Cuma , 13 Aralık 2019

Yazar Arşivi: ABDULLAH ÖZTÜRKMEN

İnsanın hevesi geçince…

Neşe, insanın daha az yetkinlikten, daha büyük yetkinliğe geçişidir. / Baruch Spinoza Neşeli olmak, insanın içinin sevinçle dolu olması gerçekten harika bir duygu. Heves etmekte öyle gibi görünse de, heves dediğin büyük bir yıkıcı.. Hevesin kelime anlamına baktığımızda, gelip, geçici bir istek. Gelen.. ve geçecek olan. Geçti, diyor heves eden. Geçeni bilmeden. İnsanlar, bize zarar verdikleri için değil; yaptıkları haksızlıklarla, ... Devamını Oku »

Bırakalım dünyayı çocuklar yönetsin!..

Bırakalım dünyayı çocuklar yönetsin. Çocuklar, dünyayı bir oyun gibi görürler. Birbirlerini aşağılamadan, kavga etmeden, birbirlerine; Sen Sünni misin?  Sen Alevi misin? Sen bir Hıristiyan mısın? Ya sen Yahudi misin? Türk, Kürt, Arap, Çerkez, Laz ya da Ermeni misin? Diye sormazlar. Çünkü çocuklar siyahı beyazı, sarıyı renk olarak bilirler, ırkçılık olarak algılamazlar. Çocukların savaşlarındaki silahları tahtadan silahtır ya da kılıç. Kin ... Devamını Oku »

İnsanları anlayabilmek!

“Asıl zor olan, insanlarla birlikte yaşamak değil, onları anlamak..” josé saramago, ***** Hayatımızın zaman zaman kabusa dönmesinin nedeni birbirimizi anlayamamak. Ne zaman birbirimizi anlamaya başlarsak, işte o zaman hayat daha güzelleşecek ve savaşlar sona erecek, insanlar mutlu olacak. Biz birbirimizi mutlu etmek yerine, birbirimizi mutsuz etmeyi seçiyoruz. Sevmek yerine, kavga etmeyi tercih ediyoruz. Yaşamak yerine, yok etmeyi tercih ediyoruz. Birbirimizi ... Devamını Oku »

Neler oluyor bize?

Dün dilime İlhan Şeşen’in şarkısı ‘Neler Oluyor Bize … neler oluyor sana bana neler oluyor, neler oluyor bize yine neler oluyor …’ dolandı. Evet gerçekten neler oluyor bize. Ne oldu bize? Kim bu kötü insanlar? Niye bu kadar öfkeliler? Nereden geldi bunlar? Neden ellerinde bıçaklar, sopalar var? Niye bu kavga? Çocuklar neden mutsuz ve ürkek? Kadınlar? Hey kadınlar! Ne oldu ... Devamını Oku »

Sabırlı olmak!..

Bir hikayeye göre ünlü fizikçi Newton, 8 yıl bıkmadan gece gündüz yazdığı kitabın sonuna geldiğinde, mutfağa gidip içecek bir şey almak ister. Köpeği Domien, hemen masaya zıplar ve yanlışlıkla yanan mumu devirir ve mumda kitabın üstüne düşer. Kitap yavaş yavaş yanar. Newton’un çabasına rağmen, kitap tamamen yanmıştır. Newton sadece köpeğinin başını okşamış ve ‘ne yaptın Domien’ demiş. Yani 8 yıllık ... Devamını Oku »

Güzel hatırlamak!…

Bazen başını alıp gitmek istersin çok uzaklara. Hem de çok çok uzaklar ve geride bıraktıklarını güzel hatırlamak istersin. İçinde öldürdüklerini de. Pencerenden  güneşin doğuşunu, batışını izlerken, yolda koşuşturan çocuklar, büyükler, korna sesleri, martı sesleri, renga renk çiçekleri güzel hatırlamak.  Tıpkı Orhan Veli’nin güzel hatırlaması gibi; Beni güzel hatırla Bunlar son satırlar Farz et ki bir rüzgardım Esip geçtim hayatından Yada ... Devamını Oku »

Nefret duygusu!..

“Gördüğüm şeylere karşı, elimden bir şey gelmediği için kendimden nefret ettim, duyulmayan sesimden, delirmeyen aklımdan nefret ettim.” Joseph Conrad  Nefret duygusu çok kötü bir duygu. İnsanı her şeyden uzaklaştırır. Özellikle insanlıktan. Önceki gün Tarsus’ta sona eren, öz babanın kendi kız çocuklarına yaptığı cinsel istismarın davasında, kendi çocuklarının tacizcisi 60 yıl hapis cezası aldı. İstanbul’da bir kızcağız işten çıkarılmasını bir açıklama ... Devamını Oku »

Toplumsal travma!…

Öncelikle dün Atamızı, 81.ci ölüm yıldönümünde bir kez daha andık. Anarken gözümüzün önünde, Atamızın Çanakkale’de, Sakarya’da, Erzurum’da, Gaziantep’te, yurdun dört bir yanında verdiği kanlı özgürlük mücadelesi geçti. Yaşamadık ama atalarımız yaşadı. Ölmedik ama atalarımız, toprağımızın her bir karşını kurtarmak için can verdi. Özgürlük ve bağımsızlık şiarı ile öldüler, sakat kaldılar, ailelerine kavuşamadılar. Hatta cenazesi nerede olduğu, yaşayıp, yaşayamadığını bile bilmediğimiz ... Devamını Oku »

Bizim çocuklarımız!…

Bizim ve dünyanın tüm çocukları o kadar masum, o kadar sevgi dolu ki, sağlıklısı da, engellisi de, engelsizi de aynı. Çocuklar koşmak ister, oyun oynamak ister, arkadaşlık kurmak ister. Çocuklar kimin kirli, kimin temiz, kimin siyah, kimin sarı ya da beyaz olduğuna bakmaz. Çocuklar kimin hangi dine mensup olduğunu da bilmez. Çocuklar sevgiden başka bir şey bilmez. Hepimizin çocukları var, ... Devamını Oku »

Yaşatmak!..

Bir insanı, bir hayvanı, bir ağacı yaşatmak dünyanın en güzel şeyi olmalı. Gündelik hayatımız tüketmek ve yok etmek üzerine kurulduğu için yok ettiklerimizi göremiyoruz. İnsanlığımız yok oluyor ve biz sadece izliyoruz. Keşke ÜmitYaşar Oğuzcan’ın dediği gibi; Bir deli rüzgar da benim ülkeme esse, Bunca acıyı, kederi, üzüntüyü, kalp kırıklığını alıp götürse .. Evet götürse, hem de çok uzakları..İnsanların ölmediği, hayvanların ... Devamını Oku »