Çarşamba , 19 Aralık 2018

Yazar Arşivi: ABDULLAH ÖZTÜRKMEN

Kıssadan hisse!…

“Şeytan, atını mahmuzlamış giderken Don Kişot bağırdı; – Bir dakika bekle!.. Sana son bir soru daha soracağım, ondan sonra ne cehenneme gidersen git! Şeytan, atının dizginlerini çekti: – Sor bakalım,” dedi alaycı bir sesle, ama lafı uzatma işim acele. -Ormanda savaş naraları atanlar senin adamların mıydı? – Elbette.. Benim adamlarım çoktur! – İyi ama Mağripliler gibi ‘Allah, Allah!’ diye bağırıyorlardı? ... Devamını Oku »

Oluruna bırakmak…

Hayatın bize sunduklarının değerini bilemedikçe kaybetmeye mahkumuz. Her kaybettiğimizde karamsarlığa, umutsuzluğa gömülürüz ve kendimizi her şeyin oluruna bırakırız. Oysa oluruna değil de kendimizde değişimlere gidersek, hayatımızda birçok şeyi değiştirebiliriz. Bu her zaman mümkün olmayabilir ama denemeliyiz en azından. Bazen insanoğlu hayatın bu koşturmasından bunalıyor, durup bir nefes almak istiyor ve o nefes alırken her şeyin kaçacağından korkuyor ama o koştururken ... Devamını Oku »

Yılbaşı kutlamaları!..

Yılbaşı kutlaması haram diyen zihniyetler, iki haftalık tatil olması yönünde, hem iki kolunu, hem iki ayağını havaya kaldırarak kabul ettirdiler ya. Nasıl bir anlayış merak ediyorum.  31 Aralık gece yarısı 1 Ocağa bağlayan zaman Yeni yıl kutlamasıdır ve bu dünyada yeni yılı kutlamaktır. 24 Aralık’ta ise, İsa Mesihin doğum günüdür ve Hıristiyan alemi kutlar. Hıristiyan alemi için İsa bir kurtarıcıdır ... Devamını Oku »

Ayıp beyler!…

Her mesleğin iyisi, kötüsü var. Ama ben onlara meslektaş da demiyorum, dilim varmıyor. Ha ben gazeteci miyim bilmiyorum. Olsam olsam muhabir olurum. Gazetecilik sıradan bir şey değil, her önüne gelende gazeteci olamaz. Gazetecilik, kimlik ister, kişilik ister, bilgi ve birikim ister..Her önüne gelenin yapabileceği bir şey değildir. Özellikle de başka işlerde emekli olupta, yapacak başka bir işi olmayınca gazeteci olmak ... Devamını Oku »

Cinnet toplumu olduk!…

Daha bundan birkaç gün önce tayini başka bir yere çıktı diye Adana’da öldürülen zabıta müdürü ve zabıta memurunun şokunu yaşarken, Rize’de de bir polis, Emniyet müdürünü atamasından dolayı öldürebiliyor. Ayrıca özellikle son yıllarda artan aile katliamları her geçen gün toplumun kimyasını bozuyor. Korkan bir toplum, güvensiz insanlar, bir birinin gözüne bile bakamayanlar…Nasıl olduk, ne ara olduk? **** Giderek artan şiddet ... Devamını Oku »

Geleceğe eser bırakmak!..

Cumhuriyetin kuruluşu ile birlikte sıkıntılı bir süreç yaşayan Türkiye Cumhuriyeti,  o dönemin okumuş insanları ile büyük eserler bırakarak, Cumhuriyetin daha iyi yerlere gelmesini sağlamışlardır. Örneğin Köy Enstitüleri gibi. Köy Enstitülerinde verilen eğitimin bugün yüzde biri verilmiyor. Peki Köy Enstitüleri neden kurulmuştu? Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunun ardından Anadolu’da okul ve öğretmen eksikliği konusu gündeme gelir. Dönemin Cumhurbaşkanı olan İsmet İnönü önderliğinde, Milli ... Devamını Oku »

Alkışlar Tarhan’a!…

Öyle bir dünyada yaşıyoruz ki, kıskançlık, hesetlik, çekememezlik, bir diğerini ötekileştirmek, vs.vs..Bununla ilgili öyle bir söz var ki; ‘Hayvanlar bile yiyeceğini çalmak isteyen diğer hayvanlara tepki gösterirken, insanların ekmeğini çalan hırsızı alkışlaması bir akıl hastalığıdır…’ gerçekten doğru ve çarpıcı bir teşhistir. Neşet Tarhan başkanlığından önce yıllarca Belediyelerde başkan yardımcılığı yaptı. Her konuda bilgi ve birikime sahip bir isim. Aynı zamanda ... Devamını Oku »

Yağışlar bir kez daha felç etti

Her sağanak yarışta felce uğrayan Mersin, bir kez daha sağanak yağışa teslim oldu. Daha bundan bir, iki yıl önce sağanak yağıştan kurban bile veren Mersin’de değişen bir şey yok. Yine dereler üzerine evler, yine saçma sapan bulvarlar, orjini bozulmuş yollar, doğası bozulmuş bir Mersin…. Doğası bozulmuş diyorum, çünkü Mersin’de sellerin olmasının bir nedeni de çarpık kentleşme..Yağmur o kadar yağdı ki, ... Devamını Oku »

Şükür toplumu…  

Hayatta unuttuğumuz o kadar çok şey var ki, bize yapılan en ufak bir yardıma bile teşekkür etmemek, şükran duymamak, şükür etmemek…Bunları hayat mücadelesinde iyi durumda olanda yapmıyor, iyi olmayan da. Ama şikayet etmeye geldik mi bizden daha fazla şikayet eden olmuyor. Sabah kalkıyoruz, şikayet etmeye başlıyoruz. Yolda yürüyoruz, şikayet ediyoruz. İşimize, kazandığımız ekmeğe dahi şikayet edenlerimiz var. Hayattan o kadar ... Devamını Oku »

Ah kadınlar’…Bizim kadınlar….

Nazım ne de güzel demiş Ah kadınlar! Bizim kadınlarımız… Ve kadınlar bizim kadınlarımız: korkunç ve mübarek elleri ince, küçük çeneleri, kocaman gözleriyle anamız, avradımız, yârimiz ve sanki hiç yaşanmamış gibi ölen ve soframızdaki yeri öküzümüzden sonra gelen… Kadınların hakları ile ilgili binlerce yazı yazıldı, kutlandı, alkışlandı ve saatler gece yarısını bulunca hepsi unutuldu….Neyse kadına farklı bir açıdan bakan Atlas Shrugged; ... Devamını Oku »