Pazar , 19 Mayıs 2019
DENİZ SANDALCI; BİR YETENEK AVCISI…

DENİZ SANDALCI; BİR YETENEK AVCISI…

OĞUZ TOPAÇOĞLU/RÖPORTAJ

Mersin’de Toroslar Belediyesi Şehir Tiyatrosu’nu kurduktan sonra Erdemli Belediyesi’ni kuran usta tiyatro adamı, “hocaların hocası”, “yetenek avcısı” lakaplarıyla da ünlü Deniz Sandalcı başarıdan başarıya koşuyor…

Bugüne kadar birçok dizide, belgeselde, filmde ve dahi kısa metrajlı filmlerde,  tiyatro oyunlarında yer alan Deniz Sandalcı, geçen yıl sadece ülke genelinde değil uluslararası platformda ses getiren bir ilki gerçekleştirerek, AYAŞ ANTİK TİYATRO FESTİVALİ’ni düzenledi…

 Erdemli Belediyesi Şehir Tiyatrosu olarak 3 sezonda 11 oyun çıkartan Deniz hoca; bu yılda 5 oyun hedeflediğini belirterek, eski adı Elaiussa Sebaste olan tarihi Ayaş Antik Tiyatrosu’nda 2 bin yıl sonra tekrar tiyatro sedalarının yankı bulmasının verdiği duygusal anı unutamıyor ve “O tarihi mekanda gerçekleşen festivalimiz sadece Mersin için değil; Türkiye için hatta dünya kültür mirası için, kısacası tüm insanlık için bir kazanç, övünç kaynağı olmuştur; BU İLK VE ANLAMLI SANAT OLAYI DA BANA NASİP OLDU” diyor.

-Deniz hocam, siz Mersinli tiyatrocular gibi “usta-çırak” ilişkisi ile sahnelere adım atmadınız, bildiğim kadarıyla bu işin yüksekokulundan mezunsunuz.

 -Oğuz Bey, Mersin Üniversitesi’nde tiyatro eğitimi almazdan önce; liseye kadar eğitimimi sürdürdüğüm Ankara’da tiyatroyla tanıştım. Mamak Belediyesi Şehir Tiyatrosu’nun değerli hocalarından ilk tiyatro eğitimimi aldım. Bu arada Hacettepe Üniversitesi’nde eğitimim sırasında okulun tiyatro topluluğunun kuruluşunda yer aldım. Bu topluluk halen devam ediyor. Mersin Üniversitesi’nde tiyatro eğitimim sırasında amatör gruplarla oyunlar çıkardık, üniversite 3’üncü sınıfta okul harçlıklarımızla “tiyatro yolcuları” adıyla bir grup kurduk. Okul haricinde çocuk oyunları hazırlayıp okul harçlıklarımızı da çıkarıyorduk. Okuldan mezun olunca Mersin Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu’nda yönetmen ve oyuncu olarak sanatımı sürdürdüm. 4 yıl birçok oyunda yer aldıktan sonra teklif üzerine 7 okullu arkadaşımla Tarsus Şehir Tiyatrosu’na “sahne” dedirttim. 3 yıllık genel sanat yönetmenliğimin ardından teklif üzerine Ankara’ya döndüm. Ankara Büyükşehir Belediyesi Başkent tiyatrolarında yönetmen ve oyuncu olarak yer aldıktan sonra eşzamanlı olarak Ankara Devlet Tiyatrosu’nda da oyunculuk yapmaya başladım. Yine bir teklif üzerine Antalya Balon Çocuk Tiyatrosu’nda turne yaptıktan sonra Mersin’e döndüm. Mersin’de bazı tiyatro ekiplerine eğitmenlik yaptıktan sonra teklif üzerine Ankara Altındağ ve Elmadağ belediyelerinde görev yaptım. Sonrasında Mersin’de 2013 yılında Toroslar Belediyesi Şehir Tiyatrosu’nu kurdum. Ardından Erdemli Belediyesi Şehir Tiyatrosu’nu kurarak 4 yıldır Genel Sanat Yönetmenliği görevimi sürdürüyorum.

-Sayın Deniz Sandalcı, konservatuvarlarda sadece oyunculuk öğretiliyor. Oysa oyuncusuyla, dekoruyla, ışığıyla, kısacası sahne dediğinizde bu sanat komplike değil midir? Bir oyuncunun pekala oyunculuk eğitiminin yanı sıra (katkı babından dahi olsa) ya da gerçek manada oyunculuk için; aynı

zamanda genel olarak hiç değilse bir sahne bilgisine sahip olması gerekmez mi?

