Cumartesi , 16 Kasım 2019
“Hamit İzol’un eseri darmadağın edebilir”

“Hamit İzol’un eseri darmadağın edebilir”

N“Hamit İzol’un eseri darmadağın edebilir”

Azerbaycan’ın ünlü senarist ve film yapımcısı Hafiz İmamnazerli, Mersinli Yazar Hamit İzol’un “Roza” adlı kitabından çok etkilenerek, hikayenin kendinde oluşturduğu duyguları ve bu hikayenin vermiş olduğu sosyal mesajları anlattı. İmamnazerli, Hamit İzol’un eseri beyni hedef seçip darmadağın edebilir, insanı strese sokabilir, bazen ruhsal isyana çağırıyor” dedi.

NUR ÇANKAYA/ÖZEL

İmamnazerli, kitaptan nasıl etkilendiğini anlatarak, bu hikayenin vermiş olduğu sosyal mesajları anlattı. İmamnazerli,  “Hamit İzol’un eseri beyni hedef seçip darmadağın edebilir, insanı strese sokabilir, bazen ruhsal isyana çağırıyor, bazen kadere… Romanın konusu gerçek hayat olayından alınmıştır, sanatsal hayalin süzgecinden geçirilerek okurunu bile ahengrübasına çekiyor. Burada gerçek kahramanlar, daha net söylersek, prototipler de var, anne hatun dolgunluğuna, dramatik modele hizmet eden karakterler de gerçək, ama çok acı bir gerçek, umutsuz, noel kesmiş kaderler, çaresiz bakışlar, kabuslarla qol- boyun yaşayanların alın yazıları donmuş renklerde gelerek bir tablo yarattı. Zilletin, haksızlığın, hüquqsuzluq’ın boğaz’da yığıp kalmış qəhərin tablosu.burada anneler göğüslerinden süt yerine sitəm içiyorlardı.cocuklarına.burada bebekler dil açtığında ilk kelimeleri sirinsimiş dert ağacına çarpıp o gibi yüzlerine dönüyor. Burada bebekler ayak açtığında zaval taşının, qaçdı- tuttu oynadığında kanı laxtalanmışkesik başın üstüne yıxılırlar.burada hayat yok, sıkıntı bahçesi var: Güller yerine siyah – siyah dikenler, ısırganlar bitirir.illah ki, ter gül diye kokusunu almak istersen, burnuna yanmış saadet’in külü tepilir.ya da çürümüş cesedin qoxusu.ecaib – qeraib, sası geleneklerin qaramatlığı bağrını taner. Karakterler ressam netliği ile işlendi: Tüm çizgileri, dürüst renkleri, öfke – öfkeleri, paxır’ları, özleziyən umut yerleşmişti ile birgə.olmuş hadisə- gerçek yaşam olgusu yazarı o kadar duygulandırdı ki, işte bu baştan kitabın kapağında “Ablamın ölümünü annem onayladı” harını verib.eseri solukta (başka türlü mümkün değil) okuyup bitirdikten sonra bu kanıya varıyorsun ki, yeryüzü kabuğundaki anons asla ve asla önceden ilgi uyandırmak, okuyucu duygularının ipini. Elde tutmak kargaşaya yaratmaqmanevri veya müderrisin reklam -reklam, pazarlama taktikleri deyil.bu – Hamit İzolun bağrını qarsıdan sarsıntıdır, içini üfleyip geçen feryattır, insanlıktan, genel insanlıktan aman diləyir. yazarın önsöz karşılığı kaydlarından çektiği acıları, endişeleri duyuyoruz; “”Sonuçta bu kitabı yazmam, içimde oluşan yaranın neticesidir.her türe cinayetlerini, iftiralara kurban giden kızlarımızı, kadınlarımızı düşündüm. Türkiye’nin tanık olduğu bir cinayet işləndi.suçlu, seven bir gehc taklif, seven kalbin tam ortasından vuran bir amca, emri veren anne ve baba”. Zannediyorum, hümanizma, mükemmele ışığa doğru anlamına gelen düşünce edebi epitet’ı bu romanda daha çok yerine düşüyor.  Eser kendisinde Anadolu kadınlarının hüquqsuzluq’ına karşı cesur bir protestonu, mahalli, etnik tefekkürden su içen yazılmamış yasaların iptaline çağrı harını içeren edir.bu insan kaderi zemininde yaşanan acıların, boğulan, kanuna qeltan edilen sevginin, gereksiz törelerin sırıdığı cehalet damgasının koparılması sloqanıdır.ideya tarifinin açılışına uygun modelde – nesnel gerçekliğin takdir edebilme şeklinde “Roza” romanı kör düğümün çözülmesi formülüdür. Canlı, tatlı masal üslubu, karakterler arasında doğal diyaloglar, sözün kudretine yaslanan, felsefi düşünceye yol açan ifadələr.müəllifin