Salı , 19 Mart 2019
Esnaf zor günler geçiriyor

Esnaf zor günler geçiriyor

Mersin Madeni Sanatkarlar Odası Başkanı Sabit Yelkovan, esnafın son yıllarda zor günler geçirdiğini söyledi.

Yeni Güney Gazetesinden Abdullah Öztürkmen’le yaptığı söyleyişi de Mersin’in geleceği ile ilgili açıklamalarda bulunan Yelkovan, tek çözümün esnafın ayağa kaldırılması olduğunu söyledi.

Mersin Madeni Sanatkarlar Odası Başkanı Sabit Yelkovan, esnafın borç içinde olduğunu ve borcunu ödeyebilmek için yeniden borçlandığını söyledi.

A.ÖZTÜRKMEN: Başkanım şuanda kredilerle ilgili hükümetin bir uygulaması var mı?

S.YELKOVAN: Kredilerle ilgili şuanda bir uygulama yok. Zaten hükümet kredi borçlarını birkaç yıldır yapılandırdı. Yapılandırma neticesinde yüzde 8, yüzde 13 olarak faiz oranlarını koyarak, 24 aya kadar yapılandırma yaptı.

A.ÖZTÜRKMEN: Bu yapılandırma verimli oldu mu?

S.YELKOVAN: Bu yapılandırma fazla verimli olmadı. İnsanların ödeme gücü yok gibi. 2018 bize ne getiri bilmiyorum. Şuanda kredi çıkma olasılıkları biraz daha fazla.

A.ÖZTÜRKMEN: Devlet gerekli desteği veriyor mu?

S.YELKOVAN: Devlet gerekli olan desteği yapıyor. Zaten 0,5 faizle veriyoruz krediyi. Bankalar gibi değil. Ayrıca kredi ödemelerini de 5 yıla kadar yayıyoruz. Esnafımızın  rahat ödemesi için elimizden geleni yapıyoruz. Buna rağmen yine de ödemelerde bir zorluk var. Dönüşlerimizde biraz sıkıntı yaşadığımız zaman esnafın zorlandığının farkına varıyoruz. Buna rağmen esnafımız ödeme konusunda gayret gösteriyor. 2018 sonuna kadar ne olacağını bilmiyoruz.

A.ÖZTÜRKMEN: Piyasalar ne durumda?

S.YELKOVAN: Piyasada bir belirsizlik var. Biraz işler kırık. Bundan herkes etkileniyor. Bunlar her dönemde olabiliyor. Yine önümüzde bir Ramazan ayı var, sonra bayram, sonra kurban bayramı, yaz ayı ve okulların tatile girmesi, yeniden okulların açılması vs. böyle bir girdabın içinde insanlar devam edip gidecek.

A.ÖZTÜRKMEN: Esnaf dükkan kapıyor mu?

S.YELKOVAN: Bir yandan esnaf dükkan kapıyor, bir yandan başkası yeni bir dükkan açıyor. Yine de tahminen kapatan biraz daha fazla gibi. Başarabilen devam ediyor, başaramayanda kapatmak mecburiyetinde kalıyor.

A.ÖZTÜRKMEN: Mersin ve göç ne dersiniz bu konuda?

S.YELKOVAN: Mersin potansiyel olarak sadece emeklilere hizmet eden şehir olarak gözüküyor. Bunun üzerine birde göç aldı ve bu göç zaten başlı başına bir sorun. Hükümet politikası ve bunu pek konuşmak istemiyoruz. Mersin yıllardır göç alıyor. Dışardan farklı farklı insanlar geliyor. Söylenecek bir şey yok. Göç edip gelen insanların, bizim esnafımızla aynı kategoriye konmasını istiyoruz. Onların vergi levhası yok, ruhsatları, kayıtları hiçbir şeyleri yok. Bütün yük bizim esnafın sırtına binmiş durumda. Esnafımız kendini, kendi ülkesinde yabancı gibi görmeye başlıyor. Bize her şey var, onlara hiçbir şey yok. Sebep ne? Kimse kusura bakmasın, madem bu ülkeye geldiler, şartlar bizim neyse aynısı onlara da uygulanmalı. Bu esnafı için ayrı bir sıkıntı. Birde ister istemez rekabet olayı da çıkıyor. Dükkan açıyorlar hiçbir şey yapamıyorsun. Bu durumda kalitede düşüyor. Bu duruma bizimkiler tepki gösteriyor ve bize diyorlar ki, bu adamlar dükkan açtı niye belgeleri yok. Bunu nasıl anlatacaksın. Sıkıntı büyük. Sadece Mersin’de değil, Türkiye’de de büyük. Bir de madalyonun diğer yüzü var, ülkelerindeki sorun bittiği zaman geri dönecekler mi hep birlikte göreceğiz.

A.ÖZTÜRKMEN: Sanayi sitesi ile ilgili projeniz?

S.YELKOVAN: Sanayi ile ilgili biz defterlerimizi kapattık. Bu iş Büyükşehir’le hükümetin işi. Yaparlarsa artık onlar yapar. Biz artık yapamıyoruz. Mücadele etmekten yorulduk.

A.ÖZTÜRKMEN: Gelecekteki projenizde siyaset var mı? Yani Belediye Başkanlığına adaylığınız söz konusu mu?

S.YELKOVAN: Bir deneme yapacağız. Akdeniz’in ve Mersin’in eksikleri var. Bunu en iyi görenlerden biri olarak göreve talip olacağım. Olup olmayacağına partim ve Mersinliler karar verecek.

A.ÖZTÜRKMEN: Kentin gelişmesi neye bağlı?

