Çarşamba , 21 Ağustos 2019

Abdullah ÖZTÜRKMEN

Bozuk para cebi deler!…..

Derslik sözlerden birisi de, ‘Bozuk para insanın cebini deler, bozuk insan da kalbini’. Bu yüzden ikisini de harcamak en güzeli. Çünkü hayatı daha da güzelleştirmenin yolu bundan geçer. Tıpkı Tolstoy’un dediği gibi, “Öyle horozlar vardır ki, öttükleri için güneşin doğduğunu sanırlar.” Dünyada öten bu horozlar yüzdenden bataklığı dönmüş durumda. Baştan sona kokuşmuş bir dünyada insan kalabilmek çok zor bir durum. ... Devamını Oku »

Sırada Kaz dağları ya sonra ?

Her gün ülkenin bir parçası birilerini bir şekilde gidiyor. Şimdi sırada Kaz dağları.  Önce ağaçlar katlediliyor, sonra hava ve en sonunda yer altı kaynakları kirlenerek, insanlarımızın ve canlıların zehirlenmesine neden olacak. Peki bu ülkeyi bu kadar sevdiğini söyleyen milliyetçi arkadaşlar neden suskunsunuz? Bu milletin vatan sevgisi sağa sola bayrak asmakmış meğer. Çanakkale dağları her karış toprak için binlerce şehit vermiş, ... Devamını Oku »

Yolun karanlığı!…

Hepimiz karanlıktan korkarız. Karanlık yoldan da korkarız. Sonuçta neyin bizi beklediğini bilemeyiz. Ama Pablo Neruda’nın dediği gibi, ‘Yolun karanlığı olmaz, iyi bir arkadaşla yürüyene. ‘Arkadaşlık, dostluk o kadar büyük ve derin bir anlam taşır ki, anlayabilene…. Arkadaşlık, hayatı birlikte gögüslemek, omuz omuza mücadele etmek, her şeyi birlikte paylaşmaktır. Arkadaşlık, her alanda omuz vermektir. *** Kölesi olduğumuz bu hayatta o kadar ... Devamını Oku »

Adalet mülkün temeli!…

Adalet mülkün temeli sözü bana gör her zaman gerçeği yansıtmıştır. Mülkü olmayanların adalete ihtiyacı yok. Çünkü verebilecek ya da çalınacak bir şeyi olmadığı için sıkıntı da yok. Ya mülkü olanlar? Onların her zaman daha çok adalete ihtiyacı var. Haksız olsalarda, çalsalarda, hile yapsalarda, haksız yere çıkar sağlasalarda adalet onlar için var. Bize ise Selda Bağcan’ın ‘Adaletin bu mu dünya’ şarkısı ... Devamını Oku »

Sevgi şiddet içermez!…

İnsanlar o kadar  tuhaf ki, bazen acı çekmek için aşık olmayı istiyorlar. Oysa aşk hiçbir zaman acı olmadı, aşk sevgidir, tutkudur ve birlikte aynı yolda yürümektir. Aşkı bilmeyen insanlar, aşkı bir saplantı haline getirerek, o güzelim duyguların yerine şiddeti, hatta cinneti getirerek, o çok sevdiği kadını ya da erkeği yok edebiliyor. Oysa sevginin hiçbir zaman şiddeti olmaz. Tanrı bize o ... Devamını Oku »

Duygusuzluk, bilgisizlik ve tembellik

Eski bir kitapçı da rafları karıştırırken eski bir kitap toz içinde bana bakıyor ve üzerinde Budala Yazıyordu. Bende kitbı elime aldım, sağına soluna baktım, önsözünü okudum ve o kısa sürelik okumamda Dostoyevski o zamanlarda söylediği bir sözü, bizim zamana cuk diye oturuyordu. ” Bu devir, sıradan insanın en parlak zamanı ; duygusuzluğun, bilgisizliğin, tembelliğin, yeteneksizliğin, hazıra konmak isteyen bir kuşağın ... Devamını Oku »

Çocuk işçiliği!…

Geçtiğimiz günlerde sanatçı Umut Çelik’in sergisini yaptığı Yalnızlaştırma ve çocuk işçiliği konulu sunum, bir kez daha ülkemizdeki bazı gerçekleri göz önüne getirdi. Baro Başkanı Bilgin Yeşilboğaz’da, Türkiye’de ve dünyada toplumdaki yalnızlaştırmanın açtığı dramatik konulara vurgular yaparken, Türkiye’deki çocuk işçiliğinde içler acısı olduğunu söyledi. Oysa biz çocuk işçiliğinin azalması, hatta kaldırılması için uluslar arası düzeyde anlaşmalar yapmış, sözleşmeler imzalamışız. ILO’nun 1973 ... Devamını Oku »

Hayata çıplak gözle bakmak!…

Hayata çıplak gözle bakmak, hayatın gerçekliği ile karşılaşmaktır. Bu hayatta para, pul, güç, zenginlik insana istediği huzuru ve sevgiyi vermiyor. Tolstoy “varlıklı olmak mutsuzluktur” dedi, Nietzsche ” nesnelere sahip olmak sizi köleleştirir” diye buyurdu. Marks “ne kadar az şeye sahipseniz, o kadar zenginsiniz” diye uyardı.. İnsanlar maalesef paranın esiri olmuşlar, gücü kötü yerlerde kullanıyorlar. Daha çok para, daha çok güç ... Devamını Oku »

Hayatı yaşamak!

Aslında hayat; uyku ile uyanıklık, düş ile gerçek, yalan ile doğru arasında az sonra uyanacağımız anlık bir rüyadır. Yaşadığımız hayatı zorlaştıran aslında kendimiziz. Yalanlar ve dalavereler arasında sıkıştırılan bir hayatın yarını olamayacağı gibi, insanlığında bu ortamda sağlıklı bir gelişim sağlayamayacağı aleni ortada. Gündelik hayatımızda, sosyal hayatımızda, hayatımızın her alanında karşılaştığımız şeyler bir yalanın üzerine kurulu olabilir. Birilerinin  iki dudağı arasında ... Devamını Oku »

Zengin ve fakir…

Tolstoy’un “İnsan Ne ile Yaşar” adlı kitabında, çiftçi Pahom’un hazin ve ibretlik öyküsü yer alır. Bu kitabın sinema versiyonu bile yapıldı. Çoğumuz bu hikayeyi biliyoruz. Bu kitap insan oğlunun ne kadar doyumsuz olduğunu bir kez daha göz önüne seriyor. Her şey bizim olsun istiyoruz, her şeye sahip olmak, kimsenin alamayacağı kadar kıyafet, erzak, her tarafımıza kullanamayacağımız kadar esya, evler, arsalar, ... Devamını Oku »