gözlemlerinin keskinliği hayat bilgisinin yetərliliyi tehkiyeyi fundamentallaşdırır.dürüst matematiksel titizliği ve renkler sayfa sayfa derinleşen ziddiyetlerde karakterlerin, bilhassa kahramanın emosiya’ları çizmeyi çıxmır.her ailenin kendi dünyası, konuşma biçimi, konuşma tarzı ve dil özelliği var. Diyorlar, dert adamı yetiştiriyor, yaşlandırır, müdrikləşdirir.və bu yaşlanma, büyüme gözümüzün önünde baş verir.fesilden – baba nağılçı – təhkiyeçi çocuk büyür, gelişir, düşünceleri derinleşir.dahşet saçan ortamın girdabında, dolambaçlı yolların tozanaq’ında varmak, ilgisizliğin soğuk ve nem duvarları arasında üşergimiş, kabilen bürperestliyə dönüşmüş kör kanunlarının ağacındanasılmaq tehlikesini ve nagahan darbe ile karşılaşmak aritmisi yaşayan Roza hem de simvoldur.baxış acıları, nihilizm uçurumu arasında köprü. Düşürmek isteyen barış simgesidir. Aslında köyden çıkıp yeni mekana- sütlü adrese giderken sadece ev eşyaları söyle’yılmışsan demə.bir ailenin, bir kabilen dert anıymış söyleme, tehkiyeye dönüşmüştür okurunu sehirlemegi başardı. İlk kontrapunktufate annenin davranışında görürük.yaradılışın, toprağın, bolluğun, emin -amanlığın sembolik edilir anne gözünü kırpmadan bir türk çocuğa koşularak kaçmış, kabilen yazılmamış kurallarını ihlal etmiş kızının ölüm emrini verir. Cezalın hayat aşkı, sevgi dünyasında kurduğu hayallerine karşı mevcut bakışlar sisteminin işe saldığıkatalizatordan ona karşı başlayan saldırı keskin kontraksın tamını daddırır.qızların çağdaş düşünceleri ile annenin taş gibi dilsiz, kayıtsız bakışları, soğukkanlı tavrı tezadı biraz daha güçlendiriyor, sonuçta eserin bediideyerini artırıyor. Türkiye – Suriye ve Türkiye’nin sınırlarında kürd- türk çatışmaları, kana belen’an topraklar eserde tasvir etmese de, 25- zendegi kadroda sezilir.bunların zemininde ise arap, türk, kürt kızlarının can bir kalpte, ideal dostluk bağlantısı, bir kürt kızının türk kızına hayat vermesi gibi olgu da okurunu düşünmeye sevk edir.sanki bu kızlar yazardan aldığı mesajla siyasi kataklizmalara, onların ateşini alevlendiren güçlere “dur”. Diye meydan oxuyurlar.cahillikle ilerici bakışın, akla karının soğuk savaşı, dünya görüşleri çatışmalarının şiddetli çelişkiler rengini arttırıyor. Genel olarak, barış sevdalı, içi insanlık sevgisi ile dolu Hamit İzolun “Barış sonrası büyük Türkiye” ve “Kurtun türk aşkı” eserleri onun her zamanki iyi niyetinin göstergesidir. Ve bu eserler dünyanın jeopolitik oyunlarında devletleri zor duruma düşürmek, zayıflatmak gibi çirkin amaçlara bir cevaptır. Aslında “türk- Kurt kardeşliginin güclenmesi dan hükumetin başlattığı barış sürecinin sekteye uğramadan sonuçlanması, otuz yıldır evlat acısıyla dağlanan ana- baba yüreklerinin acılarına son verecektir. Eserdeki bölümlerin ekseri sosyal mesajdır.kürd kızı Roza türk kızı Laleye donör olur.kimyəvi tedavi yüzünden saçları dökülmüş Lale bu nedenle psikolojik sarsıntı geçirmesin diye o da saçını qırxdırır.türk işadamı hakan abd’de giderek dan bu haberi duyup Rozaya teşekkür mektubu gönderiyor. “Bu kahraman kürt kızı çalışmayacak, ama maaş alacak” deyir.rozanın Amerika’da eğitim masraflarını boyuna alır. Ve sonunda Hakan’ın Rozaya söylediği, aynı zamanda Roza’nın ısrarla söylediği fikir sloqan gibi yerinde sesleniyor: “Roza, kızım, çok teşekkür edirəm.bu yaşında hepimize aşk dersi verdin” Roza’nın “Mücadelem cehaletle.bu bugün de, yarın da” çağrıyı finalin tantana makamını sunuyor.  P.S.dostumuz Şair Fethi Akın bu romandan, özellikle Roza’dan etkilenerek, “Roza” şiirini yazmıştır.. Ünlü bestekar ve yorumcu Ayzer Büyüker şiire şarkı bestelemiştir.Çok başarılı bir eksen sayesinde ilginç bir eser hazırlandı” dedi.