Pazartesi , 14 Ekim 2019
“Engelli kadın ve kız çocukları, haklara erişimde geride”

“Engelli kadın ve kız çocukları, haklara erişimde geride”

Mersin Barosu, ‘Ayrımcılıkla Mücadelede Engellilerin Adalete Eşit Erişimlerinin Desteklenmesi Projesi’ kapsamında hazırlanan, Engellilerin Adalete Erişimi 2018 Saha Araştırması Raporu’nun kamuoyu ile paylaşıldığı basın toplantısına ev sahipliği yaptı.

HABER MERKEZİ

Raporda, engelli kadın ve kız çocuklarının engelli erkeklere oranla, insan haklarına daha az erişebildikleri de araştırmalarda ortaya çıkan gerçekler arasında olduğu belirtildi.

Mersin Barosu Lokali’nde gerçekleşen basın açıklamasına, Mersin Barosu Başkanı Bilgin Yeşilboğaz, Mersin Barosu İnsan Hakları Merkezi Başkanı Hasan Keleşoğlu, Eşit Haklar İçin İzleme Derneği Proje Asistanı Gözde Arasıl, engelli hakları alanında faaliyet gösteren sivil toplum örgütleri katıldı.

“ENGELLİ HAKLARI KOMİSYONUMUZLA, TÜM ÇALIŞMALAR İVME KAZANACAK”

İlk olarak açıklama yapan Baro Başkanı Bilgin Yeşilboğaz, tüm dezavantajlı gruplar için olduğu gibi engelli yurttaşlarımızın adalete erişiminde yaşanan engellerin kaldırılmasına yönelik çalışmaları desteklediklerini belirterek, “Bu bağlamda, Eşit Haklar İçin İzleme Derneği’nin raporunu önemsiyoruz. Baromuz bünyesinde kurulan Engelli Hakları Komisyonu’nun önümüzdeki süreçte hayata geçireceği projelerle, engelli hakları alanında yapılan tüm çalışmaların ivme kazanacağını burada müjdelemek istiyorum” ifadesini kullandı.

“ADLİ YARDIM MEVZUATINDA İYİLEŞTİRME YAPILMALI”

Daha sonra söz alan Mersin Barosu İnsan Hakları Merkezi Başkanı Hasan Keleşoğlu, tanıtımı yapılan raporun hukuk profesyonelleri açısından son derece önemli bulgu, değerlendirme ve öneriler içerdiğini söyleyerek, engellerin adalete erişimi konusunda özellikle adli yardım mevzuatımızda, engellilerin özgün koşullarının dikkate alınması konusunda iyileştirmeler yapılması gerektiğinin altını çizdi. Engelli Hakları konusunda, avukatların kapasitelerinin geliştirilmesi için alanda çalışan STK’lar ile işbirliği içinde eğitim çalışmalarının hızla tasarlanıp hayata geçirilmesine katkı sunmak için girişimlere başladıklarını belirten Av. Hasan Keleşoğlu, mevzuattaki engellilere yönelik ayrımcılık içeren maddelerin uluslararası ve ulusal insan hakları müktesebatına uygun hale getirilmesi gerektiğini savundu.

“ENGELLİLERİN, TEMEL İNSAN HAKLARINA ERİŞİMİ DİĞER İNSANLARA ORANLA DAHA AZ”

Daha sonra açıklama yapan Eşit Haklar İçin İzleme Derneği Proje Asistanı Gözde Arasıl, resmi istatistiklere göre Türkiye nüfusunun %12.29’u engelli kişilerden oluştuğunu, yapılan bütün araştırmaların, engelli kişilerin eğitim ve istihdam başta olmak üzere temel insan haklarına erişimlerinin diğer insanlara oranla çok daha az olduğunu ortaya koyduğunu vurguladı. Engelli kadın ve kız çocuklarının engelli erkeklere oranla, insan haklarına daha az erişebildikleri de araştırmalarda ortaya çıkan gerçekler arasında olduğunun altını çizen Proje Asistanı Gözde Arasıl, “İnsan hakları sistemi içinde adalete erişim, herkes için temel bir hak olması yanında, diğer tüm hak ve özgürlüklerin korunmasının da olmazsa olmazıdır. Adalete erişim genellikle anlaşıldığı biçimde sadece mahkemelerde dava açma hakkı ile sınırlı bir hak da değildir. Günümüzde hukukun üstünlüğe dayalı demokratik toplumlarda geniş bir çerçeve içinde değerlendirilen bir haktır. Dezavantajlı grupların insan haklarını korumak, ayrımcılığın önlenmesi, adil yargılanma hakkı, hak ihlalleri durumunda mağdurlar için adil ve zamanında telafi üreten mekanizmalarını oluşturmak, adalete erişim hakkının içinde kabul edilmektedir. Erişilebilir adalet sistemi, birbirinden farklı özelliklere ve ihtiyaçlara sahip toplumsal grupların her biri için eşit erişim fırsatı sunma, yasaların korumasından eşit yaralanmayı sağlamak, sosyal  ve ekonomik marjinalleşmeyi önleyecek bir yaklaşımla dizayn edilmiş olmalıdır” şeklinde konuştu.