S.YELKOVAN: Kentin gelişmesi için yapılacak şey, esnaf kitlesini ayağa kaldırmamız lazım. Bunu bir türlü ayağa kaldıramıyoruz. Toplantılar yapılıyor, konuşmalar yapılıyor ama değişen bir şey yok. Kalkınma,  Ticaret odası ile veya benzeri şeylerle değil, esas esnafı kaldırmakla olur. Bugün Mersin ve çevresinde 80 bine yakın esnafımız var. Bu esnafların yanında sadece 3 kişi çalışsın, istihdam etsin, kent o zaman kalkınır. 240 bin insanın evine ekmek girer. 240 bin insanın cebindeki sıcak para ekonomiyi canlandırır. Birde yanlarında daha fazla çalıştıran esnafları düşünün, bu sayı 400 binleri bulur. İşte o zaman esnaf ayağa kalkar, işsizlik azalır, enflasyon düşer. Bugün eski sanayi de 600, 700 kişi, diğer sanayi de 400 kişi var, oldu 1000 tane. Küçük sanayimizde var 100 kişi, oldu 1100 kişi. 1100 haricinde sadece bizim bu odalarla iş yapan marangozlar, mobilyacılar, oto sanatkarları, tesisatçılar, imalata yönelik esnaf, Madeni Sanatkarlar Odası olarak dışarda 3000 tane şehirin içerisinde boşta çalışan insan var.

A.ÖZTÜRKMEN: Neden sanayi projesini rafa kaldırdınız?

S.YELKOVAN: Biz bu esnaflarımızı bir araya getirmek istedik. Çok büyük bir sanayi yapalım dedik ama maalesef aldığımız yeri konut alanına çevirdiler. Bizde vazgeçtik. Artık sanayi ile ilgilenmiyorum. Sen ne yaparsan yap, onların istediği olduğu için yapacak bir şeyin yok. Bizim bütün derdimiz böyle büyük bir sanayi yapmaktı. Bugün bir sanayiyi yapmak 15 yılımızı alır. Sanayi sitesi yapmak kolay değil, biz bir yerden başlamak istedik ama olmadı, önü kesildi. Yer gösterin dedik, yer gösteremediler. İstimlak yok, kamulaştırmak yok. Nasıl yapacaksınız.

A.ÖZTÜRKMEN: O zaman farklı sıkıntılar var sanırım?

S.YELKOVAN: Evet Mersin’de farklı sıkıntılar var. Sıkıntıların çözümü için yapılacak şeyler yapılmıyor. Sadece konuşuluyor. Pratikte bir şey yok.  Bir Mersinli olarak 1975-80’lerde bu 85 km sahil boyu, konut alanına dönüştürüldü. Türkiye’nin her yerinde insanlar gelip, bu konutları satın aldı. Sadece deniz zamanı buraya geliyor, 15-20 gün kalıp geri gidiyorlar. Buralara boş boşuna korkunç derecede yatırım yaptılar. Deniz kenarına yapılan bu yatırım Mersin’in kaderini etkiledi. Bu hata gelmiş geçmiş belediye başkanlarının hatası. Mersin’in bir Antalya olması mümkün değil. Mersin’de turizm olmaz. Turizm için hiçbir şey yapılmadı ki. Turizmin alt yapısı yok. Bir Narlıkuyu ile bir Kızkalesi ile turizm olmaz. Allahtan orada sahilde fazla bina yapmadılar ama Yemişkumu binalarla çevrili. Oralarda herkes kafasına göre takılmış, otel yapmış, bina yapmış. Sahili açamadık. Mersin’in kalkınması için çok akıllı insanlar var. Onlar müdahale edecekler, onlar çalışacaklar. Bir Mersinli olarak Mersin’in bu durumuna çok üzülüyorum. Biz bir şeyler yapmak için mücadele ediyoruz. Artık elimizden siyasi olarak, güç olarak bir şey gelmiyor.

A.ÖZTÜRKMEN: Son olarak bu zor şartlarda esnafı nasıl ayakta tutmaya çalışıyorsunuz?

S.YELKOVAN: Devletin verdiği kredilerle esnafı ayakta tutmaya çalışıyoruz. Ne zaman kredi istesek bize gönderiyorlar. Esnafın önünü açmak için bütün mücadeleyi gösteriyorlar. Ancak borçlar, borçla ödenmiyor, borcu borçla kapatamıyoruz. Açık büyüyor. Biz istiyoruz ki, esnafımız bizden aldığı kredi ile iş yapsın, malzeme alsın, kazancı ile borcunu ödesin. Esnaf, aldığı paranın bir kısmını borç ödüyor, diğerine de yatırım yapıyor.

A.ÖZTÜRKMEN: Ne yapılması gerekiyor?

S.YELKOVAN: İş potansiyelleri yükselmedikçe, esnafın durumunu pek iç açıcı görmüyorum. 1963’ten beri piyasadayım. 1973’ten beri dükkanım var. Uğraş veriyorum ama bir türlü o şeyi yakalayamıyoruz. Sanayide 100 dükkanın çalışması, o sanayinin çalıştığı anlamına gelmesin. En az 400’ün çalışıp, 200’ün oturması gerekiyor ki, orda bir kalkınma olsun. Organize sanayimizin çalışmaları fena değil. Onun yan sanayisi olabilecek bir küçük sanayi yok. Nükleer santral malzemelerini başka yerden alıyor, Belediyeler başka şehirlere iş yaptırıyor. Kendi esnafına iş yaptıran yer hemen hemen yok gibi.