-Çok haklısınız. Maalesef bizde tek tip tiyatro oyuncusu yetiştiriliyor. Daha doğrusu Devlet Tiyatrosu geleneğinin dışına pek çıkılamıyor ve bu arkadaşlar Devlet Tiyatroları dışında pek başarılı da olamıyorlar. Çünkü konservatuvarlarda sadece oyunculuk öğretiliyor. Sadece ışık, dekor, vesaire değil; aynı zamanda sahne ile ilgili tüm teknikleri uygulamalı olarakta öğrenmelidir. Amatör tiyatrolarda kendilerine örnek olarak Devlet Tiyatrolarını örnek alıyorlar. Oysa onların daha özgün olmaları gerekiyor. Bu ancak bu konuda bir devlet politikası oluşturmakla olur. Devlet Tiyatrolarına sadece oyuncu yetiştirme kısırlığından çıkıp; konservatuvarlarda tiyatronun her alanıyla bölümler açmalıdır. Örneğin geleneksel tiyatroyu (oysa bizim en büyük zenginliğimiz geleneksel olandır) öğretecek birim yok. 2.dünya savaşından sonra savaştan çıkan ülkeler (başta Almanya olmak üzere) fabrikalardan önce tiyatro, opera ve sanat galerileri açtılar. Kaliteli insan yetiştirilmesi sanattır. Bir insan bir kitabı okumayabilir ama bir tiyatro oyununu ona izletirseniz, kitap okumuş olur üstelik bu anlamlı şeyi onu eğlendirerek gerçekleştirmiş olursunuz. Unutmadan ve altını çizerek söylemeliyim; halbuki ülkemiz tiyatro sanatı ile ilgili büyük zenginliğe sahiptir. Başta Karagöz – Hacivat’tan, köy seyirliklerden tutunda ortaoyunumuza, kukla sanatımıza kısaca geleneksel olana dair bölümler açılmalıdır. Tiyatro sanatı teşvik edilmelidir.

-Deniz hocam, Mersin’de koca koca bütçeli tiyatroların yapamadığını siz Erdemli’de kıskanılacak boyutta gerçekleştiriyorsunuz, bu arada HEM SİZ HEM DE OYUNCULARINIZ ÖDÜLDEN ÖDÜLE KOŞUYORSUNUZ. Bir çeşit mucizevi bir şey bu…

-60’ın üzerinde oyuncumuz var ve bunlar gönüllülük esasına göre, amatör ruhla profesyonel oyunlar çıkartıyorlar. 2015-2016 sezonunda “İbrahim Güvenç” arkadaşımız en iyi erkek oyuncu ödülüne layık görüldü. 2016-2017 sezonunda “Ocak” adlı oyunumuzda “Evrim Çiftçi” en iyi kadın oyuncu ödülünü aldı. Yine aynı oyununla ben de en iyi yönetmen ödülünü aldım. Bir ikinci ödül olarakta tiyatro “emek” ödülünü aldım. Bunun yanı sıra birçok ulusal ve uluslararası tiyatro festivallerine çağrılıp, kabul edildik.

– Hocam ödülleri, festivalleri sayarken ben yoruldum. Mersin’de sizin kadar başarılı bir başka tiyatronun olmadığını söylüyorlar (buna bende şahidim) sayenizde ve 4 yıl gibi çok kısa bir sürede güzide Erdemli’miz “SANAT ŞEHRİ” olmuş.

-Elbette bunda asıl pay Erdemli Belediye Başkanımız Sayın Mükerrem Tollu Bey’e aittir. Tiyatromuzda en güzel şeylerden biri kendi oyuncusunu yetiştiriyor olmamızdır. Erdemliler bu manada tiyatromuzun hem oyuncusu hem de seyircisidir. Oyuncularımız kendi kısa filmlerini çekiyorlar, sinema filmlerinde oynuyorlar. Kısacası bu manada Erdemli Şehir Tiyatrosu için aynı zamanda bir “OYUNCU FABRİKASI” diyebiliriz. Çok kısa bir zamanda Erdemli’den çıkan sanatçılar aracılığıyla Erdemli’nin ismini daha da sıkça duyacak ve göreceksiniz.

 – Hocam, bu kadar yoğun işleriniz arasında bize röportaj imkanı sağladınız, teşekkür ederiz, iyi ki varsınız.

-Asıl ben teşekkür ederim. Bu arada desteklerinden dolayı başta Erdemli Belediye Başkanımız Sayın Mükerrem Tollu Bey’e ve Kültür Müdürümüz Sayın Adem Aslan’a da teşekkür ederim.