Pazar , 14 Temmuz 2019

ÇOCUK İSTİSMARI….

Saygı değer okurlarım; Öncelikle çocuk nedir onun bir tanımını yapalım.

Çocuk: Anne ve babanın bir parçası olan, ebeveyn himayesinde ailenin bakımına muhtaç, saf, temiz yeryüzünün melekleri olarak yaşayan canlı varlıklarımız, canımız, ciğerimiz, canımızdan bir parçadır.

Sizce de kabul edersiniz ki, çocuklarımızın tırnağına bir taş değse içimiz sızlar.

Bırakın ki, başkalarının çocuklarımıza ters bakmaları bile bizi üzer, hatta hiddetlendirir.

Şimdi gelelim toplumun kanayan yarasına.

ÇOCUK İSTİSMARI:

İstatistiklere göre 2016 yılından bu güne kadar 40000.i aşkın çocuk istismarı olayı yaşanmış. Bunlardan sadece 12000’i cezalandırılmış, bazı olayların üstüne gidilmemiş, yada gidilememiş, üstü kapatılmıştır.

Şimdi olayın özüne gelelim; Biz anne babalara düşen görevler, anaokulundan, orta öğretime kadar okuyan çocuklarımıza da bu konuda yardımcı olması gereken rehber öğretmenlerimiz ve sağlık eğitim fakültelerinden mezun öğretmenlerimize büyük görevler düşüyor.

Anne ve babalar, çocuklarınızı yetiştirirken korkuya alıştırmayın, arkadaş gibi davranın. Soru sorarken suratınızı sert ifadelere büründürmeyin, ses tonunuz yumuşak olsun, sert ifadeler kullanarak sorguya çekmenin bir faydasını göremezsiniz. Korkuyla yetişen her birey yalan atmanın yolunu seçer, ileri ki yaşamında yalan atmayı karakter edinir.

Bu davranışınızla topluma yalancı, korkak, topluma faydası olmayan bir birey kazandırmış olursunuz.

Çocuklarınızı sınıf arkadaşı dahi olsa , sizlerin tanımadığı bir ailenin evine ders çalışma bahanesiyle bile gitmeyi söyleseler dahi , kesinlikle göndermeyin..

Okul çıkışı çocuğunuzu siz yada yada çoooooooook güvendiğiniz biri teslim alsın.

Çocuklarınızı güvenmediğiniz, bilmediğiniz yurtlara vermeyiniz. Yada yurt adı altında evlere teslim etmeyiniz.

Üniversiteyi yeni kazanmış çocuklarınıza sahip çıkmayı ihmal etmeyin, tek başına yurt seçimi yaptırmayın. Kimlerle ev tutacağından tutun da, gittiği kafelere kadar kontrol etmeyi ihmal etmeyin. Burada yazdıklarımı lütfen kulak arkası etmeyiniz.

Bir eğitimci, bir baba olarak, 30 yıllık meslek hayatımdaki tecrübeme dayanarak bunları yazıyorum.

Çocuklarınıza ,örf, adet, gelenek ve göreneklerinizi lütfen uygun bir dille anlatın, kişiliklerini geliştirin, nerede nasıl davranacaklarını lütfen anlatın.

Evlat evlattır, kız, erkek fark etmez. EDEP, in ne olduğunu anlatın, toplumun kurallarını, toplumun değer yargılarından bahsedin, toplumumuzun kabul görmediği yaşam tarzına özenmemelerini, bunun kendilerine, yarardan çok zarar getireceğini lütfen anlatın. Genç çocuklarımızı dışarıda büyük tehlikeler bekliyor. Su testisi kırılmadan önlem alalım.

Adana da, Adıyaman da, Mersin de vs. yaşanan olaylar göz ardı etmeyelim, Bu olaylar toplumun kanayan yarasıdır, bu konuda hiç kimse kör, sağır ve dilsiz davranamaz. Bu gün başkasının başına gelen, yarın sizin başınıza gelmeyeceği ne malum. Hepimiz aynı gemideyiz, Bu ülkede yaşanan her problem hepimizi ilgilendirir, bakanlıklar komisyonlar kurmuş, sivil toplum örgütleri ayakta. Bu konuda acılı olan aileler ayakta, bizler susmak yakışmaz.

Duyarlı olmayan toplumlar her zaman köleliği seçen toplumlardır diyor, Sevgi ve saygılarımı sunuyorum.

Kalenderce

Ömer Lütfü KALENDER.