Pazartesi , 2 Aralık 2019

Oğuz TOPAÇOĞLU

GAZETECİLER VE KİTAP FUARI…

Yazacak çok şey var da maalesef, yaz deyince kalem elden düşüyor. Serde gazetecilik var ya… Mersin Gazeteciler Cemiyeti Derneği’nin seçimlerinden bahsetmeyeceğim. Okurlarım biliyor önceki yazılarımdan, söz bitti, artık icraat zamanı… İlk olarak mesleğimizle alakası olmayan ve bir şekilde üye yapılmış (!?) kişileri bir an önce geldikleri yere postalamak olacaktır. Bundan böyle değerlendirmelerimi bu minval üzere yapacağım.      Gelelim Kitap Fuarı’na; ... Devamını Oku »

GAZETECİLERİN SEÇİMİ…

BAŞKA MERSİN YOK… Başlığa “Köprüden önce son çıkış” diye yazacaktım, ancak Başkanlığa adaylığını açıklayan arkadaşlardan Fatih Şahin’in ifadesi olduğu için “öküzün altında buzağı arayanlar” kime destek vereceğim üzerinden lakırdı çıkarabilirler. Oysa bu bir yarıştır. Çok çalışan ve de samimi olan; hatta kendisinden başka gazetecilerde olduğunu bilip, özellikle de taşrayı hatırlayan kazanacak. Gerçekten de “köprüden önce son çıkış”      Hepimizin taşın ... Devamını Oku »

HAYRET EFENDİ…

Kırk yıllık kani olur mu yani. Gerçekten de bunca yıllık gazeteciyim, ilk kez duydum ve çok “hayret” ettim. Adana’da Valilikte yapmış olan devlet adamı,  ünlü yazar-şair, düşünce adamı Ziya Paşa’dan sonra Hayret Efendi diye bir şair olduğunu duydum ve çok şaşırdım. Kısa adı MEŞYAD olan Mersin Şair ve Yazarlar Derneği Başkanı Sayın Mustafa Doğan’ın incelemem için verdiği şiir antolojisinde bu ... Devamını Oku »

GAZETECİLER GÜÇ BİRLİĞİ YAPMALI (2)

Mersinli bir grup genç gazetecinin düzenlediği geniş kapsamlı toplantı davetini görünce, büyük bir heyecanla tatilimi yarıda kesip Mersin’e geldim. Öncelikle bu toplantıyı düzenleyen arkadaşları kutluyorum. Toplantıda yaptığım konuşmama da onları tebrik ederek başladım. Zira benim mesleğim tartışılıyordu. Ben gazeteciliği meslek edinmiş bir basın emekçisiydim ve önyargısız koşa koşa ve dediğim gibi heyecanla toplantıya katıldım. Her ne kadar “birileri” tarafından tiyatrocu ... Devamını Oku »

GAZETECİLER GÜÇ BİRLİĞİ YAPMALI…

Mersin Gazeteciler Derneği önümüzdeki günlerde (muhtemelen  Ekim’ de) seçimlere gidecek. Bu ne menem bir koltukmuş ki şimdiden 5-6 adaydan bahsediliyor.  Adaylardan ilki ortaya çıktı. Peyderpey diğerleri de bugün yarın açıklama yaparak, ortaya çıkacak. Öncelikle şunu baştan belirteyim, gazetecilik bir rant mesleği değildir.  Bu meslekten para kazanıp, zengin olacağını sananlar yanılır, avucunu yalar. Ancak maalesef, rantçı kafalar da inadına bu mesleği ... Devamını Oku »

GERÇEK SANATÇI BAHA SADIK AKINER…

OĞUZ TOPAÇOĞLU Ben her zaman dile getiririm, “marifet iltifata tabidir” diye… Bir de kişinin yaradılıştan var olan marifetleri iltifatı fazlasıyla hak etmişse… TRT’de görev yapan gazeteci-yazar kardeşim Baha Sadık Akıner’den bahsetmek çabasındayım. “Çabasındayım” evet, öyle dar vakit bir köşe yazısında anlatılacak gibi değil; hani derler ya on parmağında on marifet… Baha Akıner, tabiri caizse bir şiir makinası sürekli üretiyor, bırakın ... Devamını Oku »

BAYRAĞIMIZA VE ŞAİRİNE SAYGI…

Dostluğundan büyük keyif aldığım gazeteci, yazar, şair arkadaşım Baha Akıner’in daveti üzerine İçel Sanat Kulübüne giderken, Mersin Gazeteciler Cemiyeti’nin önünden geçiyordum. İster istemez gözüm binanın önündeki bayrağa takıldı. İki bayraktan birinin rengi soluktu. Canım çok sıkıldı. Uzun süre güneş altında kalan bayrağın solması doğal ancak bunu fark etmemek hiçte doğal değil. Bırakın Bayrak Kanunu’nu içimizdeki bayrak sevgisi buna müsaade etmez. ... Devamını Oku »

UNUTMADIK, UNUTTURMAYACAĞIZ!

OĞUZ TOPAÇOĞLU 19 MAYIS’IN 100’ÜNCÜ YILDÖNÜMÜ, ÖMER ABİMİNDE… Türk basınında bir ilki gerçekleştirip, arşivciliği öğreten ve bu mealde de Milliyet’te Milli Mücadele Dergilerini ek olarak hazırlayan Ömer Sami Coşar’ın mezarının Mersin’de olduğunu biliyor muyuz? Gazeteci arkadaşlarım maalesef bilmiyorlar, bilselerdi onu şükranla anarlardı unutmazlardı. Tüm dünya “Boğsak” adını ondan öğrenmişti, dolayısıyla Mersin’in adının Boğsak ile birlikte dünya turizmine tanıtan bu büyük ... Devamını Oku »

ANNELER GÜNÜ MÜ?

OĞUZ TOPAÇOĞLU “Koşulsuz, karşılıksız,  sınırsız sevgi ve sonsuz özveri” diye ifadesini bulan annelerimizi yılın bir gününde hatırlamak niye? Yılın her günü onları hatırlamak varken bir gün niye? Ancak; annelerini, babalarını, kısaca atasını yaşarken “Huzurevi” ne diri diri gömen evlatların çoğaldığı görünce; hiç değilse bir güne razı oluyor insan. Oysa bu topraklarda yani Anadolu’da “ilk kez anneler günü” kutlandı, anneler kutsandı ... Devamını Oku »

BU NASIL GAZETECİLİK?

OĞUZ TOPAÇOĞLU Gazeteye gidip yazmam için hazırlık yaparken, şöyle bir haberleri dinleyeyim dedim. Hani şu büyük bütçeli özel kanallar var ya, bunlardan birinde spiker hanımefendi şehit törenini sözüm ona canlı sunuyor.  “Şehit, bir kız çocuğu babası ve evliydi” deyince tepem attı; bu ne ya. Hani, “evli ve bir çocuk babası” dese bir nebze, neyse… Hani mükerrere dikkat çeken ve Gazetecilik ... Devamını Oku »