“YASALARDA AYRIMCILIK İÇEREN TÜM HÜKÜMLER TEMİZLENMELİ”

Eşit Haklar İçin izleme Derneği olarak, yaklaşık iki yıldır Türkiye’de en fazla ayrımcılığa ve hak ihlaline uğrayan gruplardan biri olan engellilerin, adalete erişimi konusunda Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu tarafından desteklenen bir proje yürüttüklerinin bilgisini veren Proje Asistanı Gözde Arasıl, “Ulaştığımız sonuçlar ülkemizdeki mevcut adalet sisteminin bütün olarak reforme edilmesi gerektiğini göstermektedir. Adalete eşit erişimin sorununun adliye binalarına rampa ve asansör yapmak ile çözüleceğini kabul eden mevcut yaklaşımın terk edilmesi gerekmektedir. Yargı reformunun konuşulduğu bu süreçte herkesin erişebileceği bir adalet sitemi için toplumun tüm bileşenlerin etkin katılımı ile yeniden yapılanma sürecinin başlatılması gerektiğini düşünüyoruz.

Bu nedenle öncelikli taleplerimiz; Yürürlükteki yasalarda farklı gruplar için ayrımcılık içeren tüm hükümlerin temizlenmesi, basitleştirilmiş mahkeme prosedürlerinin kullanımı için usul kanunlarında gerekli değişikliklerin yapılması, adli yardım sisteminin tüm dezavantajlı grupların erişebileceği formlarda sunulması, adli sisteme ilişkin tüm bilgilerin erişilebilir formatlarda sunulması, engelliler için halihazırda ceza yargılamaları için uygulanan zorunlu müdafii tayinini hukuk mahkemeleri için de geçerli hale getirilmesi, mahkemelerde sağlanan işaret dili tercümanı desteğinin avukat müvekkil görüşmeleri içinde sağlanması ve ücretsiz sunulması, yürürlükteki kanunlarda zihinsel engellilerin hukuki ehliyetlerini ortadan kaldıran vesayet düzenlemelerinin Engelli Hakları Sözleşmesi ile uyumlu hale getirilmesi, Hakimler ve Savcılar Kanunu’nda yer alan engellilerin hakim ve savcı olmalarını önleyen hükümlerin kaldırılması, ceza infaz rejiminin insan onurunu koruyacak bir yaklaşımla gözden geçirilmesi ve cezaevlerinde bulunan engelliler için destek hizmetleri geliştirilmesi, TİHEK ve Ombudsmanlık gibi yargı dışı telefi mekanizmalarının uluslararası normlara uygun bağımsız ve etkili mekanizmalar olarak yeniden yapılandırılması, Arabuluculuk Kanunu’nda engelliler kriterler belirlenmesi, mahkeme süreçleri dahil bütün hukuki işlemler için engelliler, Türkçe bilmeyenler, okuma yazma bilmeyenler için kişileştirilmiş destek hizmetlerinin sunulması, engelli hukukçuların adli sistem ile ilgili kararların alınmasına etkin katılımını sağlayacak düzenlemelerin yapılması, hakimler ve savcılar da dahil olmak üzere, soruşturma ve kovuşturma yer alan tüm personele dezavantajlı grupların hakları konusunda hizmet içi eğitimler verilmesi, yargılama süreçlerin görev yapan tercüman ve bilirkişiler standartların belirlenmesi ve bu kişilere insan hakları verilmesi, adli tıp hizmetlerinin sunumunda engelli kişiler için kriterler oluşturulması, engelliler ve temsilci örgütlerinin adli hizmetlerin planlanması, sunulması ve izlenmesi süreçlerine etkili katılımının sağlanması, engelliler ve diğer tüm dezavantajlı grupların hak arama mekanizmaları konusunda bilgilendirilmeleri ve teşvik edilmeleridir” ifadesini kullandı.