Cuma , 11 Ekim 2019

Yazar Arşivi: ABDULLAH ÖZTÜRKMEN

Adım adım savaşa!….

Bugün köşe yazıma bir alıntı ile başlamak istiyorum…’Düşünüyorum, Türkler, Araplar, Kürtler, yani bu coğrafyanın insanları neden bir araya gelerek, kendi sorunlarını kendileri çözemiyor da, ABD’si, Rusya’sı, Fransa’sı bu topraklarda cirit atıyor, binlerce kilometre öteden politikacılar Türkiye’ye ayar vermeye kalkıyor’… Evet gerçekten neden bunlar yaşanıyor ve neden biz buna öylece bakakalıyoruz. Adım adım savaşa giriyoruz. Sınırımızı koruma adına belki da kan ... Devamını Oku »

Sağım yalan, solum yalan!…

Özgürlüğün en büyük düşmanı, halinden memnun olan kölelerdir. Che Guevara ***** Sağım yalan, solum yalan…Bilinen bir türkünün nakaratı…Günümüze cuk diye oturuyor. Nereye baksak yalan, dolan, her türlü entrika… Yıllar önce, yani 1960’larda dönemin solcu öğrencileri Amerikalı askerleri protesto etmişlerdi. Bu öğrencilerin karşısında sağ görüşlü öğrenciler çıkmış ve birbirlerini kırıp, geçmişlerdi. Sorsan, her iki tarafta vatansever, ülkesini korumak için bunu yapıyor ... Devamını Oku »

İlginç ama gerçek!..

Bir yerde okudum ve gerçekten bana ilginç, aynı zamanda da biraz düşündürdü. “Suriye bize düşman, askerlerimize saldırıyor. Biz Rusya ile çok yakınız S-400 alıyoruz ama Ruslar, Suriye’de Esad’ı destekliyor. Biz ABD ile birlikte Esad’ı devirmeye çalışıyoruz ama ABD ile kötüyüz. Bizim askerlerimiz Suriye’de ama Suriyeliler bizim ülkemizde” buyurun kafalar karışmaya devam…Bu yazı Şener Şen’den alıntı. Gerçekten böyle tuhaf bir şey ... Devamını Oku »

Zeytin ağacı….

Zeytin ağacı her dönem farklı misyonları üzerinde taşımıştır. Zeytin barışın, sağlığın sembolü olmuştur. Milattan önceki dönemlerde keşfedilen zeytin, binlerce yıl geçmesine rağmen insanlığın en önemli gıdalarından biri olmuştur. Tarihte zaman zaman zeytin ağaçları katliama uğramıştır ama hala günümüze kadar yaşayan bin yıllık zeytin ağaçlarımız var. Osmanlının son yıllarında, Yunanlılar, Osmanlılardan binlerce ton kömür isterler. Ancak zeytin ağacı kömürü olmasını istemişler. ... Devamını Oku »

Kadınlar hayatın öznesi!

Kadınlar hayatın öznesi olduğunda hepimiz özgürleşeceğiz. Çünkü özgürleşmeyen kadın, özgürleşmeyen ülke demektir. Bugün gelişmiş ülkelerle, gelişmemiş ülkelerin kadına verdiği değere baktığımızda arada bir uçurum görürsünüz. Gelişmiş ülkelerde kadın daha özgüvenlidir, hayata daha bir pozitif bakar ve hayatın her alanında varlığını sürdürür. Bugün bizim gibi ülkelerde kadına bakış açısı, öldürülen kadınlarla aynı paralelde yürüyor. Kadın özgür değildir, kadın bir cinsel metadır, ... Devamını Oku »

Tatsız tuzsuz derbi

Hafta sonu Mersin Arena’da karşılaşan Mersin ekipleri, 1925 İdman Yurdu ve İçel İdmanyurdu arasındaki müsabakada farklı olan sadece skor oldu. Takımlardan birisi 2 kamp yaparak, sezona en iyi şekilde hazırlanırken, diğer takımımız sadece antrenman yaparak sezona hazırlandı. Alınan 3-0’lık kimseyi yanıltmasın. Her iki takımımızda vasatın altında bir oyun sergilediler. İçel İdmanyurdu, 1925 İdman Yurdu’na göre daha hazır bir görüntü verdi. ... Devamını Oku »

Küçük esnaf…

Çoğumuz yolda yürürken bir yumurta satan, yada tavuk, belki de bahçesinde yetiştirdiği sebze, meyve, nar ekşisi, pekmez satan yaşlı teyze, amcaları görürüz. Belki de görmemezlikten geliriz. Bu insanlar bizim insanlarımız. Bu küçük ama sıcak esnafımız can çekişiyor. Bazen onlardan alacağımız tek bir şey bile onun evine götüreceği ekmek parasıdır. Kocaman AVM’lerde, alış veriş merkezlerinde pazarlık yapamazken, bazen de hava olsun ... Devamını Oku »

Mersin’e sahip çıkalım…

Önceki gün Kanal 33’te çok sevdiğim can dostum, arkadaşım Fatih Alkar’ın programına konuk oldum. Fatih Alkar bu şehirde gerçekten gazetecilik yapmanın dışında kentin tüm sorunlarını ele alarak, örnek olmaya çalışmıştır. Alkar’la yaptığımız söyleyişi de Mersin’i bekleyen sorunlar ve çözümler konusunda bir çok konuya değindik. Mersin gerçekten bir cennet ama biz o cenneti cehennem yapmaya devam ediyoruz. Yani kendi cehennemimizi kendimiz ... Devamını Oku »

Ağır ağır ölmek

Ağır ağır ölür; okumayanlar, müzik dinlemeyenler, vicdanlarında hoşgörüyü barındırmayanlar… Pablo Neruda… Kendini geliştirmeyenler, karanlıkta kalmak isteyenler, kitap sevmezler, müzik dinlemezler. Kitap okuyan ve müzik dinleyenleri de sevmezler. İçlerinde vicdan ve hoşgörü de olmaz. Bunu 12 Eylül diktatörlüğünde gördük, yaşadık. Yakılan ve yasaklanan milyonlarca kitap, kırılan milyonlarca müzik kaseti ve CD’leri.. Gösterime kapatılan filimler.. Bunlar karanlık beyinlerin yasakladığı ama insanlığı severek ... Devamını Oku »

Özlemek!..

Zaman zaman kendimizle baş başa kaldığımızda, geçmişi düşünür hüzünleniriz. Çünkü geçmişimizde o kadar güzellikler, dostluklar, arkadaşlıklar, sevgiler ve aşklar yaşanmıştır ki, o ana dönmeyi ve bedel bile ödemeyi çok isteriz. Aşklar, kalplere yazılırdı, şimdi ki gibi sosyal medya yoktu. Ya mektup yazılırdı sevdiğine, ya da mendile ismi. Mektup kâğıtları da cicili biçili şeylerdi. Hatıra defteri vardı o zamanlar ve herkes ... Devamını Oku »