoğu komedi olan süt kardeşler, alo tımarhane mi? Benzeri oyunlar) ezberimden oynadım, oynattım. “Mükemmel “derler, ama gerçekten hala ezberim ve hafızam mükemmeldir. Ancak; hala kendime profesyonel demem.

Kendine “hala profesyonel demem” diyen Yusuf Öz’ün profesyonel hayatı hızla yükselişe geçer. 1969’dan itibaren (askerde bile subay gazinosunda)hep tiyatro yaptığına dikkat çeken Yusuf Öz, bu yıllarda Halil Ergün’ün Ankara’da kurduğu Birlik tiyatrosunda usta sanatçılar Semiha Berksoy, Zeliha Berksoy, Meral Niron ve Halil Ergün ile sahne aldığını hatırlatıyor.   Yarım asırdan fazla 55 yıldır sahnede olan ve Tarsus Belediyesi içinde “Yusuf Öz Sahnesi” adıyla bir de sahnesi bulunan Yusuf Öz kahkahalarla Vahi Öz’ü anlatırken onun büyük bir sanatçı olduğunu da adeta anımsatmak istiyordu:

— Kendisine ziyaret ettiğimde o müthiş zekasıyla beni kırmayıp, kendisi de Adanalı idi, “Mersin’den yeğenim gelmiş” diyerek herkese tanıttı. Hatta “aynı memleketliyiz akraba olabiliriz” diyerek beni de çok mutlu etti. 1968 yılında Haşmet Zeybek’in Irgat oyununda gazeteci rolünde Çetin Altan’ı oynadım.  O da gazete de bizden söz etti. Arkadaşımız İsmail Hakkı çok cılız olmasına rağmen “Pehlivan” lakabıyla takılırdık. Bir gün bir turnede gerçek pehlivan varmış. İsmail’i “gel bir el ense çekeyim” diyen gerçek pehlivanın elinden zor aldık.    1996 yılında Çağrışım tiyatrosunu kurduk. Yazarımız Nihat Çapar idi. Murat Çapar, Ahmet Çapar ve Ercüment Güvenç ile çok sahne aldık.2003 yılına kadar aralıksız her yıl 2’şer oyun oynardık.

   “TARSUS ŞEHİR TİYATROSU’NU BEN KURDUM”

     2003 yılında Tarsus Belediye Başkanı Burhanettin Kocamaz ile Tarsus Şehir Tiyatrosu’nu kurdum. 2010 yılına kadar hem oynadım, hem yönettim.  Deniz Sandalcı, Hasan Topuz, Tayfun Bağcı, Tevfik Dinç ve Doğan Kahraman, Kazım Güçlü, Nihat Çapar ile çok sahne aldık.

    GENÇLERE TAVSİYE…

Yusuf Öz ders niteliğinde gençlere yılmayıp, çok çalışmaları gerektiği tavsiyesinde bulunarak, herşeyin üstünden cesaretle gelebileceklerini söyledi ve “Alaylıda olsa hoca çok önemli” dedi.